Yargıtay Kararları › Yargıtay 12. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/3181 E., 2025/4966 K.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3181 E., 2025/4966 K. (26.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3181
Karar No
2025/4966
Karar Tarihi
26.06.2025

12. Hukuk Dairesi 2025/3181 E. , 2025/4966 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Şikayetçi ipotekli taşınmaz malikleri olan ..., ... ve ...’in icra mahkemesine başvurularında; sair şikayetleri ile birlikte aynı alacağın tahsili için daha önce İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün 2018/21802 E. numaralı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, İİK'nın 45. maddesine aykırı olarak iş bu şikayete konu icra dosyasından da ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi yapıldığını ileri sürerek, İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2018/4019 E. numaralı dosyasında başlatılan ipotekli icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ettikleri, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kabulü ile takibin şikayetçiler yönünden iptaline hükmedildiği, karara karşı alacaklının istinaf yoluna başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın alacaklı banka tarafından temyiz edildiği görülmüştür. İİK'nın 45. maddesinde rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusunun iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceği, poliçe ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki 167. madde hükmünün mahfuz olduğu, söz konusu 167. maddede ise; alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senede müstenit olan alacaklının, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte bulunabileceği düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlığın incelenmesinde; alacaklı banka tarafından öncelikle 26.6.2018 tarihinde, İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün 2018/21802 E. numaralı dosyasında toplam 3.438.905,44 TL alacak için kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, bu takipte borçlu olarak ... Ltd. Şti., ... ve ...’in yer aldığı, yine aynı alacaklı tarafından, 02.8.2018 tarihinde, bu kez toplam 3.503.923,87 TL alacak için işbu şikayete konu İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2018/4019 E. numaralı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi başlatıldığı ve bu takipte borçlu olarak ... Ltd. Şti.’nin, ipotek borçluları olarak da şikayetçiler ..., ... ve ...’in yer aldığı görülmüştür. Her ne kadar İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerinin, her iki takip konusu alacağın aynı borç ilişkisinden kaynaklandığına ve bu suretle tercih hakkını kambiyo takibinden yana kullanan alacaklının, kambiyo takibi derdest iken ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlattığı icra takibinin mükerrer olduğuna dair gerekçesi şikayetçi ... yönünden yerinde ise de; şikayetçi ipotek borçlularından olan ... ve ... hakkında başlatılmış bir kambiyo takibi bulunmadığından, adı geçen şikayetçiler yönünden bu gerekçeye dayanılarak takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. Bölge Adliye Mahkemesinin, zorunlu takip arkadaşlığı ve ipoteğin bölünmezliği ilkeleri gereğince kambiyo takibinde taraf olmayan şikayetçiler yönünden de takibin iptalinin yerinde olduğu yönündeki gerekçesi ise, şikayet nedeninin mükerrer takip olması nedeniyle yerinde görülmemiştir. Zira; söz konusu ilkeler nedeniyle ipotek borçluları tarafından takibin iptali talebinin her zaman ayrı bir şikayetin konusu yapılabileceği tabiidir. O halde; İlk Derece Mahkemesince, şikayetçiler ... ve ... yönünden, şikayete konu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan ilamlı icra takibinin mükerrer olduğuna dair şikayetin yerinde olmadığı nazara alınarak, adı geçen şikayetçiler yönünden şikayet dilekçesinde ileri sürülen sair şikayet nedenleri incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Alacaklının temyiz isteminin kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 25.02.2025 tarih ve 2023/398 E. - 2025/341 K. sayılı kararının (KALDIRILMASINA), İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 21.11.2022 tarih ve 2022/523 E. - 2022/1359 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.06.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 665debfe0474322f 4f37a713e58e39f3

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı