3. Hukuk Dairesi 2024/2473 E. , 2025/1841 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/289 E., 2024/871 K. DAVA TARİHİ : 21.04.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Vezirköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/114 E., 2023/314 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; tarafların kardeş olduklarını, müvekkilinin 07.07.2020 tarihinde 180.000,00TL bedelli ... plakalı 2020 model ... marka traktör satın aldığını, satış bedelinin 61.500,00 TL'sini elden peşin ödediğini, kalan 120.000,00 TL için kredi kullanmak istediğini ancak üzerine kayıtlı rehin gösterebileceği taşınmazı bulunmadığından kredi başvurusunun onaylanmadığını, bunun üzerine davalı adına tapuda kayıtlı taşınmazı rehin göstererek davalı adına kredi çektiklerini, traktörün de davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek, öncelikle traktörün müvekkiline ait olduğunun tespiti ile müvekkili adına tesciline, aksi halde ise müvekkili tarafından ödenen 90.500,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; tarafların traktörü ortak aldığını, adına tescil edildiğini, ancak davacının ortak kullanımda olmasına rağmen traktörü kaçırdığını, davacının kötüniyetli olduğunu, öte yandan davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında inançlı işlemin ispatına yarar yazılı bir delil bulunmadığı, davacı tarafından 22.02.2023 tarihli celsede sunulan yazılı belgenin tarihinin belli olmadığı gibi süresinden sonra sunulan delile davalı tarafın muvafakatinin olmaması sebebiyle delil olarak kabul edilmediği, davacı taraf, araç kredisi taksitlerinin kendisi tarafından ödendiğini iddia ederek banka kredi kayıtlarına delil olarak dayanmış ve banka kayıtları celp edilmiş olup banka kayıtları "yazılı delil başlangıcı" niteliğinde olduğu Mahkemece kabul edilerek ve tarafların kardeş oldukları dikkate alınarak tanıkların dinlendiği, banka kayıtlarında davacı tarafından davalıya kredi için para gönderildiği ve davalı tarafından bir kısım ödemelerin iade edildiği görülmüşse de bu iade ödemelerin tarihinin dava tarihinden sonra olduğu, kredi ödemesinin davacı tarafından yapıldığı, aracın satın alındığı galeri çalışanı tanık ...'ın beyanına göre galeri ile araç satışına ilişkin anlaşmanın davacı tarafından yapıldığı ve peşinatın davacı tarafından ödendiği, kefil olacak kişiler ile davacının iletişime geçtiği, aracın kredi ve satın alma işlem süreci ile davacının ilgilendiği, davalının bu sürece dahil olmadığı sadece kredi için başvuru yaptığı anlaşılmakla davacının davasında haklı olduğu, aracın davacı adına alındığı, ancak araç devrinin ve kredi işlemlerinin davalı adına yapıldığı kanaati ile davalı tarafın traktörün ortak olarak alındığını ispat edemediği, öyle ki davalı tanığı ..., traktörün davacı ve davalının ortak kullanımı için alındığını beyan etmişse de tanığın davalının oğlu olması ve beyanının diğer tanık beyanları ile çelişkili olması, bu tanık dışında başka bir tanığın traktörün ortak kullanım için alındığını beyan etmemesi sebebiyle bu tanığın beyanına itibar edilmediği, davacı taraf aracın tescilini talep etmişse de; tescilin idari bir işlem olması ve trafik kaydındaki tescilin iptali ile yeni kayıt ve tescile karar verilmesinin idareyi işlem yapmaya zorlayıcı bir karar olacağı, adli yargı yerinde idareyi işlem yapmaya zorlayıcı türden bir karar verilemeyeceği, Yargıtay müstekar kararlarında da bu yönde birçok emsal karar olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, davacı tarafın tescil talebinin reddine, ancak çoğun içerisinde az da vardır kuralı gereği ... plaka sayılı aracın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyadaki belgeler, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davalı tarafça cevap dilekçesi ile inançlı işlemin varlığının kabul edilmesi sebebiyle (tarafların kardeş olmaları da dikkate alındığında) tanık dinlenmesinin mümkün olduğu, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; tescil talebinin reddedilmesine rağmen müvekkili yararına vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşınırın banka finansmanı ile alındığını, finansmana ilişkin borcun halen devam ettiğini, bu hali ile finansmana rehin verilen taşınırın mülkiyetine ilişkin iddiada bulunulmasının hukuken mümkün olmadığını, taraflar arasında yazılı bir inanç sözleşmesinin mevcut olmadığını, banka dekontlarının yazılı delil başlangıcı kabul edilmesinin mümkün olmadığını, muvafakat etmedikleri halde tanık dinlenmesi ve tanık beyanlarının hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, terditli talep olan alacak talebi bakımından davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davanın reddi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inançlı işlem sebebine dayalı araç mülkiyetinin tespiti ve tescili, aksi halde ise terditli olarak alacak istemine ilişkindir. 1. Dava dosyasının incelenmesinde; davacı yan traktörün kendi adına alındığını, her ne kadar tescili davalı kardeşi üzerine yapılmışsa da sonra kendi adına devredileceğini, ancak kardeşinin devre yanışmadığını iddia etmiş olup, davalı yan ise traktörün ortak alındığını ileri sürmüştür. Mahkemece banka dekontları yazılı delil başlangıcı kabul edilerek tanık beyanlarına itibar edilmiş olup, davanın kısmen kabulü ile mülkiyetin davacı adına tespitine karar verilmiştir. Emsal Yargıtay kararları ve Hukuk Genel Kurulu kararları uyarınca inanç ilişkisi ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Kısaca, inanç ilişkisinin varlığını kabul edebilmek için yazılı bir sözleşmenin ya da açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da yanlar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber, bunun oluşuna delalet edecek, karşı tarafın elinden çıkmış inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi delil başlangıcı niteliğinde bir belgenin varlığı aranır. Delil başlangıcı niteliğinde belge varsa inanç sözleşmesi tanık dahil her türlü delille ispatlanabilir. Tarafların kardeş olması bu durumu değiştirmeyecektir. Davacı vekili 22.02.2023 tarihli duruşmada "Yeni delil elde ettik taraflar kendi aralarında bir anlaşma yapmışlar yapılan bu yazılı anlaşmayı mahkemeye sunuyoruz. Bu yapılan ve uygulanmayan yazılı anlaşmanın aslı ... Mah. Muhtarı ...'dadır." şeklinde beyanda bulunmuş, yazılı belge dosyaya sunulmuştur. Davacı tarafından 22.02.2023 tarihli duruşmada fotokopisi sunulan yazılı belge, tarihinin belli olmaması ve süresinden sonra sunulduğu için Mahkemece delil olarak kabul edilmemiştir. Ancak bila tarihli fotokopi belgenin incelenmesinde; " Ben ... kardeşim ...'la anlaştık. 2003 model açma minibüsten hakkımı aldım. ... traktör ortak olup kalan borcu 2023 kredisi ... ödeyecek. Kalan kredi 2024-2025 kredisi ... ve ... ödeyecek-ortak. ... tarafından ve ... tarafından traktör kullanılmayacak. .... plaka ...- ... 'a 50 bin lira ödeyecek . Elimizdeki tarım aleti iki kardeşe ortaktır." şeklinde düzenlenmiş olup, mahalle muhtarının imzası kaşesi ile, iki aza ve tarafların imzası bulunmaktadır. Her ne kadar davalı vekili, aynı duruşmada davacı tarafından sunulan evrakı ve içeriğini kabul etmediklerini beyan etmişse de, davalı vekili cevap dilekçesinde traktörün ortak alındığını kabul etmektedir. Davacı yanında kendi sunduğu fotokopi belgeye dayanmış olduğu anlaşılmaktadır. 2. Bu durumda Mahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin inançlı işleme alacak olduğu kabul edilerek yukarıda açıklanan bila tarihli belge değerlendirilmek suretiyle, hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 3. Bozma nedenine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin temyiz itirazların kabulüyle, 6100 sayılı Kanun'un 373/1 maddesi uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA, 2. Bozma sebebine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! bb259557e346b71e e459af6bc52c4c6d