Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/2364 E., 2025/1820 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2364 E., 2025/1820 K. (24.03.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2364
Karar No
2025/1820
Karar Tarihi
24.03.2025
Konu
Tapu

3. Hukuk Dairesi 2024/2364 E. , 2025/1820 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2272 E., 2024/533 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/385 E., 2022/108 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davaya konu taşınmaz üzerindeki bütün hak ve alacaklarının 15.06.2015 tarihinde davalı ... huzurunda dava dışı H.Y'den sözleşme ile devralarak halefiyet yoluyla hak sahibi olduğunu, taşınmazın bulunduğu bölgenin davalı ... Meclisinin 14.01.2005 tarihli ve 215 sayılı kararı ile "... Vadisi 4. ve 5. Etaplar Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje alanı" olarak ilan edildiğini, bu karara istinaden imar planlarının kabul edildiğini, daha sonra ise davalı Belediyenin encümen kararıyla da parselasyon planı yapılarak tapuya tescil edildiğini, müvekkili ile davalı ... arasında 15.06.2015 tarihli “Tapu Tahsis Belgeli Tesis Sözleşmesi (devir)” başlıklı “Konut Sözleşmesi” akdedilerek, 100 m² konut verilmesi karşılığında, müvekkilinin 2981 sayılı İmar Affı Kanunu'ndan kaynaklanan 200 m² tapu tahsis hakkı davalı Belediyeye devrettiğini, ayrıca müvekkiline verilmesi taahhüt edilen 100 m² konutun değeri ile 2981 sayılı Kanundan kaynaklanan tapu tahsis hakkının değeri arasındaki 37.500,00 TL farktan 1.050,00 TL enkaz bedelinin düşülmesi suretiyle hesaplanan bakiye 36.449,70 TL borcun da 72 taksitte davalı Belediyeye ödenmesine rağmen aradan geçen yaklaşık 6 yıllık (önceki maliklerce ilk taksidin ödenmesinden sonra 14 yıl) süreçte projenin yapımına yine başlanmadığı gibi, bundan sonraki dönemde başlanacağı yönünde herhangi bir emarede bulunmadığını, projenin yapımına başlanmasının ve taahhüt edilen evin teslim edilmesinin artık bir önemi ve faydasının da kalmadığını ileri sürerek; ifa yerine gecen müsbet zararın belirlenmesini ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL alacağın davalı Belediyeden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiş, 12.01.2022 tarihli dilekçesiyle dava değerini 1.272,041 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili; Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi alanına ilişkin kararın Ankara 13. İdare Mahkemesince iptal edildiğini, iptal kararını müteakip 07.07.2010 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile anılan bölgenin kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilmesi üzerine davacı asile 29.11.2020 tarihinde bildirimde bulunulduğunu, Belediyenin herhangi bir kusuru olmaksızın bazı hak sahipleri tarafından açılan davalar nedeniyle kesintiye uğrayan süreçten sonra, hak sahipleri ile mülk sahipleri arasında akdedilen konut sözleşmelerinin aynen devamına karar verildiğini, davacılar tarafından taksit ödemelerine devam edilerek ve herhangi bir itiraz ileri sürülmeyerek sözleşmenin geçerli olduğu hususunda zımni irade beyanında bulunulduğunu, bahse konu proje kapsamında Belediye adına oluşan imar ada/parselleri üzerinde inşa edilerek hak sahiplerine dağıtılacak konutların ihale, proje ve ruhsat onay süreçlerinin halihazırda tamamlandığını, davacıların ifa yerine geçen müspet zararı talep etme hakkının oluşmadığını, sözleşme gereği Belediye tarafından davacı tarafa şimdiye kadar yapılan kira yardımlarının devam ettiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı Belediyenin tüm hak, alacak ve borçlarıyla devri yapılan 16.08.2007 tarihi olan sözleşme tarihinden dava tarihine kadar geçen yaklaşık 14 yıllık sürede proje kapsamında davacıya teslim etmeyi taahhüt ettiği 100 m² lik daireyi teslim edemediği, hali hazırda konutların yapımı işine dahi başlanmadığının anlaşıldığı, bu proje kapsamında makul sürenin aşıldığı, davacı tarafın makul süre boyunca bekleyip ifanın imkansız olduğu dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın rayiç değerini talep etme hakkının mevcut olduğu, davacının bütün şartları yerine getirmesine rağmen, davalı Belediyenin edimini zamanında yerine getiremediği gerekçesiyle; davanın kabulü ile 1.273.041,61 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; Tapu Tahsis Belgeli Tesis Sözleşmesinin feshini gerektiren bir durumun söz konusu olmadığını, davacı adına kira yardımlarının halen devam ettiğini, Tapu Tahsis Belgeli Konut Sözleşmesinde hak sahibi taahhütlerinin (B) maddesinde; "... Vadisi 4. ve 5.Etap Kentsel Dönüşüm Projesi İmar planı ve buna dayalı kamulaştırma işlemleri ile ilgili olarak iptal ya da bedel artırım davası için yargı yoluna gitmeyecektir." denilmesine rağmen davacı tarafından taahhüdünü yerine getirmeyerek idare aleyhine dava açtığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan tapu tahsis belgeli tesis sözleşmesi uyarınca alacak (ifa yerine geçen müspet zarar ) istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karara ve belirtilen gerekçeye ve özellikle davalı Belediyenin sözleşme tarihinden dava tarihine kadar geçen sürede daireyi teslim edemediği, bu durumda davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi kapsamında seçimlik haklardan yararlanabileceği, somut olayda davalının imar planının iptali nedeniyle edimini ifa edememesinden doğan zararın davacıya teslim edilmesi gereken konutun rayiç bedeli kadar olduğu, dava tarihi itibariyle taşınmazın rayiç bedelinin bilirkişi tarafından hesap edildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 704a00800fef66f5 9d9438a2332c419c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı