3. Hukuk Dairesi 2024/2365 E. , 2025/1821 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/37 E., 2021/194 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili, Ticaret Sicilinden terkininden önce müvekkilinin ortağı olduğu dava dışı ...Pen Ltd. Şti. ile davalı şirketin bir bayilik sözleşmesi akdettiğini, bu doğrultuda 13.09.2000 tarihinde müvekkili adına kayıtlı olan davaya konu 9283 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki 13 No'lu bağımsız bölüm üzerinde ileride doğacak borçlara teminat olarak davalı Şirket lehine ipotek tesis edildiğini, şirketler arasında daha sonra herhangi bir ticari faaliyetin bulunmadığını, hatta müvekkilinin bu şirketlere de hiçbir borcu olmamasına rağmen müvekkili hakkında davalı şirketin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna başvurduğunu ve müvekkilinin borçlu olmadığını belirterek taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını istemiştir.
II. CEVAP Davalı vekili, müvekkilinin davaya konu taşınmazda 2. derecede ipotek alacaklısı olduğunu, ipoteğin davacının iddiasının aksine teminat değil karz ipoteği olduğunu, zaten ipotek senedinde de teminata dair herhangi bir ibarenin bulunmadığını, davacının borcunu zamanında ödemediğini, ipotek takibinin kesinleştiğini ve davacının ipotek tarihinden 13 yıl sonra bu talebini ileri sürmesinin de haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.07.2016 tarihli kararıyla; davaya konu ipoteğin teminat ipoteği olduğunu, temin ettiği alacağın neden ibaret olduğu açıklanamadığı gibi böyle bir alacağın ödenmediğinin de kanıtlanmadığını belirterek davanın kabulüne karar verilmiş, karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 14. Hukuk Dairesince verilen 12.02.2020 tarihli ilamla; ipotek, kesin borç (karz) ipoteğine ilişkin bulunduğundan, borcun davacı tarafından ödendiği ispat edildiği takdirde davanın kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle; kararın bozulmasına karar verilmiş, karara karşı davacı vekili, karar düzeltme talebinde bulunmuştur. 14. Hukuk Dairesince verilen 21.12.2020 tarihli ilamla; yargılama sırasında davaya konu 9283 ada 4 parseldeki 13 No'lu bağımsız bölümün, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla satılarak dava dışı üçüncü kişi adına tescil edildiğini, eldeki davanın artık konusuz kaldığını, davacının taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılması talebi haricinde açmış olduğu bir tazminat davası da bulunmadığını, tüm bu nedenlerle birlikte davaya konu taşınmaz üzerindeki ipotek şerhi de kaldırılmış olduğundan, mahkemece, dava konusu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; karar düzeltme isteminin kabulüne, ilamının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkeme kararının belirtilen gerekçelerle bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; ipoteğin teminat ipoteği olması, davanın açıldığı tarihte ipoteğin geçerli olduğu, dava açıldıktan sonra taşınmazın aceleyle satıldığı,, mevcut durum itibariyle söz konusu ipoteğin sebepsiz kaldığı, ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. Temyize konu edilen Mahkeme kararının; uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde ve hukuki esaslar gereğince verildiği, bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine imkan bulunmadığı, bozma ilamı doğrultusunda dava konusu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 439. hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,24.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.