3. Hukuk Dairesi 2024/2492 E. , 2025/1844 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1006 E., 2024/1058 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/286 E., 2023/207 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili, davacı ...'ın eşi, diğer davacıların annesi olan ...'nın 31.03.2020 tarihinde baş ağrısı, halsizlik gibi şikayetlerle davalı hastaneye müracaat ettiğini, diğer davalılar tarafından yapılan muayene sonrası ilaç reçete edildiğini, 09.04.2020 tarihinde kontrole gittiğinde Onkoloji bölümü hekimine de şikayetlerini anlatması üzerine 11.04.2020 tarihinde beyin MR'ı çektirildiğini, 17.04.2020 tarihinde çıkan raporunda beyin kanaması geçirdiğinin bildirildiğini, şikayetlerinin devam etmesi üzerine 14.04.2020 tarihinde yeniden gittiği davalı hastanede hiçbir belirtisi uymamasına rağmen geçmişindeki Meme CA sebebiyle riskli grupta olduğundan hemen yatış yapılarak Covid 19 pnömoni tedavisine başlandığını, beyin kanamasında asla verilmemesi gereken kan sulandırıcı ilaçların bu süreçte verilmeye devam ettiğini, hastanın yanlış teşhis sebebi ile yanlış bölümde bulundurulduğunu, çift görme şikayeti olmasına rağmen taburcu edildiğini, daha sonra ikinci kez MR çekildiğini ve beyin kanamasının ilerleyerek devam ettiğinin açık olduğunu, taburcu olduğu gece bilincini yitirdiğini, bir hafta yoğun bakımda kaldıktan sonra vefat ettiğini, yanlış teşhis, hatalı tedavi ve eksik bakım hizmetinin söz konusu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik her bir davacı için ayrı ayrı 3.000,00 TL olmak üzere toplam 9.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 6.000,00 TL yapılan masraf bedeli olmak üzere toplam 15.000,00 TL maddi tazminat, ... için 80.000,00 TL, Ufuk için 80.000,00 TL, ...için 80.000,00 TL olmak üzere toplam 240.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalılar Özel .... Sağlık Merkezi A.Ş. ve ... vekili; 31.03.2020 tarihinde boyunda şişlik şikayeti nedeniyle polikliniğe başvuran hastada, “metastatik vasıflı lenfadenopatiler” tespit edildiğini, nonspesifik enfeksiyon tedavisi başlanarak Onkoloji polikliniğine başvurmasının önerildiğini, hastanın boyunda şişlik dışında bir şikayetten söz etmediğini, hastanın şikayetlerinin tanı kriterlerine ve COVİD-19 hastalarında toraks bilgisayarlı tomografisi kullanımı ilkelerine uyması üzerine hastanın izole servise alındığını ve taburcu edildiği tarihe kadar COVID 19 tedavisi uygulandığını, bu süreçte ayrıca bir şikayet ifade edilmediğini, COVID 19 hastalığının en büyük semptomlarından birisi solunum yetmezliği olduğunu, bu semptom, şeker ve kanser gibi diğer hastalıklarla birleştiğinde çok daha öldürücü olabildiğini, nitekim triple negatif meme kanseri olan hastanın, COVID 19'a bağlı gelişen solunum yetmezliğinin ölüme neden olduğunu, tazminat talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hastaya verilen ilaçların tıbba uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili; davacı tarafın beyanlarının çelişkili olduğunu, davacıların murisi ile aralarında hiçbir şekilde ve hiçbir aşamada vekalet ilişkisi dahi kurulmadığını, hastayla ilişkisinin 21.04.2020 saat 14:50:47'de epikrize göre hastanın taburculuğunun planlandığı gün, müdavi hekim ...'in konsültasyon talebi üzerine, konsülte etmesinden, hastanın durumu hakkında hasta yakınının bilgilendirilip aydınlatılmasından ve hastanın tarafına devrinin istenmesinden ibaret olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Davalı ... vekili; onkoloji bölümünde çalıştığını, hastanın 20.08.2019 tarihinden itibaren hastanenin onkoloji bölümünün takipli hastası olduğunu, en son 09.04.2020 tarihinde randevulu hastası olarak "yoğun öksürük ve baş ağrısı" şikayeti ile müracaat ettiğini, hastanın meme kanseri hastası (metastatik hasta) olması sebebiyle “beyin metastazı olasılığının değerlendirilmesi için Beyin MR ve kesik kuru öksürüğü nedeniyle Toraks BT boyun lenf nodlarını değerlendirmek için boyun BT talep ettiğini, Toraks BT'de COVİD’i düşündüren akciğer bulguları olduğunu, 10.04.2020 günü saat: 09:30 da hastane sekreteri Sultan tarafından, hastaya telefonla ulaşıldığını ve durumun önemi kendisine anlatılarak hemen hastanenin enfeksiyon bölümüne başvurması gerektiği bilgisi verildiğini, mevcut radyolojik bulgularına bakıldığında Toraks BT ve Boyun BT de meme kanseri hastalığının ilerlemiş olduğunu, Beyin MR bugularında ise Soliter Metastaz olmadığının gözlemlendiği, ancak hastanın durumunun tam değerlendirilebilmesi için hasta veya yakınlarının tüm sonuç ve raporlarını getirmesinin beklendiğini, hastada “beyin kanaması" olduğu “COVİD belirtilerinin olmadığı" yönündeki iddiaların tıbben doğruluğu bulunmadığını, kendi uzmanlık dalı bakımından hastaya yönelik teşhis, tedavi ve diğer süreçlerde hiçbir kusur ve ihmalinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 14.01.2022 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda; mevcut tıbbi belgelere göre kişinin tedavisine katılan hekimlere tıbbi uygulama hatası atfedilemeyeceği, tedavi hizmetini sağlık çalışanları vasıtası ile yürüten hastane idaresine tıbbi uygulama hatası atfedilemeyeceğinin belirtildiği, yine uzman bilirkişi heyetinden alınan 17.02.2023 tarihli raporda hastanın takip ve tedavi sürecinin güncel tıp uygulamaları ve bilimsel tıp literatürü doğrultusunda dikkat ve özen yükümlülüğüne uygun olarak yürütüldüğü, hastanın ölümüne ilişkin hekimlere atfedilebilecek herhangi bir kusur, ihmal ve hata olmadığının ifade edildiği, ayrıca dinlenen tanık beyanları ile davacı asilin 31.05.2022 tarihli celsede doktorun süreçle ilgili ayrıntılı bilgilendirme yaptığı yönündeki beyanı doğrultusunda davacı tarafça iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporlarının bilimsel verilere dayalı olarak hazırlandığı, denetime elverişli olduğu, müteveffa hastanın ölümünün metastaz yapmış meme kanserinden kaynaklandığı ve davalılara atfı kabil bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; Yüksek Sağlık Şurasından da rapor alınması gerektiğini, hastanenin hastanın beyin kanaması geçirdiğini film çektirerek tespit ettiğini ancak bu yönde bir tedavi uygulamadığını, beyin kanaması geçirdiğinin bir hafta sonra anlaşıldığını, bunun dahi kusur gösterdiğini, meme kanseri geçmişi sebebiyle belirtisi uymamasına rağmen COVİD19 tedavisi yapıldığını, beyin kanamasında verilmemesi gereken kan sulandırıcı ilaçların verildiğini, yanlış teşhis sebebiyle yanlış bölümde bulunup yanlış tedaviye maruz kaldığını, aradan geçen süreçte kanamanın büyüdüğünü, çift görme şikayeti olmasına rağmen eve gönderildiğini, doktor olan bilirkişilerin meslektaşlarını kusursuz bulduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, vekilin özen yükümlülüğüne aykırı olarak hatalı ve eksik tıbbi uygulama iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Adli Tıp Kurumu raporu ile uzman bilirkişi heyeti raporunun birbirini teyit ettiğinin, davalı doktor ve hastaneye herhangi bir kusur izafe edilemediğinin, raporların denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5eeab00e2509ce03 84c74cfa03647f52