Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/3015 E., 2025/2762 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/3015 E., 2025/2762 K. (13.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3015
Karar No
2025/2762
Karar Tarihi
13.05.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2024/3015 E. , 2025/2762 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/1305 E., 2024/1113 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/346 E., 2023/127 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararda dava değerinin duruşma sınırının altında olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/2 maddesi uyarınca duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin alacağını tahsil için davalı hakkında Giresun 1.İcra Müdürlüğünün 2015/4253 Esas sayılı takip dosyası ile davalının verdiği bir adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığını, davalının bonoda bulunan imzaya ve takibe itirazı üzerine Giresun 2.İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/11 E., 2017/58 K. sayılı dosyasında yapılan yargılamada alınan raporlarda imzanın kime ait olduğunun tespit edilemediğini ve takibin davalı yönünden durdurulmasına, müvekkili davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına ve %10 para cezasına hükmedilmesine karar verildiğini, müvekkili ile borçlunun kardeş olduklarını, müvekkilinin 1972 yılından beri Almanya'da çalışmakta olup birkimini Türkiye'de önce kuzeninin sonrasında ise davalı kardeşinin hesabında değerlendirdiğini, müvekkili tarafından davalı hesabına toplam ödünç olarak 1.022.523,00 TL yatırıldığını, paranın tamamının talep edilmesi üzerine davalının bir miktarını müvekkili hesabına yatırdığını ve bakiye miktar olan 450.000,00 TL içinse 26.05.2014 keşide, 30.09.2014 vade tarihli bonoyu düzenleyerek dayılarının yanında elden teslim ettiğini ileri sürerek; davanın kabulü ile, 450.000,00 TL'nin 30.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı borçludan tahsiline, %20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalının icra inkar tazminatının tahsili için başlattığı takibin durdurulmasına, Giresun 2.İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/11 E., 2017/58 K. sayılı ilamı ile davalı lehine verilen %20 icra inkar tazminatı ve %10 para cezasının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; söz konusu senedin müvekkil tarafından doldurulmadığını, müvekkil ile davacı arasında alacak-borç ilişkisi bulunmadığını, müvekkilin hesaplarına bilgisi dahilinde davacı tarafından yatırılan herhangi bir para bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda; ATK raporunda imzanın davalıya ait olup olmadığının tespit edilemediği, davacı ve davalının kardeş oldukları, dinlenen tanık beyanlarında davalının davacıya olan borcuna karşılık bono verdiğinin anlaşıldığı, Giresun 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/11 Esas, 2017/58 Karar sayılı dosyasının “imzaya itiraza” ilişkin olduğu ve kararın kesinleştiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 450.000,00 TL alacağın 30.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, alacağın %20' si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ve davalının kardeş olmaları nedeniyle alacak isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 200. maddesi uyarınca tanıkla ispatının mümkün olmasına, dinlenen tanık beyanlarında dava konusu tutarın davalıya ödünç olarak verildiğinin ispat edilmesine, mahkemece yasal faize karar verilmesi gerekirken reeskont faizine hükmedilmiş ise de bu hususun açıkça davalı tarafça istinaf sebebi edilmemesine göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; kararın gerekçesiz olduğunu, davacı davasını senede dayandırdığından bu davada tanık dinlenmesinin mümkün olmadığını, ayrıca tanıkların miktar konusunda da kesin bir beyanda bulunmadıklarını, imzası müvekkiline ait olmayan senet üzerinde yazılı miktarın dikkate alınarak hüküm kurulamayacağını, Mahkemenin tanık beyanlarını esas almasına rağmen reeskont faizine hükmederken sahte olduğu ispatlanan senede dayandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ödünç ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı tarafından sunulan Ziraat Bankasına ait dekontların incelenmesinde; dava dışı (tarafların kuzeni) ... hesabından 18.09.2009 tarihinde saat 11.56'da 394.198,76 TL çekildiği, davacı ... hesabından 18.09.2009 tarihinde saat 11.57'de 634.209.99 TL çekildiği, davalı ... hesabına 18.09.2009 tarihinde saat 12.22'de açıklamasız olarak toplam 1.028.408,75 TL yatırıldığı, bu miktarın davacı ve dava dışı ... hesabından çekilen paraların toplamına eşit olduğu anlaşılmıştır. Kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu uyuşmazlığın ödünç sözleşmesinden kaynaklanmasına, tarafların kardeş olması nedeniyle dinlenen tanık beyanlarının hükme esas alınarak hüküm kurulmasının mümkün bulunmasına ve davacı tarafından sunulan banka dekontlarının tanık beyanlarıyla birlikte değerlendirilmesi sonucu taraflar arasındaki ödünç ilişkisinin kanıtlamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 62f6319fb727cf31 cacef24f41bdf1a5

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı