11. Hukuk Dairesi 2025/984 E. , 2025/5774 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2039 Esas, 2024/2361 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/179 E., 2024/671 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2021/32869, 2021/32882 ve 2021/32874 E. sayılı dosyaları üzerinden üç adet 225.000,00 TL bedelli çeke dayalı takip başlatıldığını, oysa davalı şirketin 04.09.2018 tarihli protokolle ...’e 6.150.000,00 TL borcunu kabul ettiğini ve bu protokolün 5. bendinde davacı ve grup şirketi ...’e ait toplam 7.700.000,00 TL bedelli çeklerden dolayı borçlu olmadığını ikrar ettiğini, ardından 26.11.2018 tarihli protokolle önceki protokolün tasfiye edilip tarafların ibralaştığını, bu protokol kapsamında davalı borçlarının 1.700.000,00 TL’lik kısmının ...’in Kayseri Büyükşehir Belediyesinden olan alacağının temliki yoluyla ödendiğini, takibe konu çeklere ilişkin borcun ödenmesine rağmen davalının çekleri iade etmeyerek haksız icra takipleri başlattığını ileri sürerek davacının takip konusu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ödeme iddiasını ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davacının dayandığı protokol ve temlik sözleşmelerinin davalı şirketi bağlayıcı nitelikte olmadığını, bu belgelerde davalıya ait kaşe ve şerh bulunmadığını, şirket yetkilisinin yaptığı işlemlerin doğrudan şirketi bağladığının kabul edilemeyeceğini, alacağın temliki ya da ibra sonucunu doğuran geçerli bir belgenin mevcut olmadığını, emre yazılı çeklerin temliki için zilyetliğin devrinin zorunlu olduğunu ve dava konusu çeklerin zilyetliği devredilmediğinden temlikin geçerli sayılamayacağını, derdest menfi tespit davasında ispat yükünün davacıda olduğunu, çeklerin davalının doğrudan alacağına ilişkin olduğunu ve hatır çeki iddiasının davacı tarafından ispatlanamadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacının, Kayseri Genel İcra Dairesinin 2021/32869, 2021/32882 ve 2021/32874 E. sayılı takip dosyalarına dayanak yapılan çekler nedeniyle davalı ... Uluslararası Transport Ticaret ve Sanayi A.Ş.’ye borçlu olmadığına, icra takipleri kapsamında davacıdan tahsil edilen toplam tutarların 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72/6 hükmü uyarınca istirdatına ve ticari avans faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, hükmün kesinleşmesiyle icra takiplerinin iptaline, ayrıca İİK'nın 72/5 hükmü uyarınca haksız ve kötüniyetli takip yapıldığı kabul edilerek takip konusu 1.243.950,13 TL'nin %20’si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit-istirdat talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.