3. Hukuk Dairesi 2024/2038 E. , 2025/1273 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2339 E., 2024/403 K. DAVA TARİHİ : 01.10.2018 İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/415 E., 2022/87 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davacının yurt dışında yaşadığını, davalının davacının eşinin kardeşi olduğunu, davacıya ait taşınmazın satışı için konsolosluk aracılığıyla 08.09.2006 tarihli vekaletname ile davalıyı vekil olarak tayin ettiğini, davalı vekilin taşınmazı satmış olmasına rağmen kendisine 28.000,00 TL ve 14.000,00 TL olmak üzere toplam 42.000,00 TL ödeme yaptığını, ancak taşınmaz bedelinin tamamını ödemediğini, davalının 100.000,00 Euro ödeme yapacağını, daha sonra yine bakiye satış bedelini ödeyeceğini ve davacının zararını gidereceğini söylemesine rağmen herhangi bir ödeme yapmadığını, bu olay nedeniyle eşi ile ailevi sorunlar yaşadığını, arsanın satış bedeli konusunda da davalının dürüst davranmadığını ileri sürerek, belirsiz alacak davası olarak, davaya konu taşınmazın satış tarihindeki rayiç bedelinin tespiti ile davalı tarafından yapılan kısmi ödemelerin düşülmesi suretiyle kalan bedelin tahsili için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 20.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; satışın yapıldığı tarih itibari ile ıslahın yapıldığı tarihte zamanaşımının dolduğu, 06.07.2021 tarihinde ıslaha konu edilen 376.353,85 TL'lik bedel yönü ile açılan davanın zamanaşımına uğraması nedeni ile reddine, yine her ne kadar taşınmazın satış tarihindeki değeri 438.353,85 TL olarak tespit edilmiş ve ıslah bu bedel üzerinden yapılmış ise de dava dilekçesi ile 42.000,00 TL ödemenin yapıldığı beyan edildiğinden davacının talep edebileceği bedelin 396.353,85 TL olduğu, ıslah nedeni ile dava açıldığı tarihte talep edilen 20.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 42.000,00 TL'lik kısım yönü ile davanın esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın belirsiz alacak davası olması nedeni ile dava tarihi itibariyle tüm alacak yönünden zamanaşımı kesildiği, vekaletname ve satış tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı Kanun'un 392 nci maddesi gereğince vekilin, müvekkil adına vekaleten yaptığı işten dolayı müvekkiline hesap verme zorunluluğunu yerine getirmedikçe zamanaşımının işlemeye başlamayacağı, davalı vekil hesap verme yükümlülüğünü davanın açıldığı tarihten önce yerine getirdiğini ispat edemediğinden davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı, davalı vekilin, davacı vekil edenin mülkiyetinde bulunan taşınmazı vekaleten satmış olmasına rağmen satış bedelini davacı vekil edene ödediğini yazılı ve kesin delillerle ispatlayamamış olması nedeniyle, yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince davaya konu taşınmazın satış tarihindeki rayiç değerinin, satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödemekle sorumlu olduğu gerekçesi ile yeniden davanın kısmen kabulü ile; 396.353,85 TL'nin, taleple bağlı kalınarak dava tarihi olan 01.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının 2007 yılında satıştan haberdar olduğunu beyan ettiğini, tapu sicilinin aleni olması nedeni ile taşınmazın satış tarihi itibariyle alacağın muaccel olduğunu bu nedenle 5 yıllık zamanaşımı süresinin dava ve ıslah tarihi itibariyle dolmuş olduğunu, davalının cezaevinde olması nedeniyle cevap dilekçesi veremediğini, bu nedenle eski hale getirme talep ettiklerini, ancak eski hale getirme taleplerinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, davanın zamanaşımı nedeniyle tümden reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekaletnamenin kötüye kullanılması nedeni ile tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yerinde olmasına, özellikle eski hale getirme talebinin süresinde ileri sürülmediği, davalının satış bedelini davacıya ödediğini ispatlayamadığı, vekilin vekalet ilişkisi kapsamında hesap verme yükümlülüğünün devam etmesi nedeni ile zamanaşımı süresinin başlamadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.