3. Hukuk Dairesi 2024/1650 E. , 2025/520 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/543 E., 2024/66 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında sağlık hizmeti satın alım sözleşmesi bulunduğunu, davalı Kurumun 09.12.2014 tarihli yazısı ile Sağlık Uygulama Tebliği'nin (SUT) "Fizik Tedavi Uygulamaları" başlığı altında düzenlenen Ek-8. maddesinde; postüral drenaj işleminin "aksi belirtilmedikçe yalnız Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon uzmanı uygulandığında faturalandırılabilir." denilmesine rağmen, müvekkiline ait hastane tarafından 2012 yılı Ocak, Şubat ve Mart dönemlerinde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları branşında yapılan postüral drenaj işlemlerinin Kuruma faturalandırıldığı gerekçesiyle, müvekkilinin hak edişlerinden toplam 50.139,51 TL kesinti yapılacağını bildirdiğini, ancak aynı dönemi kapsayan aynı işlemler nedeniyle Kurum tarafından daha önce örnekleme yöntemiyle yapılan inceleme sonucunda 50.112,33 TL kesinti yapıldığını, bu nedenle 34.790,18 TL tutarındaki kesintinin mükerrer olduğunu ileri sürerek; müvekkilinin yapılan kesintinin 34.790,18 TL'lik kısmından itfa nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; davacı aleyhinde mükerrer kesinti yapılmadığını, davaya konu Kurum işleminin mevzuata ve sözleşme hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.11.2020 tarihli kararıyla; uyulan 06.11.2019 tarihli bozma ilamı doğrultusunda, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması için gereken delil avansını yatırmak üzere davacı tarafa verilen kesin süre içerisinde eksikliğin giderilmediği, bu durumda davacının bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı, davacı tarafça ispata elverişli başka bir delil de sunulmadığı, dosyada mevcut delil durumu itibariyle davanın ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairemizin 21.09.2021 tarihli ilamıyla; Mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 324. maddesi kapsamında delil avansının yatırılması için davacıya usulüne uygun süre verilmediği, kaldı ki delil avansının duruşma günü yatırıldığı dikkate alınarak, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 06.11.2019 tarihli bozma kararı doğrultusunda rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisinin hatalı olduğu gerekçesiyle; hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; benimsenen bilirkişi heyeti raporunda, davacının 2012 Ocak dönemi için 3.741,80 TL ödemesi gerektiği, Şubat ve Mart dönemleri için Fatura İnceleme Komisyonu tarafından yapılan kesintilerin, yapılması gereken toplam kesinti tutarını karşıladığından herhangi bir geri ödeme yapılması gerekmediği, aksi takdirde Kurumca mükerrer ödeme yapılmış olacağı yönünde görüş bildirildiği, davalı Kurum tarafından kesintilerin örnekleme yolu ile yapıldığı, bu nedenle hangi hastadan ne kadar kesinti yapıldığının tam olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı, dosya kapsamına göre bilirkişi raporu ile taraf itirazlarının karşılanmış olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davacının 2012 Ocak, Şubat ve Mart dönemine ait davalı tarafından yapılan kesintilerden 31.048,38 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacı taraftan mükerrer kesinti yapılmadığını, daha önce yapılan kesintinin örnekleme yöntemiyle seçilen faturalara ilişkin olduğunu, davaya konu kesintinin ise Kurumun 2011/62 sayılı Genelgesinin (4.1) maddesindeki "Kurum ihtiyaç duyduğu hallerde fatura ve eki belgelerinin tamamını incelemeye yetkilidir." hükmü uyarınca faturaların tamamının incelenmesi neticesinde düzenlenen 09.10.2014 tarihli müfettiş raporuna istinaden yapıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, dosyanın aydınlatılmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı Kurum tarafından davacı sağlık hizmeti sunucusunun hak edişlerinden mükerrer kesinti yapılacağı iddiasıyla borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının 2012 Ocak dönemi için davalı Kuruma 3.741,80 TL borcunun bulunduğu, Şubat ve Mart dönemleri için ise Fatura İnceleme Komisyonu tarafından davacının hak edişlerinden yapılan kesintilerin, yapılması gereken toplam kesinti tutarını karşıladığı, bu nedenle davalı Kurumca herhangi bir geri ödeme yapılması gerekmediği, sonuç olarak davacının 2012 Ocak, Şubat ve Mart dönemine ait davalı tarafından yapılan kesintilerden 31.048,38 TL borçlu olmadığı yönünde görüş bildirildiği, söz konusu raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, Mahkemece bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e1440f50a3160152 546374e61767c8ad