3. Hukuk Dairesi 2024/1746 E. , 2025/2606 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2355 E., 2024/245 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Köyceğiz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/359 E., 2022/154 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli, davalı vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'nin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; 04.03.2019 ila 01.11.2019 tarihleri arasında, 12 adet EFT ile davalıya toplamda 2.870.335,00 TL gönderdiğini, ödediği bedeli geri alamadığını, bu nedenle icra takibi başlattığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, Köyceğiz İcra Müdürlüğünün 2021/160 E. sayılı dosyasındaki vaki itirazın iptaline ve takibin devamına, haksız yere itiraz ederek takibin durmasına neden olan davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; davacının toplamda 12 adet ve 2.870.335 TL bedelindeki banka dekontları ile müvekkiline olan şahsi borcunu geri ödediğini, davacıya hiçbir borcunun olmadığını, bu yüzden yapılan takibin haksız olduğunu savunarak, takip miktarının %20’si miktarında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının ödemenin davacının dayandığı sebeple değil kendi dayandığı sebeple yapıldığı şeklindeki ikrarının vasıflı ikrar niteliğinde olduğu, dolayısıyla ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğu, her ne kadar davaya konu alacak miktarı itibariyle senetle ispat zorunluluğu bulunsa da 03.05.2019 tarihli 150.000,00 TL miktarlı dekontun açıklamasında “ödünç olarak verilen” ibaresinin bulunduğu, bu dekont nedeniyle dosyaya konu 12 adet dekontun delil başlangıcı olarak kabul edilebileceği, bu şekilde tanık beyanlarının da hükme esas alınabileceği kanaatine varıldığı, davacı tanığı olan ...'ın davacının davalıya borç olarak dosyaya konu dekontlara esas miktarları gönderdiğini beyan ettiği, tanığın tarafların arasındaki ilişkiye ilişkin beyanlarının hükme esas alınabilir nitelikte olduğu, Mahkemece ne tanık beyanlarının ne de dekontların bölünemeyeceği, her ne kadar yalnızca bir adet dekontta açıklama bulunsa da tanık beyanları ve dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde 12 adet dekontun da davacı tarafından davalıya borç gönderimine ilişkin olduğunun kabul edilmesi gerektiği, tanık beyanları hükme esas alınacaksa yalnızca tek bir dekont yönünden esas alınamayacağı, tanık beyanlarının da bir bütün halinde değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmakla davanın kabulü ile, davalı tarafından Köyceğiz İcra Müdürlüğünün 2021/160 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin 2.870.335,00 TL asıl alacak yönünden devamına, alacağın likit olduğundan asıl alacağın %20'si olan 574.067,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ispat yükü üzerine düşen davacının iddiasını, sadece 03.05.2019 tarihli "ödünç olarak verilen" açıklaması bulunan bedele ilişkin dekont ile ispat ettiği diğer para gönderimlerine ilişkin açıklamasız dekontlardaki miktarlar yönünden davalının gerekçeli inkara ilişkin savunması karşısında davasını ispat edemediği anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, açıkça yemin deliline de dayanmayan davacının davasının kısmen kabulüne, Köyceğiz İcra Müdürlüğünün 2021/160 E. sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacak 150.000,00 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz uygulanmasına, asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine, koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; davalı taraf yapılan ödemelerin aslında bir borç ifası mahiyetinde olduğunu iddia ederek başka bir vakıanın varlığını ileri sürerek artık ispat yükünü üzerine aldığını, ispat yükünü taşıyan davalının borç ilişkisini ispat edememesi nedeniyle, davanın kabulüne dair verilen ilk kararın doğru olduğunu, davalı tarafın savunmalarının kendi içerisinde çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Hazine ve Maliye Bakanlığı tebliğleri gereğince o tarihler itibariyle 7.000,00 TL’yi aşan tutardaki her türlü tahsilat ve ödemelerin aracı finansal kurumlar kanalıyla yapılması, bu tahsilat ve ödemelerin söz konusu kurumlarca düzenlenen belgeler ile tevsik edilmelerinin zorunlu olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili; 6 haftalık ihbar süresine uyulmadığını ve kötüniyet tazminatına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ödünç olarak gönderilen paranın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili; müvekkili tarafından 12 adet EFT (banka havalesi) yoluyla davalıya toplamda 2.870.335,00 TL'nin borç olarak gönderildiğini, talep etmesine rağmen borcun geri ödenmediğinden bahisle icra takibi başlattığını ileri sürmüş olup, davalı yan ödemelerin, davacıya borç olarak önceden gönderilen bedelin geri ödemesi olduğunu savunmuştur. Havale edilen bedele ilişkin banka makbuzlarının incelenmesinde ise, davacı tarafından gönderilen meblağa ilişkin 11 adet dekontta açıklama bulunmadığı, sadece 03.05.2019 tarihli 150.000 TL bedelli dekontta "ödünç olarak verilen" açıklamasının bulunduğu görülmüştür. Her ne kadar davacı tarafından davalının ikrarı sebebiyle ispat yükünü üzerine aldığı iddia edilmişse de, davalının cevap ve beyan dilekçelerinin incelenmesinde, davacının birlikte yaşadığı iddia edilen gayrıresmi eşi için davalının anahtar teslim villa tadilatı yapıp eşe teslim ettiği, bedelini davacının eşinden alamadığı, bunun için ayrıca davacının eşi hakkında yasal süreç başlatılacağının beyan edilmiş olduğu (ilerleyen süreçte davalı yanın beyan dilekçesi ile eşe karşı villa tadilatı sebebiyle ayrıca dava açıldığı bildirilmiştir), böylece davalının ispat yükünü üzerine alacak şekilde ikrarı olmadığı, beyanının dava dışı şahısla ilgili olup, bu dava ile ilgisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu açıklamalar ışığında, temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yukarıda açıklanan nedenlere göre taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Fazla alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 22647ec9db4c7d25 45fca02920e49ff7