3. Hukuk Dairesi 2024/2942 E. , 2025/4063 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1858 E., 2024/207 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/468 E., 2023/164 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; 16.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'nın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; babasının 1977 yılında askerde iken şehit olması nedeniyle müvekkili adına maaş ve ikramiye bağlandığını, ilerleyen süreçte müvekkilinin yaşının dolması ile birlikte mevzuat gereği ilgili haklardan babaannesinin yararlanmaya başladığını, bu süre içerisinde babaannesinin verdiği hibe sözü çerçevesinde aldığı maaş ve ikramiyenin yarısını müvekkiline her ay düzenli olarak ödemekte iken, hem davalı ile birlikte yaşaması hem de yaşı sebebiyle maaş ve ikramiyenin yanı sıra diğer parasal konularda davalı ve eşinin etkisinde kalması nedeniyle hibe sözünü yerine getiremediğini, bu duruma davalının haksız eylem ve olumsuz yönlendirmelerinin neden olduğunu ileri sürerek; almaktan mahrum kaldığı meblağ karşılığı şimdilik 2.000,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin davacı ile amca yeğen olduklarını, ortada hukuki anlamda doğmuş bulunan bir alacak bulunmadığını, davacının üçüncü kişi olan babaannnesi ...'nın malvarlığı üzerinde bir talebi varsa hâlihazırda davayı bu kişiye yöneltmesi gerektiğini, bu nedenle müvekkilinin husumet ehliyeti bulunmadığını, davacı iddialarının maddi hukuk anlamında herhangi bir temeli bulunmadığını, müvekkilinin annesinin maaşından faydalanmaya ya da pay almaya ihtiyacı bulunmadığını, dava dışı ...'nın ise halen hayatta olup tam ehliyetli olduğunu ve kendi malvarlığı üzerinde tasarruf etmesinin önünde herhangi bir engel bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; talebin dava dışı babaannesine ödenen maaş ve ikramiyeden davacıya pay verileceği sözünün yerine getirilmesi isteminden ibaret olduğu, davacının talebi dava dışı babaanneye yöneltilmesi gerektiği, bu durumda davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; babaannesinin vermiş olduğu hibe sözü gereği, 2015 yılı Ağustos ayına kadar düzenli olarak müvekkili adına, aldığı maaş ve ikramiyelerin yarısına tekabül edecek şekilde ödemeler yapmış olmasına rağmen, bu tarihten itibaren davalının haksız fiil ve yönlendirmeleri neticesinde edimini yerine getiremediğini, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme esasına dayalı dava açtıklarını, dava açılmasına davalının haksız eylemleri ile fiili engellemelerinin neden olduğunu, bu nedenle husumetin davalıya yöneltilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığını, tanıklar dinlenmeden ve uzman bilirkişilerden rapor dahi alınmadan hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin adil yargılanma hakkı ve onunla bağlantılı olan silahların eşitliği ilkesi ile gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini, babaannenin maaş ve ikramiyesinin tasarruf yetkisini davalının haksız bir şekilde kendi lehine kullanmakta olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava dışı 3. kişiden olan hibe alacaklarının engellenmesi nedeniyle oluşan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 33. maddesi gereği; bir davada olayları açıklamanın taraflara, hukuki nitelendirmenin ise hâkime ait olmasına, davacının talebinin, babaannesi adına ödenen maaş ve ikramiyeden kendisine pay verileceği sözünün yerine getirilmesi istemine ilişkin bulunması nedeniyle husumetin davalıya yöneltilmesinin mümkün olmadığının anlaşılmasına göre; davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3e56bef5b61afefb 0dd275951b0df05a This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 3. Hukuk Dairesi 2024/2942 E. , 2025/4063 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1858 E., 2024/207 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/468 E., 2023/164 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; 16.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'nın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; babasının 1977 yılında askerde iken şehit olması nedeniyle müvekkili adına maaş ve ikramiye bağlandığını, ilerleyen süreçte müvekkilinin yaşının dolması ile birlikte mevzuat gereği ilgili haklardan babaannesinin yararlanmaya başladığını, bu süre içerisinde babaannesinin verdiği hibe sözü çerçevesinde aldığı maaş ve ikramiyenin yarısını müvekkiline her ay düzenli olarak ödemekte iken, hem davalı ile birlikte yaşaması hem de yaşı sebebiyle maaş ve ikramiyenin yanı sıra diğer parasal konularda davalı ve eşinin etkisinde kalması nedeniyle hibe sözünü yerine getiremediğini, bu duruma davalının haksız eylem ve olumsuz yönlendirmelerinin neden olduğunu ileri sürerek; almaktan mahrum kaldığı meblağ karşılığı şimdilik 2.000,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin davacı ile amca yeğen olduklarını, ortada hukuki anlamda doğmuş bulunan bir alacak bulunmadığını, davacının üçüncü kişi olan babaannnesi ...'nın malvarlığı üzerinde bir talebi varsa hâlihazırda davayı bu kişiye yöneltmesi gerektiğini, bu nedenle müvekkilinin husumet ehliyeti bulunmadığını, davacı iddialarının maddi hukuk anlamında herhangi bir temeli bulunmadığını, müvekkilinin annesinin maaşından faydalanmaya ya da pay almaya ihtiyacı bulunmadığını, dava dışı ...'nın ise halen hayatta olup tam ehliyetli olduğunu ve kendi malvarlığı üzerinde tasarruf etmesinin önünde herhangi bir engel bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; talebin dava dışı babaannesine ödenen maaş ve ikramiyeden davacıya pay verileceği sözünün yerine getirilmesi isteminden ibaret olduğu, davacının talebi dava dışı babaanneye yöneltilmesi gerektiği, bu durumda davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; babaannesinin vermiş olduğu hibe sözü gereği, 2015 yılı Ağustos ayına kadar düzenli olarak müvekkili adına, aldığı maaş ve ikramiyelerin yarısına tekabül edecek şekilde ödemeler yapmış olmasına rağmen, bu tarihten itibaren davalının haksız fiil ve yönlendirmeleri neticesinde edimini yerine getiremediğini, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme esasına dayalı dava açtıklarını, dava açılmasına davalının haksız eylemleri ile fiili engellemelerinin neden olduğunu, bu nedenle husumetin davalıya yöneltilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığını, tanıklar dinlenmeden ve uzman bilirkişilerden rapor dahi alınmadan hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin adil yargılanma hakkı ve onunla bağlantılı olan silahların eşitliği ilkesi ile gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini, babaannenin maaş ve ikramiyesinin tasarruf yetkisini davalının haksız bir şekilde kendi lehine kullanmakta olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava dışı 3. kişiden olan hibe alacaklarının engellenmesi nedeniyle oluşan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 33. maddesi gereği; bir davada olayları açıklamanın taraflara, hukuki nitelendirmenin ise hâkime ait olmasına, davacının talebinin, babaannesi adına ödenen maaş ve ikramiyeden kendisine pay verileceği sözünün yerine getirilmesi istemine ilişkin bulunması nedeniyle husumetin davalıya yöneltilmesinin mümkün olmadığının anlaşılmasına göre; davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3e56bef5b61afefb 0dd275951b0df05a ... ...