Yargıtay Kararları › Yargıtay 2. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/5882 E., 2025/4218 K.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/5882 E., 2025/4218 K. (22.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5882
Karar No
2025/4218
Karar Tarihi
22.04.2025

2. Hukuk Dairesi 2024/5882 E. , 2025/4218 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI: 2021/2272 E., 2024/795 K. DAVA TÜRÜ: Katkı Payı, Değer Artış Payı ve Katılma Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ: Çeşme 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2017/236 E., 2021/433 K. Taraflar arasındaki davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek vekili ve davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmiş olup incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı erkek vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 22.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı ... vekili Av. ... ile karşı taraf temyiz eden davalı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1. Davalı kadın vekilinin temyiz dilekçesinin incelemesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, davalı aleyhine tespit edilen, hükmedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 368.200,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacı erkek vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde; a. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b. Davacı erkek vekilinin tasfiye konusu taşınmazın değerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Artık değere katılma alacağı miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır (TMK md. 227/1, 228/1, 232 ve 235/1). Yargıtay uygulamalarına göre tasfiye tarihi, karar tarihi olup Bölge Adliye Mahkemesince tasfiyenin yapılması halinde karar tarihi Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihidir. Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine, taraf vekillerinin başvurularının ayrı ayrı kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması suretiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmesine rağmen Bölge Adliye Mahkemesince tasfiye konusu 5684 ada 5 parsel 2 nolu bağımsız bölüm yönünden yukarıda izah edilen ilkeye aykırı şekilde, taşınmazın karar tarihinden (25.04.2024) yaklaşık üç buçuk yıl önceki (18.12.2020) belirlenen güncel değerlerine göre artık değere katılma alacağının hesaplanması doğru olmamıştır. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, tasfiye konusu taşınmazın tasfiye (önceki karar bozulmakla değer güncelliğini yitirdiğinden bozma sonrası yeni karar tarihine en yakın tarihteki) tarihi itibariyle sürüm (rayiç) değerleri belirlendikten sonra, talep miktarı ve usuli kazanılmış haklar da gözetilerek artık değere katılma alacağına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı Kadın Yönünden Davalı kadın vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, B. Davacı Erkek Yönünden 1. Davacı kadın vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının tasfiye konusu taşınmazın güncel değeri yönünden BOZULMASINA, 2. Davacı erkek vekilinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, Duruşma için takdir olunan 28.000,00 TL vekâlet ücretinin ...'den alınıp ...'a verilmesine, Temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! bccd3825fd4c1704 34592c76a45fff82

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı