Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/2455 E., 2025/1842 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2455 E., 2025/1842 K. (24.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2455
Karar No
2025/1842
Karar Tarihi
24.03.2025
Konu
Tazminat, Tapu, Miras

3. Hukuk Dairesi 2024/2455 E. , 2025/1842 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/220 E., 2024/732 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Turgutlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/128 E., 2022/543 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili, davalı ... ile ortak murisleri ...'ın sağlığında 6 pafta 224 parselde kayıtlı zeytinlik tarla vasfındaki taşınmazını 18.12.2012 tarihinde davalılara yarı yarıya devrettiğini, 11.07.2014 tarihinde davalı ...'in kendi payını da diğer davalı oğluna tapuda satış göstererek devrettiğini, işlemin gerçekte bağış olması sebebiyle davacıların muvazaa iddiasına dayalı tapu iptali davası ile davalı ... ve murisin dava dışı torunu ... aleyhine vasiyetnamelerin iptali ve tenkis davası açtıklarını, tarafların sulh olarak 30.03.2018 tarihinde vekilleri huzurunda sulh ve ibra sözleşmesi imzaladıklarını ve sözleşmenin sunulmasıyla davaların sonlandırıldığını, sulh ve ibra sözleşmesinin tüm mirascılar ve dava dışı vasiyet edilenler tarafından imzalanarak miras taksim sözleşmesi mahiyetine büründüğünü, sulh sözleşmesinden sonra davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğinden mirasın rızai taksim ve intikali için Tapu Sicil Müdürlüğüne başvurduklarını 3 pafta, 21 parselde kayıtlı 83950 m2 taşınmazdaki muris hissesinin, vasiyetname gereği davalı ...'a intikal ettirileceği, ...'ın da sulh sözleşmesi gereği 224 nolu parselin intikalini sağlayacağı kabul edildiği halde aradan geçen zaman içerisinde davalı ...'ın taahhüdünü yerine getirmediğini, devir ve temlik taahhüdünde bulunduğu taşınmazın davacılara devretmediğini, ancak 21 nolu parselin davalı ... adına devrini sağladıklarını taşınmaz üzerindeki ipotekli kredi borcunu bankaya ödemeyerek davacıları oyaladığını, dava dışı üçüncü kişi tarafından 6 pafta, 224 parsel taşınmaz üzerine borcu nedeniyle hacizler konulduğunu, 15.01.2020 günü satıldığını, davalı ...'ın sulh ve ibra sözleşmesine aykırı davranarak miras sebebiyle devir taahhüdünde bulunduğu taşınmazı üçüncü bir şahsa devrederek taahhüdüne sözleşmeyi ihlal ettiğini ve davalıların haksız şekilde kazanç elde ettiklerini, davacıların güvenini kötüye kullanıp onları aldatarak davacıları büyük zarar uğrattıklarını, bu yapılmasaydı davacıların babalarından intikal edecek 3 pafta 21 parselin hissesini davalı ... tarafından 6 pafta 224 parsel sayılı taşınmaz sulh ve ibraname sözleşmesine göre devredildiğinde davalılara devre razı olacaklarını, davalıların zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek zarara uğramasından davalılar ... ve babası ... müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek 6 pafta, 224 parsel sayılı taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ..., mirasçılara herhangi bir borcunun olmadığını, babası tarafından kendisine satışı yapılan taşınmaza bağlı olarak ... Bankasından konut kredisi çekerek bu yöntemle dedesine ait borçları ödediklerini, dolayısıyla sözleşmeden kaynaklanan ya da vasiyete bağlı olarak yapılan işlemlerden herhangi bir borcunun olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalılar vekili, davacıların kötüniyetli olduğunu, 30.03.2018 tarihli sulh ve ibranameye uymayarak ...'a vermeyi imzaları tahtında taahhüt ettikleri 3 pafta 21 parselde kayıtlı taşınmazı vermediklerini, bu taşınmazı vermedikleri için 6 pafta 224 parselde kayıtlı taşınmazda hak iddia etmeyeceklerini taahhüt ettiklerini ancak bu taahhüte de uymadıklarını, davalıları yersiz iddialarla suçladıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında 30.03.2018 tarihli sulh ve ibra sözleşmesinin imzalandığı, davacıların vasiyetnamenin iptali davasından bu sözleşmeye göre feragat ettikleri, davaların sonlanıp kesinleştiği, davalı ...'ın sulh ve ibra sözleşmesi kapsamında davacılara devretmesi gereken 6 pafta 224 parselde kayıtlı taşınmazın üçüncü kişiye satıldığı, dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin 1.499.146,00 TL olarak belirlendiği, davalı ... taşınmazda malik olmadığından ve sözleşmede dava konusu taşınmaz sebebiyle davacılara taahhütünün olmadığı, pasif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın davalı ... yönünden pasif husumet dava şartı yokluğundan reddine, davalı ... yönünden kabulü ile 1.499.146,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; davalı ...'in diğer davalı ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürerek kararın bu davalı yönünden bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, sulh ve ibraname sözleşmesine aykırı davranıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, taraflar arasında imzalanan ve davaya dayanak yapılan 30.03.2018 tarihli sulh ve ibra sözleşmesi kapsamında rayiç değeri talep edilen 6 pafta 224 parselde kayıtlı taşınmazı davacılara devretmeyi üstlenenin davalı ... olduğunun, davalı ...'in edim yükümlüsü olmadığının anlaşılmasına göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! eafedf5045e60bd7 cae11380be08689b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı