Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/2820 E., 2025/1370 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2820 E., 2025/1370 K. (06.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2820
Karar No
2025/1370
Karar Tarihi
06.03.2025
Konu
Tazminat, Tapu

3. Hukuk Dairesi 2024/2820 E. , 2025/1370 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/1789 E., 2024/1191 K. DAVA TARİHİ : 05.07.2018 İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili ve fer'i müdahale talebinde bulunanlar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin, maliki olduğu Şanlıurfa Merkez, Altın Mah., Şihrih mevki, 373 nolu parsel, 132.800 m² yüzölçümlü taşınmazı, parselasyon işlemi yapılması için davalı ile yapılan protokol doğrultusunda davalıya bedelsiz olarak 09.08.2016 tarihinde tapuda devrettiğini, protokole göre arsanın 42.800 m²'lik kısmının davalıya ait olacağının kararlaştırıldığını, müvekkilinin 42.800 m2'lik araziyi davalıya sattığından işbu satılan bölüme dair hak iddiasının olmadığını, davalının parselasyon işlemlerini bitirmeyerek protokole aykırı davrandığını, bedelsiz devredilen taşınmazın iade edilmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, taşınmazın 90.000 m²'lik bölümünün davalı adına olan tapusunun iptalini ve eski haline iade edilerek müvekkili adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde, haksız elde edilen parselin gayrimenkul değerleme uzmanı tarafından değeri tespit edilerek şimdilik 50.000,00 TL'nin tescil tarihinden işleyecek ticari faizi ile tazminini istemiş, 04.02.2020 tarihli duruşmada tapu iptali ve tescil talebinden feragat ettiğini bildirmiş, 06.02.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile, 6.404.610,6 TL'nin tescil tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

II. CEVAP 1. Davalı vekili; müvekkilinin dava konusu taşınmazı 2.265.000,00 TL karşılığında davacıdan satın aldığını, bedelini 4 taksit halinde banka havalesi ile davacıya ödediğini, taşınmaza yönelik tasarrufun iptali davası açıldığını, bu davada davacının davalı sıfatı bulunduğu halde davanın reddine karar verilmesi için çabalamadığını, tasarrufun iptali davasına konu olan icra takibinin muvazaalı yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiş, 06.02.2024 tarihli celsede takas taleplerini yinelediklerini belirtmiş olup, bilahare verilen ıslah dilekçesi ile, görülmekte olan dava konusu alacağa karşılık müvekkilinin de davacıdan Şanlıurfa 4. İcra Dairesinin 2017/18561 E. sayılı dosyası ile 8.097.553,50 TL kesinleşmiş alacağının olduğunu belirterek, davanın reddini, Mahkemece aksi kanaatte olunursa ıslah dilekçesi doğrultusunda takas def'isinin kabulü ile icra dosyasındaki alacağın takas edilmesini istemiştir. 2. Davalı yanında fer'i müdahile talebinde bulunanlar vekili; zamanaşımı süresinin dolduğunu, davaya konu 132.800 m² taşınmazın 42.800 m²'lik bölümünün davalıya satıldığını, taşınmazın davalıya satıldığı tarihte tarla vasfında olduğunu, inanç sözleşmesi şeklinde yapılan protokollerle müvekkillerinin paylarına isabet eden kısmın parselasyon işlemleri tamamlandıktan sonra alınacağı konusunda anlaşıldığını, davacının taşınmazın 90.000 m²'lik kısmının tamamını müvekkillerine sattığını, böylece davacının taşınmazda herhangi bir hakkının kalmadığını, ödemelerinin yapıldığını, inanç sözleşmesi kapsamında müvekkillerinin, paylarına isabet eden kısımlar üzerindeki hukuki engel ortadan kalkıncaya kadar paylarının davalı üstünde kalmasına muvafakat gösterdiklerini, davanın reddinin gerektiğini savunarak, müdahale taleplerinin kabulü ile davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli kararıyla; davacının terditli taleplerinden tapu iptal ve tescil talebinin Gazintep 13. Hukuk Dairesinin 2020/1307 E., 2020/1561 K. sayılı 23.11.2020 tarihli ilamı kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına, davacının terditli taleplerinden tazminat talebinin kabulü ile, 6.404.610,60 TL'nin dava tarihi olan 05.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahale talebinde bulunanlar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 20.10.2022 tarihli kararıyla, davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine, fer'i müdahil talebinde bulunanlar yönünden ihdas edilmiş hüküm bulunmadığından fer'i müdahil talebinde bulunanların istinaf taleplerinin değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahale talebinde bulunanlar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Dairece verilen 08.06.2023 tarihli ilamla; bozma nedenine göre, davalı vekilinin tüm ve fer'i müdahale talebinde bulunanlar vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmediği belirtilerek, yargılama devam ederken 16.06.2020 tarihli 10. celsede, fer'i müdahale talebinde bulunanlar, davaya konu taşınmazın 90.000 m²'lik bölümünü adi yazılı sözleşmeler ile davacı tarafından kendilerine satıldığını ileri sürerek davalı yanında davada fer'i müdahil sıfatıyla yer almak istediklerine ilişkin dilekçe sundukları, bu durumda, İlk Derece Mahkemesince; fer'i müdahale talebi hakkında olumlu ya da olumsuz karar verilmemiş olmasının doğru olmadığı, İlk Derece Mahkemesince, usulüne uygun dilekçe ile fer'i müdahale talebinde bulunanların dava başvurma harcı da yatırması sağlanarak, talepleri hakkında karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekili, Bölge Adliye Mahkemesi öncesi Mahkemece yapılan yargılama neticesinde 04.02.2020 tarihli celsede, terditli ilk taleplerinden tapu iptal ve tescil taleplerinden feragat ettiğinden tapu iptal ve tescil talebi bakımından feragat nedeniyle reddine karar verildiği, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin ilamı ile bu hususun kesinleştiği, davalının davacı tarafından dosyaya ibraz edilen ve tapuda satışın yapıldığı gün taraflarca imzalanan adi yazılı protokoller altındaki imzayı inkar etmediği, 14.02.2017 ve 09.08.2016 tarihli protokoller incelendiğinde, dava konusu taşınmazın 90.000 m²'lik kısmının satışa rağmen davacıya ait olduğu, bu kısmın davalıya emaneten satılmış gibi gösterildiği, kalan kısmın ise davalı tarafça bedeli ödenerek satın alındığı, parselasyon işlemi sonrası herkesin hissesini alacağı hususlarının taraflarca yazıya döküldüğü ve her iki tarafın da sözleşmeleri imzaladığı, 23.06.2016 tarihli ödeme makbuzunun da bu protokolleri kısmen teyit ettiği, zira davalının 29.800 m²'lik kısım için 3.427.000,00 TL ödediğinin yazılı olduğu, davalı tarafça taşınmazın bir kısmı için ödeme yapıldığının hem bu makbuz hem de dekontlarla sabit olduğu, ancak bahsedilen protokoller kapsamında değerlendirme yapıldığında, davalının tüm taşınmazı parasını ödeyerek satın aldığını kabul etmenin mümkün olmadığı, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 16.02.2021 havale tarihli ek raporda; 132.800 m²'lik yüz ölçümlü parselin toplamda 42.800 m²'sinin davacı tarafından davalıya 4.922.00,00 TL bedelle satıldığı, geri kalan 90.000 m²'sinin bedeli ödenmeden emaneten satış gösterilerek davacı tarafından davalıya devredildiğin belirtildiği, bu haliyle dava konusu bedeli ödenmeyen emaneten satış gösterilen 90.000 m²'lik kısmın bedelinin 10.350.000,00 TL olduğu, ancak taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle, davacının terditli taleplerinden tapu iptal ve tescil talebinin Gaziantep 13. Hukuk Dairesinin 2020/1307 E., 2020/1561 K. sayılı ilamı ile kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına, davacının terditli taleplerinden tazminat talebinin kabulü ile, 6.404.610,60 TL'nin dava tarihi olan 05.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı yanında yer alan her üç fer'i müdahilin hukuki yararı bulunmamasından ötürü fer'i müdahillik taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahale talebinde bulunanlar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili; müvekkilinin ihtarname ile temerrüde düşürülmediğini, davacının seçimlik haklarından hangisini kullandığını net bir şekilde ortaya koymadığını, protokol başlıklı belgenin, davacının iddia ettiği inançlı işlem anlaşmasını kanıtlayabilecek nitelikte olmadığını, dava konusu sözleşmenin niteliğinin inançlı temlik anlaşması olduğu kabul edilse bile resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğunu, müvekkilinin dava konusu taşınmaz için ödeme yaptığının resmi satış senedi ile sabit olduğunu, davacının cevaba cevap dilekçesinde de belirttiği üzere, müvekkilinin taşınmaz için 4.922.000,00 TL ödediğini, bilirkişi raporunda, tarla vasfında değerlendirilen taşınmazın tapudaki satış tarihindeki toplam bedelinin 3.720.508,20 TL olduğunun tespit edildiğini, davacının işbu dosyadaki kararı icra takibine konu ettiğini, müvekkilinin de davacıdan Şanlıurfa İcra Dairesinin 2024/250094 E. sayılı dosyası ile 9.085.351,68 TL kesinleşmiş alacağının bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesince talepleri hakkında inceleme yapılmadan önceki kararın aynısının gerekçe olarak yazıldığını, mahsup itirazlarının değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek; kararın bozulmasını istemiştir. 2. Fer'i müdahale talebinde bulunanlar vekili; dava konusu taşınmazın protokollerde belirtildiği şekilde bir kısmının müvekkillerine satıldığını, bu çerçevede davalı tarafından müvekkillerinin satın aldığı ve hisselerine tekabül eden tapuların müvekkillerine verileceğini, davanın reddedilmesi halinde müvekkillerinin hakları davalı tarafından verileceğinden hukuki yararın olduğunu, Mahkemece müvekkillerine isabet eden kısım yönünden de davacı lehine karar verildiğini ifade ederek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı alacak istemine ilişkindir. 1.Hükmü temyiz eden fer'i müdahale talebinde bulunanlar vekilinin Mahkemece fer'i müdahale taleplerinin reddedildiği, bu durumda temyiz haklarının bulunmadığı anlaşıldığından, fer'i müdahale talebinde bulunanlar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Temyiz olunan Mahkeme kararında; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar verilmiş olmasına ve tüm dosya kapsamından, taraflarca imzalanmış protokole göre, dava konusu 132.800 m² yüzölçümlü taşınmazın 90.000 m²'lik kısmının satışa rağmen davacıya ait olduğu, 42.800 m²'lik kısmın ise davalı tarafça bedeli ödenerek satın alındığı, protokol hükümlerine göre parselasyon işlemi sonrası herkesin hissesini alacağının yazılmasına rağmen davalı tarafça hisse devrinin gerçekleştirilmediği anlaşıldığından, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Fer'i müdahale talebinde bulunanlar vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2.Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 00fdfb133b0e1292 f24dad47bfa1a6cc

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı