3. Hukuk Dairesi 2024/2069 E. , 2025/1308 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/252 E., 2024/6 K. DAVA TARİHİ : 07.09.2012 Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, asıl ve birleşen davalarda davalı/birleşen 2016/509 Esas sayılı dosyada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili; davalının İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün 2011/8806 E. sayılı dosyasından müvekkilinin avukatı olarak tahsilat yaptığını, ancak ödeme yapmadığını, bu nedenle azledildiğini, ihtarname ile dosyadan tahsil edilen paranın ödenmesinin istendiğini, icra dosyasından paranın çekildiğinin ve müvekkiline ödenmediğinin sabit olduğunu ileri sürerek; 40.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren kesinleşmeye kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir. 2. Birleşen İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/509 Esas sayılı dosyasında davacı vekili; müvekkili tarafından; İstanbul 19.İcra Müdürlüğünün 2012/8806 E. sayılı icra takip dosyasında borçlular tarafından dosyaya yatırılan paranın çekildiğini, 40.000,00 TL avukatlık ücretinin mahsup edilerek geriye kalan 224.276,80-TL'nin davalıya ödendiğini ileri sürerek; davalıya 224.276,80-TL borçlu olunmadığının tespitine, haksız azil olduğunun tespitine, davalıdan 40.000,00-TL avukatlık ücret alacaklarının bulunduğunun ve bu alacağın hapis hakkı kullanılmak suretiyle alındığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Birleşen İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/88 Esas (bozma öncesi 2013/48 Eski Esas No) sayılı dosyasında davacı vekili; davalının avukat olduğunu ve davalı tarafından İstanbul 19.İcra Müdürlüğünün 2011/8806 E. Sayılı dosyasından tahsilat yapıldığını, ancak müvekkiline ödeme yapılmadığını, bunun üzerine başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız şekilde itiraz edildiğini ileri sürerek; İstanbul 34.İcra Müdürlüğünün 2012/25016 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. 4.Birleşen İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/360 Esas sayılı dosyasında davacı vekili; asıl davaya ilişkin beyanlarını tekrar ederek, kısmi bir şekilde başlatılan icra ve dava konusu edilen toplamda 80.000,00 TL tutarındaki miktar ve avukatlık ücreti düşüldükten sonra son mevcut borç miktarının o günkü işlemiş faiz ile birlikte 208.949,24 TL olduğunu, bu miktar için İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün 2015/23813 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından yapılan haksız itirazın kaldırılması için İstanbul 18.İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/1776 E. sayılı dosyası ile itirazın kaldırılması davası açıldığını, mahkemece reddiyat makbuzunun İİK.68/1 md.'de sayılan belgelerden olmadığı ve alacak miktarının yargılama yapılmaksızın kesin olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini ileri sürerek; İstanbul 7.İcra Müdürlüğünün 2015/23813 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Asıl ve birleşen İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/88 Esas (2013/48 Eski Esas No) ve birleşen İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/360 Esas sayılı dosyalarında davalı vekili; icra dosyasından yapılan tahsilatın şirket yetkilisi ...'a aynı gün ve saatte adliye zemin katta teslim edildiğini, teslim edilen para için yakın hukuki ve insani ilişkiler sebebi ile makbuz alınmadığını, bunu fırsat bilen şirket yetkilisinin ödeme yapmamak ve diğer dava ücretlerinden kurtulmak için bu yola başvurduğunu, müvekkilinin şirket ve şirket yetkilisinin şahsına dair takip edilen diğer dava ve işlerden dolayı vekalet ücreti ve masraf alacağının yaklaşık 40.000,00 TL civarında olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/509 esas sayılı dosyasında davalı şirket vekili; davacı avukatın icra dosyasından çekilen parayı ödememesi nedeniyle haklı nedenle azledildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.07.2013 tarihli, 2012/451 Esas 2013/323 Karar sayılı kararıyla asıl davada; icra takip dosyasında davalının davacının avukatı olduğu, dosyada tahsilat yapıldığı, davacının paranın kendilerine verilmediği iddiasıyla eldeki davayı açtığı, davalının ise icra dosyasından tahsil ettiği parayı şirket yetkilisi ...'a verdiğini savunduğu, davalının parayı ödediğini yazılı delil ile ispat etmesi gerektiği ancak dosyaya yazılı delil sunamadığı, bu durumda davacının açtığı davayı mevcut delil durumu itibariyle ispat ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 40.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 04.12.2017 tarihli, 2015/35487 Esas, 2017/11889 Karar sayılı ilamı ile; davalının sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, davalı avukatın hapis hakkını usulüne uygun kullanıp kullanmadığı tespit edilerek, varsa hak edilen vekalet ücretinin belirlenmesi için konusunda uzman bilirkişiden rapor da alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının davacının vekili sıfatı ile icra dosyasından 264.276,80 TL'yi 16.07.2012 tarihinde tahsil ettiği ancak ödeme iddiasının ispatlanamadığı anlaşıldığından azlin haklı olduğu, İstanbul 18.İcra Hukuk Mahkemesi dosyasında itirazın kaldırılması prosedüründe icradaki tahsilat makbuzu İİK.68/1 maddesinde sayılan belgelerden olmadığı için itirazın kaldırılması talebi reddedilmiş olup bu kararın alacağın esasına ilişkin bir karar olmadığı, yine ceza dosyasında icra dosyasından tahsil edilen paranın davacıya ödendiğine dair bir maddi delil bulunmamakta olup, verilen beraat kararı ile hukuk hakiminin bağlı olmadığı, 28.12.2023 tarihli bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu ve hükme esas alındığı gerekçesiyle; asıl dava yönünden; davanın kabulü ile, 40.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/509 Esas sayılı dosyası yönünden; davanın kısmen kabulü ile, davacının davalıya 41.604,49 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/88 Esas sayılı dosyası yönünden; davanın reddine, birleşen İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/360 Esas sayılı dosyası yönünden; davanın kısmen kabulü-kısmen reddi ile, İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün 2015/23813 Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 182.672,31 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden işletilecek yasal faiz ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde asıl ve birleşen dosyalarda davalı/birleşen 2016/509 Esas sayılı dosyada davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen dosyalarda davalı/birleşen 2016/509 Esas sayılı dosyada davacı ... vekili; bilirkişi raporlarının karar vermeye elverişli olmadığını, paranın şirket yetkilisi Sinan'a teslim edildiğine dair ceza davasındaki beraat kararı ve dinlenen tanık beyanlarının dikkate alınmayarak azlin haklı olduğuna karar verildiğini, İcra Hukuk Mahkemesi dosyasında davanın reddinin yanlış değerlendirildiğini, ...'ın şirket adına davayı takip etme hak ve yetkisi bulunmadığını, hatta şirketin fesih ve tasfiyesi için bir memur atanmış olmasından dolayı yerel mahkemedeki davada şirketi temsil için ... tarafından yetkilendirmiş olan vekillerinin vekaletnamelerinin usulsüz olduğunu, ayrıca takibin açıldığı yıl ve esas davanın açıldığı yıl itibariyle geçerli olan HMK 109/2 gereği kısmi dava açılması mümkün olmadığından ve davacı da asıl dava dilekçesinden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığından birleşen itirazın iptali davalarının usulden reddi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalarda davalı avukat tarafından müvekkili şirket adına tahsil edilip ödenmediği iddia edilen alacakların tahsili ile itirazın iptali istemine, birleşen 2016/509 Esas sayılı dosyada ise menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek bozma doğrultusunda inceleme yapıldığı, hükme esas alınan raporun taraf, mahkeme ve Yargıtay denetime elverişli olduğu, davalı avukat Selahattin'in icra dosyasından müvekkili adına çektiği parayı müvekkiline ödediği hususunu usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, ceza mahkemesinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/2-3 maddesi gereği ''yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması'' gerekçesiyle sanık ...'in beraatine karar verilmiş olup, hukuk hakiminin bu beraat kararı ile bağlı olmadığı, İcra Hukuk Mahkemesinde verilen itirazın kaldırılması davasının reddine dair kararın aynı icra dosyası için süresi içinde itirazın iptali davası açılmasına engel olmayacağı, şirket dava açmadan ve icra takipleri başlatmadan önce davalı avukata gönderdiği ihtarnamede alacağı açık ve net olarak belirtmiş ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 109/2.maddesi yürürlükten kaldırılmış olup, kısmi dava açılmasında usul ve kanuna bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının HMK'nın Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 439. maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, HMK'nın Geçici 3. maddesi atfıyla HUMK'un 440. maddesi gereğince asıl ve birleşen İstanbul 16.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/88 Esas sayılı dosyası yönünden karar düzeltme yolu kapalı, birleşen İstanbul 9.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/509 Esas, birleşen İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/360 Esas sayılı dosyaları yönünden karar düzeltme yolu açık olmak üzere,04.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d0c90e256d34007d 4c5e05252a7481ea