3. Hukuk Dairesi 2024/1386 E. , 2025/517 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1718 E., 2023/1855 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/259 E., 2022/189 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin işlettiği ... Hastanesinin davalı Kurum ile imzaladığı sözleşmeye uygun olarak sağlık hizmeti sunduğunu, davalı Kurumun 27.12.2018 tarihli yazısı ile müvekkili hakkında “ekli tabloda belirtilen sigortalıların kampanya kapsamında tedavi edilerek Kuruma faturalandırma yapıldığı” gerekçesiyle 30.000.00 TL, “03.09.2013 tarihinde çeşitli branşlarda tedavi gören N.F. isimli hastaya herhangi bir sağlık hizmeti sunulmadığı halde Kuruma fatura edildiği” gerekçesiyle de 10.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL cezai şart uygulandığının bildirildiğini, daha sonra belirtilen cezai şart tutarının müvekkilinin Kurum alacaklarından mahsup edildiğini, ancak kesinti işleminin sözleşme ve mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek; Kurum işleminin iptali ile 40.000,00 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 29.11.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle de, davalı Kurumun 27.12.2018 tarihli yazısı ile söz konusu fiiller nedeniyle müvekkili hakkında ayrıca uyarı cezası da uygulanacağını bildirdiğini belirterek, uyarı cezasına ilişkin Kurum işleminin iptalini istemiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; Kuruma iletilen şikayet dilekçeleri üzerine yapılan denetimde, davacıya ait hastane tarafından 2018 yılı Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesinin (8.5.2) ve (12.13) maddelerine aykırı işlem yapıldığının tespit edildiğini, davacının 27.12.2018 tarihli cevabi yazısıyla; ekli Tablo 3'te belirtilen ve Kuruma fatura edilen takiplerin Hastanelerinde kampanya ve tarama kapsamında tedavi gören hastalara ilişkin olduğunu, söz konusu takiplerin Kuruma sehven fatura edildiğini ve bu fiillerin Sözleşmenin (8.5.2.) maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, yine ekli Tablo 2'de belirtilen takiplerin Hastanelerinde kampanya kapsamında tedavi gören hastalara ilişkin olduğunu ve bu fiillerin Sözleşmenin (12.13.) maddesi yerine (8.5.2.) maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirttiğini, bu savunma yazısıyla davacının sözleşmeye aykırı fiillerini kabul etmiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; benimsenen bilirkişi kurulu raporunda, kesinti işlemine ilişkin hasta dosyalarının incelenmesinde, kesinti yapılan döneme ait tüm hasta kayıtlarının bulunduğu, yapılan işlemlerin birçok branşa ait olup hasta şikayetine yönelik tetkik ve tedavi işlemlerinin yapıldığı ve kampanya, check-up, tarama vb. amaçlı işlemler olmadığı yönünde görüş bildirildiği, buna göre davalı Kurumun "kampanya dahilinde sunulan hizmetin fatura edildiği" ve "sunulmayan sağlık hizmeti nedeniyle fatura düzenlendiği" iddialarıyla davacı hakkında uyguladığı cezai işlemlerin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile davalı Kurumun 27.12.2018 tarihli yazısıyla davacı hakkında uygulanan 40.000,00 TL tutarındaki cezai şartın tahsili işlemi ile uyarı işleminin iptaline, kesinti işleminin Mahkemenin tedbir kararıyla durdurularak kesilen bedelin davacıya iade edildiği anlaşıldığından tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, 40.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetimine elverişli olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, davacının 27.12.2018 tarihli savunma yazısıyla sözleşmeye aykırı fiillerini kabul ettiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; taraflar arasındaki sağlık hizmeti satın alma sözleşmesine dayalı olarak davacının hak edişlerinden yapılan kesintinin iptali ile kesilen bedelin iadesi istemine ilişkindir. 1. Davacı vekili 29.11.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile davalı Kurum tarafından müvekkili hakkında sözleşmeye aykırı davrandığı gerekçesiyle ayrıca uyarı cezası da uygulandığını ileri sürerek, uyarı cezasına ilişkin Kurum işleminin de iptalini talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesi uyarınca; hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Taleple bağlılık ilkesi, talep edilmeyene karar vermeme, talep edilenden fazlasına karar vermeme ve talep edilenden farklı bir şeye karar vermeme biçimlerinde mahkeme kararının sınırları belirler şekilde karşımıza çıkmaktadır. Mahkemece dava dilekçesine bakılarak tespit edilecek bu sınırlar, talep edilen hukuki sonuçtur. Aynı Kanun'un 119/1. maddesinin (ğ) bendine göre de, dava dilekçesinde açık bir şekilde talep sonucunun bulunması gerekir. Öte yandan, 6100 sayılı Kanun'un 176 vd. maddelerinde düzenlenen ıslah, dava konusu edilen hususların genişletilmesi veya değiştirilmesidir. Diğer bir anlatımla dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu haline getirilmesine yasal açıdan olanak bulunmamaktadır.Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı vekili dava dilekçesinde, davalı Kurumun 27.12.2018 tarihli yazısı ile sözleşmeye aykırı fiilleri nedeniyle müvekkili hakkında uygulanan 40.000,00 TL cezai şartın müvekkilinin Kurum alacaklarından mahsup edileceğini bildirdiğini ileri sürerek, söz konusu Kurum işleminin iptali ile müvekkilinin hak edişlerinden kesilen bedelin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ancak davalı Kurum tarafından aynı tarihli yazı ile davacı hakkında uygulanacağı bildirilen uyarı cezasının iptaline ilişkin bir talepte bulunmamıştır. Öte yandan, davacı tarafça uyarı cezasının iptaline ilişkin ayrı bir dava da açılmamıştır. Davacı vekilinin 29.11.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle ileri sürdüğü uyarı cezasının iptali istemi ise, mevcut davaya talep eklenmesi niteliğindedir. Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesince; dava konusu edilmeyen uyarı işleminin ıslah ile talebe eklenmesinin mümkün olmadığı gözetilerek, bu talebin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 2. Bundan ayrı; hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda; davacı tarafından sunulan CD'de yer alan hasta kayıtlarının incelendiği, bu kayıtların kesinti yapılan döneme ait davacı hastanede tedavi gören tüm hastalara ilişkin olduğu, davacıya ait hastane tarafından hasta şikayetlerine yönelik tedavi ve tetkiklerin yapıldığı, kampanya, check-up, tarama, vb. amaçlı işlemler olmadığı yönünde görüş bildirilmiş ise de; davalı Kurum vekilinin gerek cevap dilekçesinde gerekse temyiz dilekçesinde belirttiği üzere, davacıya ait hastanenin sözleşmeye aykırı olarak kampanya kapsamında tedavi, check-up, tarama ve benzeri işlemler uygulamasına rağmen Kuruma faturalandırma yaptığını kabul ettiği takipler, davalı Kurumun cezai işlem konulu yazısına ekli olarak davacıya gönderdiği Tablo 2 ve 3'te belirtilen sigortalı hastalara ilişkin olup, bilirkişilerce; ek Tablo 1'de gösterilen hastaların kampanya kapsamında tedavi, check-up, tarama ve benzeri işlemlere tabi tutularak Kuruma faturalandırma yapılıp yapılmadığı hususunda herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, davacı tarafın ek Tablo 1'de yer alan hastalara ilişkin savunma yazısına da dosya arasında rastlanmamıştır. Bilirkişi raporu bu haliyle hüküm kurmaya ve denetime elverişli değildir. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince; dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek, davalı Kurumun cezai işlem konulu yazısına ekli olarak davacıya gönderdiği tablolarda yer alan hastaların tamamının hastane kayıtları tek tek incelenmek suretiyle, davacı hastane tarafından bu hastalara kampanya kapsamında tedavi, check-up, tarama ve benzeri işlemler uygulanmasına rağmen sözleşmeye aykırı olarak Kuruma faturalandırma yapılıp yapılmadığı hususunda ayrıntılı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bir rapor aldırılması gerekirken, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiş; bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davalı yararına usulden BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4121a2390375bc07 5d4eb469c0818ec5