Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/1742 E., 2025/2603 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/1742 E., 2025/2603 K. (06.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1742
Karar No
2025/2603
Karar Tarihi
06.05.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2024/1742 E. , 2025/2603 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/924 E., 2024/476 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/255 E., 2021/370 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'un sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; tarafların, Muğla İli Bodrum İlçesi ... Mahallesi .... Caddesi 351 ada 6 nolu parsel de bulunan taşınmazın satışı konusunda anlaştıklarını, akabinde 19.02.2020 tarihli hem satış sözleşmesi hem de taşınmaz cayma akçesine ilişkin bir protokol düzenlendiğini, davalı-satıcının satıştan sebepsiz yere vazgeçtiğini, müvekkilinin inşaat işi ile uğraşmakta olup müteahhit olduğunu, davalıdan taşınmazı alarak inşaat işlerine devam edecek olan müvekkilinin davalının cayması ile zarara uğradığını, müvekkilinin arsayı alamadığı için ev yaptıramadığını bu nedenle de satacağı evlerin kazancından mahrum kaldığını, müvekkilimin davalı ile yapmış olduğu sözleşmeye duyduğu güven ile başka taşınmaz araştırmasına giremediğini, alternatif aramadığını, bu sırada arsa fiyatlarının yükseldiğini ve müvekkilinin alabileceği diğer arsa fırsatlarını da kaçırdığını, Yargıtay içtihatları doğrultusunda davalının kusuru ile cezai şartı aşan zararların da istenebileceğine karar verildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik cezai şartı aşan zararı için 1.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; taraflar arasında yapılan protokollerin gayrimenkul satışına ilişkin olup resmi şekilde yapılmadıklarından hukuken geçersiz olduğunu, adi yazılı şekilde yapılan ve hukuken geçersiz olan sözleşmeye dayanılarak talepte bulunmanın hukuken mümkün olmadığını, davacının sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında yapılan 19.02.2020 tarihli "taşınmaz satış sözleşmesi" başlıklı sözleşme ile 19.02.2020 tarihli "taşınmaz cayma akçesi" başlıklı sözleşme resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu, zorunlu şekil koşuluna uygun olarak yapılmamış olan sözleşmelerin taraflarına hak ve borç doğurmayağı, ancak tarafların verdiklerini haksız iktisap (sebepsiz zenginleşme) hükümleri gereğince geri isteyebilecekleri, geçersiz sözleşme nedeniyle uğranılan müspet zararın tazmininin istenemeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu taşınmaz satışına ilişkin sözleşme resmi şekilde düzenlenmediği için geçersiz olup geçersiz sözleşme nedeniyle uğranılan müspet zararın tazmini istenemeyeceğinden İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili; tanıkları dinlenmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, tarafların hukuki niteliği itibariyle bir ön sözleşme, ön anlaşma iradesini ortaya koyan 19.02.2019 tarihli Protokolü imzaladıklarını, bu Protokolün satış sözleşmesi öncesi kurulmuş olan ön anlaşma, prensip anlaşması niteliğinde olduğunu, davalının dürüstlük kuralına aykırı davranışları nedeniyle müvekkilin malvarlığında meydana gelen zararın cezai şartın çok üstünde bulunduğunu, davalının fiyatını 2-3 kat arttıran arsa fiyatlarını gördükten sonra hiçbir haklı neden olmaksızın kötü niyetli olarak taraflar arasındaki sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin haksız feshi iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle taraflar arasında düzenlenen taşınmaz satımına ilişkin sözleşmenin geçersiz olması ve somut bir maddi zarara uğradığının davacı tarafından ispat edilememesi nedeniyle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1dbecfbaee3084f9 9f422c3737d9f8ea

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı