Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/2037 E., 2025/1272 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2037 E., 2025/1272 K. (03.03.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2037
Karar No
2025/1272
Karar Tarihi
03.03.2025

3. Hukuk Dairesi 2024/2037 E. , 2025/1272 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2366 E., 2024/373 K. DAVA TARİHİ : 22.02.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/77 E., 2022/227 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili;davacının kendisine ev alması, alınan evin muhtelif giderlerinin karşılanması maksadı ile ve bir kısımda borç olarak davalıya muhtelif paralar gönderdiğini, evi satın aldığını düşünen ve inanan davacının bu evde 2016 yılına kadar oturmaya, yaşamaya başladığını, 2016 yılında iki yıl süre ile kanser tedavisi gören davacının Türkiye'ye gelemediğini, 2018 yılında Türkiye'ye gelen davacının kapının kilidinin değişmesi nedeni ile evine giremediğini, evde davalının yaşamaya başladığını gördüğünü, davalının şüpheli sıfatıyla alınan ifadesinde davacıdan para aldığını kabul ettiğini ancak ödediğini iddia ettiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla kısmi dava olarak 30.000 Avro ve 176.083,00 NOK alacak taleplerinin bulunduğunu, bu ödemeler için fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalıya ödemelerin yapıldığı tarihten başlayarak yasal faiz işletilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacı ile davalının 10 yıllık süre ile tanıştıklarını, 6 yıla yakın da sevgili süreci yaşadıklarını, davacının davalıya birçok hediyeler aldığını, paralar verdiğini, yine davacının davalıya hibe ettiği paralar ile davaya konu evi davalının kendisi adına satın aldığını, tarafların uzun süre bu evde beraber yaşadıklarını, davacının evin devri konusunda ihtar göndermediğini, davacının kötü niyetli olduğunu, davacının kıskançlık nedeniyle bu davayı açtığını, davalının davacıdan aldığı düşük miktarlı borçlarını ödediğini, taraflar arasındaki ilişkinin bağışlama ilişkisi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tarafların beyanlarından ve dekontlardaki açıklamalardan davacının dava edilen miktarları davalının kendisine ev alması için gönderdiği bu kapsamda taraflar arasındaki hukuki ilişkin vekalet akdine dayalı olduğu, davalının vekalet akdi kapsamında üstlendiği edimleri yerine getirmeyerek kendisine gönderilen paralar ile adına taşınmaz satın alarak akde aykırı davrandığından davacının davalıya gönderdiği paraların iadesini talep edebileceği, davalının vekil sıfatıyla derhal hesap verme borcu ve sorumluluğu bulunduğu, kendisine karşı duyulan güveni suiistimal ederek paraları kendi malvarlığına geçirmek suretiyle vekalet görevini kötüye kullandığından aldığı paraları tahsil ettiği tarih itibariyle temerrüt halinde olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davanın zamanaşımı nedeni ile reddinin gerektiğini, taraflar arasındaki ilişkinin hukuki nitelendirmesinin hatalı yapıldığını, davacı ile davalı arasında 6 yıllık bir sevgililik sürecinin yaşandığını, davacının davalıya birçok hediyeler aldığını ve davalı adına taşınmaz alınması için para gönderildiğini, bu paraların bağışlama niteliğinde olduğunu, geri istenemeyeceğini, ayrıca tanıkların da dinlenmediğini ve faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık,vekalet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yerinde olmasına, her ne kadar davalı, davacı tarafından gönderilen paraların bağışlama niteliğinde olduğunu savunmuşsa da; davacı tarafından davalıya gönderilen havalelerin açıklama kısmında ödemelerin taşınmaz için yapıldığının belirtildiği, taraflar arasında vekalet ilişkisi bulunduğuna dair Mahkemenin kabulünün yerinde olduğu, vekilin vekalet ilişkisi kapsamında hesap verme yükümlülüğünün devam etmesi nedeni ile zamanaşımı süresinin başlamadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı