Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/1923 E., 2025/1846 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/1923 E., 2025/1846 K. (24.03.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1923
Karar No
2025/1846
Karar Tarihi
24.03.2025

3. Hukuk Dairesi 2024/1923 E. , 2025/1846 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2023/329 E., 2024/82 K. DAVA TARİHİ : 07.10.2019 Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; Honda Civic marka 2017 model 4d 1.5 T RS CVT tipli aracı "0" km olarak 21.02.2018 tarihinde 111.656,50 TL'ye satın aldığını, araçta koltuk döşemesi deformasyonu, torpidodan ses gelmesi, vites topuzunun soyulması ve boya atmaları gibi ayıpların gözlemlendiğini, bunun üzerine koltuk döşemelerinin değiştiğini, iki kez torpido izolasyonu yapıldığını, davalı tarafça vites topuzunun dış etkenler nedeniyle deforme olduğu ve garanti dışında kaldığı, kaportadaki boya atmaların çiziklerden kaynaklı olduğu gerekçesiyle işlem yapılmadığını, boya atması ve torpidodan ses gelmesinin üretimden kaynaklı fabrikasyon hatası olup gizli ayıp niteliğinde olduğunu, muhtelif yerde meydana gelen boya atmasının aracın tamamen boyanması ile giderilebileceğini, ancak aracın orjinalliğini yitirmiş olacağını, yenisi ile değiştirilmesi için 21.09.2019 tarihinde tebliğ edilen ihtarnameye davalı tarafça cevap verilmediğini ileri sürerek, araçta bulunan gizli ayıplar nedeniyle aracın yenisi ile değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; dava konusu aracın davacıya teslimi ve işbu davanın açıldığı tarih nazara alındığında satın alınan aracın yasal garanti süresinin geçmesi nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, aracın 2 seneden fazla bir süredir sorunsuz kullanıldığını, süresinde ayıp bildiriminde bulunmayan davacının davasının esastan reddi gerektiğini, araçta üretim kaynaklı bir sorun olmayıp, iddia edilen problemlerin dış etken ve kullanıcı hatası sonucu meydana geldiğini, aracın garanti kitabında da, “deri veya vinil yüzey ve kaplamalarda çatlak, kırık ve deformasyonların’’ garanti kapsamı dışında tutulduğunu, kullanılan yol şartlarına bağlı olarak çakıl çarpmaları sonucu özellikle aracın ön motor kaputu, çamurluklar ve ön tampon yüzeylerinde küçük parça kopmalarının ülkemizde sıklıkla gözlenen problemler olduğunu, satıcının ayıptan sorumlu tutulabilmesi için satılan üründeki ayıbın önemli/esaslı ayıp olması şartı arandığını, davacının iddia ettiği problemler önemli bir nitelik taşımadığından seçimlik hakların kullanılmasının mümkün olmadığını, araçta var olduğu iddia edilen problemlerin davacının aracı kullanmasını engelleyecek mahiyette veya güvenlikle ilgili olmadığını, araç değişim talebinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının aracının 2017 model araç olduğunu, ayıpsız mislinin üretilmediğini, davacının 2017 model aracının ayıpsız mislinin sağlanmasının imkansız olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davanın kabulüne karar verilmesi halinde, bilirkişilerce araç üzerinde inceleme yapılarak araçtaki amortisman bedelinin, değer kaybının ve elde edilen menfaatlerin hesaplanarak mahsup edilmesine de karar verilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.03.2022 tarihli kararıyla; davaya konu araçta birden fazla üretim kaynaklı problem olduğu, aracın torpidosundan gelen sesin aracın sürüş konforunu olumsuz etkilediği, davacının bu arızalarla aracı kullanmayı kabul etmesinin kendisinden beklenemeyeceği gibi aracın davacı tarafından 21.02.2018 tarihinde "0" km satın alındığı, mevcut ayıpların ise 2019 yılında ortaya çıktığı, davacının arızalar meydana geldiğinde yetkili servise müracaat ettiği, gizli ayıp niteliğindeki arızaların meydana gelmesinden itibaren Kanunda öngörülen süre içinde ayıp ihbarında bulunduğu ve mevcut ayıpların davalıya ihtar çekilmek sureti ile de bildirildiği, araçtaki üretimden kaynaklanan ayıplar nedeni ile davacı tarafından "0" km yeni bir araç alınmasındaki amaç ve beklentilerin karşılanmadığı, araçta bir yıl içerisinde mevcut ayıpların ortaya çıktığı dikkate alındığında beklenen faydayı sağlayamadığı, objektif iyi niyet kuralları çerçevesinde malın ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep edebileceği ve 6502 sayılı Kanun kapsamında belirlenen seçimlik haklardan misli ile değişim talebinin hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, dava konusu aracın davalı tarafından ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 14.11.2022 tarihli kararıyla raporda araçtaki ses şikayetinin normal sınırların üzerinde ve sürüş konforunu olumsuz etkilediği, aracın davacı elinde herhangi bir kazası bulunmayıp, bahsi geçen taş sıçramalarının olağan mutad kullanıma bağlı olduğu, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 25.05.2023 tarihli ilamla; İlk Derece Mahkemesince dosyaya kazandırılan ek raporda taş sıçramasına bağlı boya atması ve güneş yanığı problemlerinin dış etmen kaynaklı olduğu ve dava konusu araçta oluşacak değer kaybının 1.691,76 TL olduğunun belirtildiği ayrıca koltuk oturma yüzeyinde dikiş bölümünde görülen soyulmanın kullanıcıdan kaynaklı olduğunun bildirildiği, bahsi geçen kullanıcıdan ve dış etmenden kaynaklı otomobilde oluşan değer kaybı araç ayıplı da olsa ürünün satıcısına yüklenemeyeceği, bu nedenle, dava konusu otomobil üzerinde uzman bilirkişi eliyle gerçekleştirilecek keşif ile dava konusu aracın tüketici elindeyken kullanıma bağlı otomobilde oluşan değer kaybı belirlenmek suretiyle bu değer kaybının davalıya ödenmesi şartıyla, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı kapsamında yapılan bilirkişi incelemesinin gerekçeli ve esas alınabilir nitelikte olduğu anlaşılarak davanın kabulüyle dava konusu ... plaka numaralı, 2017 model, Honda Civic 4D 1.5T RS CVT marka benzinli, .... şase numaralı aracın davalı tarafından ayıpsız misli ile değiştirilmesine, dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin mümkün bulunmaması halinde (fatura bedelinden aşağı olmamak üzere) İİK'nın 24. md. gereğince işlem yapılmasına, dava konusu aracın davacı tarafından tüm borç ve takyidatlardan arındırılmış şekilde davalıya teslimine, araçtaki değer kaybı bedeli olan 30.000,00 TL'nin aracın iade edileceği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı yönündeki itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının misli ile değişim talebinin yerine getirilmesinin imkansız olduğunu, İlk Derece Mahkemesince taraflar arasındaki menfaat dengesini bozucu nitelikte karar verildiğini, TBK 227. maddesi 4. fıkrası uyarınca davacının seçimlik hakkının haklı bir tercihe dayalı olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmadığını, araçtaki ayıpların teknik değerlendirme yapılmadan belirlendiğini, ayıpların davacının aracı kullanmasını engelleyecek mahiyette veya güvenlikle ilgili olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, malın ayıplı olmasından kaynaklı misli ile değişim talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle bozma ilamına uyulmakla davacı lehine usuli kazanılmış hakkın doğduğunun, bozma ilamı dışında kalan hususların kesinleştiğinin, bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporunun taraf, Mahkeme, Yargıtay denetimine açık, tarafların itirazlarını karşılar nitelikte olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! cac902469c075f31 ea5f14c576e53001

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı