3. Hukuk Dairesi 2024/2824 E. , 2025/1860 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1842 E., 2024/865 K. DAVA TARİHİ : 23.10.2012 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2012/366 E., 2021/253 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı Kulüp vekili ve katılma yolu ile davalı Şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı Kulüp arasında 22.07.1998 yılında imzalanan ... Stadyumunun devrine ilişkin sözleşmenin 17. maddesiyle saha içindeki ve dışındaki score board reklamlarından elde edilen gelirin %10'unun sezon sonu Haziran ayının son iş günü akşamına kadar yatırılacağının kararlaştırıldığını, buna rağmen davalının 2011-2012 yıllarına ait reklam gelirlerine ilişkin olarak hiçbir ödeme yapmadığını, ayrıca, 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 15. maddesinin (a) fıkrası gereği müsabaka net hasılat gelirlerinin %7’sinin de müvekkiline ödenmesi gerektiği halde ödenmediğini, alacağın eldeki belgelerle hesaplanmasının mümkün olmadığını ileri sürerek ve belirsiz alacak davası açtıklarını belirterek, alacağın bilirkişi marifetiyle hesaplanmasından sonra arttırılmak üzere, şimdilik 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 02.03.2020 tarihli dilekçesiyle net hasılat gelirinin %7'si hakkındaki talebini 4.373.375,25 TL'ye reklam gelirlerinin %10'undan kaynaklanan talebini 1.206.057,46 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı Kulüp vekili; belirtilen kanun hükmünün 2001 yılında yürürlükten kaldırıldığını, kanunun 16. maddesindeki düzenlemenin de intifa hakkı sahiplerine ilişkin olmadığını, kanunla düzenlenmeyen bir hususta yönetmelik ile intifa hakkı sahiplerine yükümlülük getirilemeyeceğini, aynı konuda davacı tarafından icra takibi başlatıldığını takibe itiraz ettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Şirket vekili; davalılar arasındaki 2011 tarihli sözleşmenin profesyonel A takımı ve altyapılarını kapsayan futbol şubesi faaliyetlerinin devrine ilişkin olduğunu, sadece profesyonel futbol şubesini ilgilendiren (devir yapılan futbolculara ilişkin) her türlü gelir ve hakların müvekkiline devredildiğini, müvekkilinin ... stadını kullanabilmesine ilişkin şart ve koşulların ayrı bir sözleşme ile düzenlendiğini, müvekkilinin davalı kulübe para ödeyerek müsabakaların oynandığını bunun dışında stad üzerinde müvekkilinin bir tasarrufunun bulunmadığını, dolayısıyla tarafına husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı Kulüp arasında imzalanan 22.07.1998 tarihli sözleşme ile ... Stadının intifa hakkının, 49 yıllığına davalı Kulübe verildiği, Kulübün 27.06.2011 tarihli yönetim kurulu kararı doğrultusunda davalılar arasında yapılan 27.06.2011 tarihli sözleşme ile Kulübün profesyonel A Takımı ve futbol alt yapılarını kapsayan futbol şubesi faaliyetlerinin 3813 Sayılı TFF Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunu'nun 27. maddesi ile TFF Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Ana Statünün 61. maddesinin sağladığı olanaklar ve esaslara uyularak, devir tarihinden önce veya sonra doğmuş ve doğacak tüm hak, alacak ve borçların (aktifi ve pasifi ile birlikte) süresiz olarak davalı şirkete devredildiği, intifa sözleşmesinin 17. maddesiyle saha içi ve saha dışı score board reklamlarından elde edilen gelirin %10'u tutarındaki meblağın, sezon sonu Haziran ayının son işgünü akşamına kadar ödeneceğinin kararlaştırıldığı, ayrıca 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Kanunu'nun 15. maddesi a fırkası uyarınca müsabaka net hasılat gelirlerinin % 7'sine tekabül eden bedelin de Genel Müdürlükçe belirlenen hesap numarasına yatırılması gerektiği, bilirkişi raporunda davacının alacağı belirlenirken gelir ve gider kalemlerinin hesaplandığı, davalının kayıtlarında davalının gelirinden düşülecek Yönetmeliğin 7. maddesinde sayılan gider kalemlerine ilişkin başka kayıtların mevcut olmadığı, davalı tarafından Yönetmelikte belirtilen giderlerin olduğuna dair yazılı bir başka delilin dosyaya sunulamadığı, neticede davacının 4.373.375,25 TL hasılat bedeli ile 1.206.057,46 TL reklam geliri alacağı olduğunun anlaşıldığı, davalılar arasındaki devir sözleşmesi davacıyı bağlamayacağından her iki davalının da alacaktan sorumlu olduğu, taraflar arasında sözleşme olduğundan TBK 117. maddesi gereği ayrıca bir temerrüt ihtarına gerek kalmaksızın davalının 30.06.2012 tarihinde temerrüde düştüğü, dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından alacağın tamamı için bu tarihten itibaren faize talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne 4.373.375,25 TL hasılat bedeli ve 1.206.057,46 TL reklam gelirinin 30.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu, davalılar arasındaki sözleşmenin 4. maddesinde bu davanın konusu alacakların devir tarihinden itibaren davalı şirket tarafından ödeneceği kararlaştırılmış ise de 27.06.2011 tarihli sözleşmeye davacı idarenin taraf olmadığı, davanın belirsiz alacak davası olup, talebin tamamına intifa sözleşmesinin 1.maddesi gözetilerek 30.06.2012 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının reddine karar verilmiş; karar, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; bilirkişi raporlarında 2011-2012 sezonunda stattaki reklam satışlarından elde edilen gelirin 55.930.304,87 TL tespit edilmiş olmasına ve bu miktarın %10 unun tahsili gerekmesine rağmen, raporda bu sezon için bakiye reklam geliri üzerinden hesaplama yapıldığını, bu itirazlarının karşılanmadığını belirterek, kararı temyiz etmiştir. Davalı Kulüp vekili, husumet itirazlarının değerlendirilmediğini, futbol branşına ilişkin şubenin 2011 yılında davalı Şirkete devredilmesi nedeniyle bu sezonda stad reklamlarından müvekkilinin elde ettiği bir gelirin olmadığını, hem Kulüplerin tesciline ilişkin talimatta hem de davalılar arasındaki sözleşmenin 4.4. maddesinde spor kulübünün borçlardan sorumluluğunun iki yıl süreyle devam edeceğinin düzenlendiğini, müvekkilinin sorumluluğunun 27.06.2013 tarihinde sona erdiğini, müvekkilinin bu iki yıllık süre ile sorumluluğunun ancak devirden önceki borçlar için geçerli olduğunu, müvekkilinin kamu yararına dernek statüsünde olması nedeniyle 324 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin uygulanması gerektiğini, bu tebliğe göre irtifak hakkından hasılat payı alınamayacağını, Anayasa Mahkemesinin 30.11.2022 tarihli kararıyla 3289 sayılı Kanun'un 16. maddesinin ikinci cümlesinin iptaline karar verildiğini, davanın kanuni dayanağı olan yönetmeliğin Anayasaya aykırı olduğunu, temerrüt olmadığından faizin 30.06.2012 tarihinden itibaren başlatılamayacağını belirterek kararı temyiz etmiştir. Davalı şirket vekili, davacının hasılat gelirinin %7 sine ilişkin talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu zira 3289 sayılı kanunun 16. maddesinin ikinci cümlesinin anayasa mahkemesince iptal edildiğini, emsal bir kararında Yagıtayın yönetmeliğin uygulama şart ve zamanına ilişkin olarak eksik incelemede bulunulduğu gerekçesiyle bozma kararı verdiğini, müvekkilinin üçüncü kişilere yaptığı sözleşmelerin paket sözleşmeler olup, bunlardan elde ettiği gelirin yalnızca davaya konu kalemlerden oluşmadığını alacak kapsamında olduğu kabul edilen sözleşmelerin tek tek incelenmesi varsa yalnızca reklam alanlarının karşılıklarına ilişkin hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinin temerrüdünün bulunmamasına rağmen faizin 30.06.2012 tarihinden itibaren işletilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararı katılma yoluyla temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sözleşmeden ve kanundan kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. 1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm davalı vekillerinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Kural olarak muaccel bir alacağın borçlusu alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer. Ancak taraflar arasında borcun ödeneceği gün belirlenmiş ise bu günün geçmesiyle borçlu mütemerrüt olur (818 sayılı Borçlar Kanunu m.101). Para borçlarında borçlunun temerrüdünün sonuçlarından biri temerrüt faizidir. İş bu dava ile hem 22.07.1998 tarihli .... Stadının intifa hakkının 49 yıl süreyle davalı Kulübe devrine ilişkin sözleşmenin 17. maddesine dayanılarak 2011-2012 sezonuna ilişkin score board reklam gelirlerinden %10 pay talep edilmiş; hem de 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanundan kaynaklanan müsabaka net hasılat gelirlerinin %7'si talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince her iki talep yönünden davanın kabulüyle faizin 30.06.2012 tarihinden itibaren işletilmesine karar verilmiş ise de, bu tarih 1998 tarihli sözleşmeden kaynaklanan alacağın vade tarihi olup (sözleşmede sezon sonu Haziran ayının son iş günü akşamına kadar ödeneceği belirtilmiştir), net hasılat gelirinin %7'sine ilişkin alacak için Kanunda veya taraflar arasında kararlaştırılmış belirli bir vade olmayıp, ihtar çekildiğine ilişkin bir iddia da bulunmadığından bu talep yönünden temerrüt faizinin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerekirken 30.06.2012 tarihinden itibaren işletilmesine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun m. 370/4 hükmü gereğidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin tüm davalı vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hükmün 1 numaralı bendinin metinden çıkartılarak yerine "Davanın kabulü ile 4.373.375,25 TL hasılat bedelinin dava tarihi olan 23.10.2012 tarihinden 1.206.057,46 TL reklam gelirinin 30.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9dd90ccbe00be943 973e0f9f37975555