12. Hukuk Dairesi 2025/3742 E. , 2025/4965 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 sayılı Kanun’la değişik İİK'nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız icra takibinde borçlunun yetkiye ve borca itirazı üzerine ... takibin devamı maksadıyla alacaklının itirazın kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince yetki itirazının kaldırılmasına, borca itirazın kaldırılması isteminin ise kısmen kabulü ile takibin 350.000,00 USD asıl alacak ve 4.292,12 USD işlemiş faiz yönünden devamına, alacaklı lehine tazminata hükmedilmesine ve borçlunun tazminat isteminin de reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği görülmüştür. İİK'nın 68/1. maddesi gereğince; talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit ise, alacaklı itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Öte yandan; İİK’nın 63. maddesi uyarınca, nasıl ki itiraz eden borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez ise, alacaklının da takip konusu yapmadığı ve takip dosyasına sunmadığı bir belgeyi itirazın kaldırılması aşamasında ileri süremeyeceğinin kabulü gerekir. Somut uyuşmazlıkta; genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız icra takibinde, takip talebi ve ödeme emrinde borcun sebebinin “ resmi – gayri resmi hisselerin satış bedeline konu protokol ödemeleri 359.936,98 TL” olarak gösterildiği, takip dosyasına takibin dayanağı olarak bir belge sunulmadığı ve ödeme emri ile de borçluya gönderilmediği, borçlunun icra dairesine süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesinde yetki itirazının yanı sıra borca ve ferilerine itiraz ettiği, dolayısıyla icra takibinde İİK’nın 68/1. maddesinde düzenlenen belgelerden birine dayanılmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar, alacaklı tarafından, itirazın kaldırılması isteminin ekinde icra mahkemesine 19.08.2021 tarihli bir belge sunularak, söz konusu belgenin İİK'nın 68. maddesindeki belgelerden sayılacağı ileri sürülmüş ve bu iddia İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince yerinde görülerek sonuca gidilmiş ise de; bu belge alacaklı tarafından ilk kez 04.12.2023 tarihli mahkemeye başvuru dilekçesinin delil kısmında yer almış ve bu dilekçe ekinde mahkemeye sunulmuştur. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, borçlunun borç doğuran hukuki ilişkiyi kabul etmesi borcu kabul anlamına gelmeyip, alacaklının alacağını İİK'nın 68/1. maddesinde belirtilen belgelerle ispat etmesi gerekir. Kural olarak alacaklının, ilamsız icra takibinde sunmadığı bir belgeye itirazın kaldırılması aşamasında dayanamayacağı tabii olmakla, alacaklı yanca ilk kez itirazın kaldırılması aşamasında sunulan belgenin, kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren belge niteliğinde olduğunun kabulü mümkün değildir. O halde, İlk Derece Mahkemesince, alacağın varlığı ve miktarının, İİK'nın 68/1. maddesinde yazılı belgelerle ispatlanamaması nedeniyle alacaklının, borca itirazın kaldırılmasına yönelik talebinin yargılamayı gerektirdiğinden bahisle borca itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 04.03.2025 tarih ve 2024/2015 E. - 2025/429 K. sayılı kararının (KALDIRILMASINA), İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 04.07.2024 tarih ve 2023/754 E. - 2024/458 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 276d534f9303247d d11f281ecd93a223
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3742 E., 2025/4965 K. (26.06.2025) – Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3742
- Karar No
- 2025/4965
- Karar Tarihi
- 26.06.2025
- Konu
- Tazminat
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3498 E., 2025/4961 K. 26.06.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/2137 E., 2025/4963 K. 26.06.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3683 E., 2025/4964 K. 26.06.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3181 E., 2025/4966 K. 26.06.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3213 E., 2025/4973 K. 26.06.2025
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3517 E., 2025/4979 K. 26.06.2025
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı