3. Hukuk Dairesi 2024/4076 E. , 2025/1371 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi SAYISI : 2020/75 E., 2022/239 K. DAVA TARİHİ : 19.03.2014 Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili; davalıların müşterek çocuğu Ali Mert'in 12.08.2013 tarihinde taş atması sonucunda küçük Talha'nın sağ gözünü kaybettiğini, gözde %100 görme kaybı meydana geldiğini, davalıların çocuğu Ali Mert'in okulda ve mahallede çevresine sürekli zarar veren haşarı bir çocuk olduğunu, Talha'nın daha 5 yaşında bir gözünü kaybetmekle malül olduğunu, ileride iş göremez duruma düştüğünü, manevi olarak sıkıntılar yaşadığını, davalıların bu eylemden dolayı sorumluluğunun olduğunu belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 20.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsilini istemiş, 15.12.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini 223.852,30 TL'ye yükseltilmişlerdir.
II. CEVAP Davalılar vekili; davacı ...'nın gözüne gelen taşı müvekkillerinin çocuğu Ali Mert'in attığına dair somut delil veya tanığın olmadığını, Ali Mert'in okulda gayet başarılı, saygılı, terbiyeli ve akıllı olduğunu, henüz 2. sınıfa giden Ali Mert'in hareketlerine karşılık müvekkili anne ve babasının suçlanamayacağını, davalı anne ve babanın olayı engelleyebilmesinin mümkün olmadığını, olayın sokakta meydana geldiğini ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 23.12.2015 tarihli kararıyla; maddi tazminat tutarı yönünden, itiraz edilmeyen ve denetime elverişli adli tıp maluliyet raporu esas alınarak hazırlanan 17.09.2015 tarihli bilirkişi raporundaki hesabın hükme esas alındığı, manevi tazminat tutarı belirlenirken; Talha'nın yaşadığı beden gücü kaybı oranının yüksekliği(%32,3), çocuğun yaşı ve davalı baba İbrahim'in kıymetli bir bölgede yer alan 10 dönüme yakın taşınmazının varlığının nazara alındığı, bir gözü görmeyen çocuğun eğitim hayatında, çalışma hayatında ve özel hayatında emsallerinden geri kalacağı gerekçesiyle; maddi tazminat talebinin kabulü ile 20.000,00 TL'nin dava tarihinden, 203.852,30 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 23.12.2015 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce verilen 12.09.2019 tarihli ilamla; davalıların sair temyiz itirazlarının reddedildikten sonra, Mahkemece maddi tazminat miktarının belirlenmesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda açıklayıcı ve ayrıntılı bir hesaplamanın yapılmadığı, Mahkemece; maddi tazminat miktarının hesaplanması konusunda uzman üç kişiden oluşacak bilirkişi heyetinden ayrıntılı, açıklayıcı, hüküm kurmaya elverişli ve Yargıtay denetimine açık rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, manevi tazminat yönünden, Mahkemece; hakkaniyete uygun olarak daha az miktarda bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği belirtilerek, karar davalılar yararına bozulmuştur. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamına uygun şekilde bilirkişi raporu alındığı, manevi tazminat miktarının bozma ilamı doğrultusunda takdir edildiği belirtilerek, davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 20.000,00 TL'nin dava tarihinden, 203.852,30 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 19.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içine davalılardan İbrahim vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili; davacıların çocuğu Talha'nın gözüne gelen taşın müvekkilinin çocuğu Ali Mert tarafından atıldığına dair somut delilin olmadığını, davalı anne ve babanın olayı engelleyebilmesinin mümkün olmadığı gibi olayın sokakta meydana geldiğini, her türlü riskin sokak ortamında mümkün olduğunu ve kasıt olmaması nedeniyle sorumlu olunamayacağını, olayda tahrik unsurunun olaya sebebiyet verme ihtimalinin olup olmadığının araştırılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, manevi tazminat yönünden bozma kararına uyulmayıp, fahiş olarak manevi tazminata hükmedildiğini ifade ederek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; küçüğün haksız eylemi nedeniyle doğan zararın ev başkanı olan anne ve babası tarafından tazmini istemine ilişkindir. Temyize konu edilen Mahkeme kararının; uyulan bozma ilamında gösterildiği şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine imkan bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli olduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarının hakkaniyete uygun bulunduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.