Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/1613 E., 2025/1334 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/1613 E., 2025/1334 K. (05.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1613
Karar No
2025/1334
Karar Tarihi
05.03.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2024/1613 E. , 2025/1334 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2492 E., 2024/381 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erdemli 1. Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi SAYISI : 2023/92 E., 2023/197 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; otel işleten müvekkili şirketin davalı ... şirketinin abonesi olduğunu, davalı ... çalışanları tarafından 27.12.2018 tarihinde müvekkilinin sahibi olduğu otel hakkında kaçak elektrik tutanağı tanzim edilerek elektriğinin kesildiğini, bu işlemin taraflar arasında akdedilen abonelik sözleşmesi ile 30.05.2018 tarihli Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine aykırı olduğunu ileri sürerek; usule ve yasaya aykırı kaçak elektrik tespit tutanağının iptaline, müvekkili şirketin davalı ... şirketine borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davanın Tüketici Mahkemesi sıfatıyla açılması nedeniyle ticaret mahkemesinde görülemeyeceğini, abonelik ilişkisinin davacı ile dava dışı Enerji ve Toroslar EPSAŞ ile kurulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davaya konu 27.12.2018 tarihli kaçak tutanağına istinaden davacıya tahakkuk ettirilen 2.661.994,40 TL'lik kaçak tahakkukundan davacının davalıya borçlu olmadığının belirlendiği gerekçesiyle, davacının menfi tespit davasının kabulüne, davalı ... tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağının iptali ile davaya konu bu tutanakta yer alan 2.661.994,40 TL'den borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatının şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı doğrultusunda alınan üç kişilik bilirkişi raporuna göre davaya konu kaçak tutanağının tutulduğu anda ölçü devresinin davalı ... şirketinin mührü ile mühürlü durumda olduğu, dolayısı ile ölçü devresine müdahale etmenin mümkün olmadığı, 27.12.2018 tarihli kaçak elektrik tüketim tespit tutanağında ölçü devresine müdahale şeklinin yazılmadığı, sayaç ölçü devresi mühürlerinin bozulduğuna dair herhangi bir ibare yazı ve belgenin olmadığı, şikâyet dilekçesinde belirtilen hususların gerek görsel ve gerekse teknik olarak uyuşmadığı, söz konusu ölçü sisteminin mühürlü olduğu dolayısı ile sisteme müdahalenin olmadığı ve kaçak elektrik kullanılmadığının belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan rapora göre karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturma dosyasında düzenlenen bilirkişi raporundaki tespitlerle çelişmesine rağmen bu çelişki giderilmeden hükme esas almaya elverişli olmayan rapora göre karar verildiğini, kararda ayrıca ceza dosyasında yer alan 08.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda da S1 ve S2 uçları arasında herhangi bir iletkene veya iletken özelliğini haiz malzemeye rastlanmadığı yönündeki tespit esas alınarak raporların birbiriyle örtüştüğü iddia edilen raporlar arasındaki çelişkinin varlığının ek rapor alınmasına gerek olmadığı yönündeki değerlendirmesinin hatalı olduğunu, kaçak elektrik tüketim tespitinin yapıldığı anı gösterir video kayıtlarına ilişkin olarak raporlarda farklı tespit ve değerlendirmelerin yer aldığı gözetildiğinde, raporların çelişkili olduğunun sabit olduğunu, dava konusu kaçak tutanağı ve video içeriklerinin birbiri ile örtüştüğünü, kaçak kullanım gerçekleştirilen yerin otel olduğu ve dönemsel farklılıkların da olacağını bu nedenle kaçak kullanım tarihinden geçmişe doğru gidilerek aynı döneme denk gelen ihtilafsız dönem değerlerinin dikkate alınması gerekirken raporda buna uygun değerlendirme yapılmadığını, raporda belirtildiğinin aksine davacının tüketimlerinde kaçak tespiti sonrasında ciddi oranda artışlar meydana geldiğinin kanıtı olduğunu, bilirkişi raporunda ölçü devresine müdahale etmenin mümkün olmadığı yönünde yapılan tespitlerin hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, ölçü devresine müdahale edilebilmesi için mührün kırılmasına gerek bulunmadığını, sayacın şoklanması, uyutulması ve üçüncü bir cihaz vasıtası ile tüketimler düşürülerek de müdahale edilebileceğini, farklı bir uzman bilirkişi heyetinden rapor aldırılması taleplerinin dikkate alınmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaçak elektrik kullanımı iddiasına dayalı yapılan tahakkuktan borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Derece Mahkemelerince hükme esas alınan bilirkişi raporunda davaya konu tutanak öncesi müşteri trafosunda ve tutanak sonrası davalı ... şirketinin kök binasındaki tüketim miktarları incelendiğinde her yılın aynı aylarının birbirine göre mukayese edildiğinde tüketimler arasında önemli bir fark olmadığının açıkça tespit edildiği, izlenen videoda kazındığı halde davaya konu olan S1 ve S2 uçları arasında herhangi bir iletkene veya başka bir malzemeden yapılmış kısmen iletkenlik özelliğine sahip herhangi bir bağlantının görünürde bulunmadığı, videoda görülen S1 ve S2 sekonder uçlarının bağlı olduğu tesisat ve akım trafolarının seri numaralarının görüntülerde olmadığı, 27.12.2018 tarihli kaçak tutanağında da videodan bahsedilmediği, davaya konu kaçak tutanağı tutulduğunda ölçü devresinin davalı ... şirketinin mührü ile mühürlü durumda olduğu, bu şekliyle ölçü devresine müdahale edilmesinin mümkün olmadığı, yine 27.12.2018 tarihli kaçak tespit tutanağında ölçü devresine müdahale şeklinin yazılmadığı, sayaç ölçü devresi mühürlerinin bozulduğuna dair bir ibare ya da yazı ve belgenin olmadığı, bu şekliyle davacı hakkında yapılan 2.661.994,40 TL'lik kaçak tüketim faturasının Yönetmeliğe uygun olmadığının belirtildiği, her ne kadar davalı tarafça ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunun aksi yönde değerlendirmeler içerdiği ileri sürülmüş ise de, ceza dosyasında hükme esas alınan İstanbul Teknik Üniversitesinden alınan 3'lü bilirkişi heyetinden alınan rapor incelendiğinde; video kayıtları ve şikayet dilekçesindeki hususların örtüşmediğinin, sonuç olarak ölçü sistemine müdahale edilmediğinin ve kaçak elektrik kullanımı olmadığının belirtildiği, bu şekliyle Derece Mahkemelerince hükme esas alınan bilirkişi raporunun ceza dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporu ile örtüştüğü, Yönetmelik hükümlerine uygun değerlendirme yapılarak davacının davalı ... şirketine borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı