Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/968 E., 2025/521 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/968 E., 2025/521 K. (23.01.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/968
Karar No
2025/521
Karar Tarihi
23.01.2025

3. Hukuk Dairesi 2024/968 E. , 2025/521 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2862 E., 2023/2914 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/494 E., 2021/372 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili Kurum müfettişlerince davalı şirket tarafından işletilen ... Tıp Merkezinde yapılan denetim sonucunda, 914 hasta dosyası üzerinden Kuruma faturalandırma yapılmasına rağmen ameliyat edildiği bildirilen 892 hastanın ameliyat edilmediğinin, 114 hasta yönünden de yapılmayan sağlık işlemlerinin yapılmış gibi gösterildiğinin; ayrıca bazı hastaların tarama, kampanya ve yönlendirme kapsamında tedavi edildiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine Kurum başmüfettişince düzenlenen 05.11.2018 tarihli ve 1 sayılı soruşturma raporuna istinaden taraflar arasındaki 2017 yılı Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesinin (12.15), (8.5.1) ve (8.6.3.) maddeleri gereğince davalı şirket hakkında 2.437.064,25 TL tutarında cezai şart uygulandığını, fatura edilen reçete bedelleri karşılığında da 727.540,20 TL yersiz ödeme yapıldığının tespit edilmesi üzerine, cezai şart bedeli ile yersiz ödeme bedeli toplamı 3.164.604,45 TL'nin Kuruma ödenmesi için davalı şirkete 25.02.2019 tarihinde iadeli taahhütlü borç bildirimi yapıldığını, ancak davalının bugüne kadar herhangi bir ödeme yapmadığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 2.437.064,25 TL cezai şart alacağının temerrüt tarihinden, 727.540,20 TL yersiz ödeme bedelinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; benimsenen bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda, davacı Kurumun tesis ettiği cezai işlemden doğan alacağını tahsil isteminin sözleşme hükümlerine uygun olduğu, buna göre reçete bedellerinin ödeme tarihlerinden itibaren geri ödenmesi gerektiği, davacı tarafça cezai şart alacağına temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edilmiş ise de, davalıya gönderilen temerrüt ihtarını içerir tebligatın bila tebliğ iade geldiği, davalı taraf usulüne uygun şekilde temerrüde düşürülemediğinden cezai şart alacağına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği belirtilerek; davanın kabulü ile 2.437.064,25 TL cezai şart alacağının dava tarihinden, 15.02.2014 ilâ 15.03.2016 tarihleri arasında her ay değişen miktarlarda ödenen toplam 727.540,20 TL tutarındaki reçete bedellerinin ise ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekilince İlk Derece Mahkemesi tarafından tüm alacak kalemleri ile faizlerin eksik hesaplandığı ileri sürülerek, hükmedilen alacak miktarına, faiz başlangıç tarihi ile oranına, ayrıca Kurum lehine hükmedilen vekâlet ücreti ile yargılama gideri miktarlarına itiraz edilmiş ise de, davacı tarafından dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında aynen; "...2.437.064,25 TL cezai şart alacağının temerrüt tarihinden, 727.540,20 TL reçete bedelinin ise ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline..." şeklinde talepte bulunulduğu, Mahkeme tarafından da davacının talebiyle bağlı kalınarak, cezai şarta dava tarihinden, yersiz ödeme bedeline (reçete bedellerine) ise her bir reçete yönünden ayrı ayrı olacak şekilde ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verildiği, taraflar arasındaki sözleşmede de cezai şart alacağının ödeme tarihine ve faiz başlangıç tarihine ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığı, ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 117. maddesinde; muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarı ile temerrüde düşeceğinin belirtildiği, davacının cezai şart alacağına ilişkin olarak davalıyı dava tarihinden önce temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat edemediği, bu alacak kalemi yönünden de dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle; başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; yersiz ödeme bedeli yönünden işletilen faizin başlangıç tarihi ile oranının hatalı olduğunu, cezai şart alacağı yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, zira müvekkili Kurum tarafından davalı şirket hakkında davadan önce denetim ve teftiş yapıldığını, akabinde borç kaydı çıkarılarak davalıya muhtıra gönderildiğini, dolayısıyla söz konusu borcun davadan önce muaccel hale geldiğini, borçlunun bilgilendirilerek ödeme talebiyle temerrüde düşürüldüğünü, ayrıca tüm alacak kalemleri ile faizlerinin ve Kurum lehine hükmedilen vekâlet ücreti ile yargılama giderlerinin eksik hesaplandığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; taraflar arasında imzalanan sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi uyarınca, davacı Kurum tarafından uygulanan cezai şart ve yersiz ödeme bedellerinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, davacı tarafça talep edilen cezai şart alacağına dava tarihinden, yersiz ödeme bedeline ise ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiz işletilmesinin yerinde olmasına, yine davacı lehine hükmedilen vekâlet ücreti ile diğer yargılama giderlerinin doğru hesaplandığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f54d764705bdd2e9 f59651fe55087207 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 3. Hukuk Dairesi 2024/968 E. , 2025/521 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2862 E., 2023/2914 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/494 E., 2021/372 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili Kurum müfettişlerince davalı şirket tarafından işletilen ... Tıp Merkezinde yapılan denetim sonucunda, 914 hasta dosyası üzerinden Kuruma faturalandırma yapılmasına rağmen ameliyat edildiği bildirilen 892 hastanın ameliyat edilmediğinin, 114 hasta yönünden de yapılmayan sağlık işlemlerinin yapılmış gibi gösterildiğinin; ayrıca bazı hastaların tarama, kampanya ve yönlendirme kapsamında tedavi edildiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine Kurum başmüfettişince düzenlenen 05.11.2018 tarihli ve 1 sayılı soruşturma raporuna istinaden taraflar arasındaki 2017 yılı Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesinin (12.15), (8.5.1) ve (8.6.3.) maddeleri gereğince davalı şirket hakkında 2.437.064,25 TL tutarında cezai şart uygulandığını, fatura edilen reçete bedelleri karşılığında da 727.540,20 TL yersiz ödeme yapıldığının tespit edilmesi üzerine, cezai şart bedeli ile yersiz ödeme bedeli toplamı 3.164.604,45 TL'nin Kuruma ödenmesi için davalı şirkete 25.02.2019 tarihinde iadeli taahhütlü borç bildirimi yapıldığını, ancak davalının bugüne kadar herhangi bir ödeme yapmadığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 2.437.064,25 TL cezai şart alacağının temerrüt tarihinden, 727.540,20 TL yersiz ödeme bedelinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; benimsenen bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda, davacı Kurumun tesis ettiği cezai işlemden doğan alacağını tahsil isteminin sözleşme hükümlerine uygun olduğu, buna göre reçete bedellerinin ödeme tarihlerinden itibaren geri ödenmesi gerektiği, davacı tarafça cezai şart alacağına temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edilmiş ise de, davalıya gönderilen temerrüt ihtarını içerir tebligatın bila tebliğ iade geldiği, davalı taraf usulüne uygun şekilde temerrüde düşürülemediğinden cezai şart alacağına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği belirtilerek; davanın kabulü ile 2.437.064,25 TL cezai şart alacağının dava tarihinden, 15.02.2014 ilâ 15.03.2016 tarihleri arasında her ay değişen miktarlarda ödenen toplam 727.540,20 TL tutarındaki reçete bedellerinin ise ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekilince İlk Derece Mahkemesi tarafından tüm alacak kalemleri ile faizlerin eksik hesaplandığı ileri sürülerek, hükmedilen alacak miktarına, faiz başlangıç tarihi ile oranına, ayrıca Kurum lehine hükmedilen vekâlet ücreti ile yargılama gideri miktarlarına itiraz edilmiş ise de, davacı tarafından dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında aynen; "...2.437.064,25 TL cezai şart alacağının temerrüt tarihinden, 727.540,20 TL reçete bedelinin ise ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline..." şeklinde talepte bulunulduğu, Mahkeme tarafından da davacının talebiyle bağlı kalınarak, cezai şarta dava tarihinden, yersiz ödeme bedeline (reçete bedellerine) ise her bir reçete yönünden ayrı ayrı olacak şekilde ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verildiği, taraflar arasındaki sözleşmede de cezai şart alacağının ödeme tarihine ve faiz başlangıç tarihine ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığı, ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 117. maddesinde; muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarı ile temerrüde düşeceğinin belirtildiği, davacının cezai şart alacağına ilişkin olarak davalıyı dava tarihinden önce temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat edemediği, bu alacak kalemi yönünden de dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle; başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; yersiz ödeme bedeli yönünden işletilen faizin başlangıç tarihi ile oranının hatalı olduğunu, cezai şart alacağı yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, zira müvekkili Kurum tarafından davalı şirket hakkında davadan önce denetim ve teftiş yapıldığını, akabinde borç kaydı çıkarılarak davalıya muhtıra gönderildiğini, dolayısıyla söz konusu borcun davadan önce muaccel hale geldiğini, borçlunun bilgilendirilerek ödeme talebiyle temerrüde düşürüldüğünü, ayrıca tüm alacak kalemleri ile faizlerinin ve Kurum lehine hükmedilen vekâlet ücreti ile yargılama giderlerinin eksik hesaplandığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; taraflar arasında imzalanan sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi uyarınca, davacı Kurum tarafından uygulanan cezai şart ve yersiz ödeme bedellerinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, davacı tarafça talep edilen cezai şart alacağına dava tarihinden, yersiz ödeme bedeline ise ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiz işletilmesinin yerinde olmasına, yine davacı lehine hükmedilen vekâlet ücreti ile diğer yargılama giderlerinin doğru hesaplandığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f54d764705bdd2e9 f59651fe55087207 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı