Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/755 E., 2025/5380 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/755 E., 2025/5380 K. (16.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/755
Karar No
2025/5380
Karar Tarihi
16.09.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/755 E. , 2025/5380 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1724 Esas, 2024/1919 Karar KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/181 E., 2022/56 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şahsın 5. sınıfa giren emtialar ile bunların 35. sınıf altında satışı hizmetlerinde marka olarak tescil ettirmek üzere yaptığı “...” ibareli marka başvurusuna davacının 2017/104513 sayılı “...” ibareli tescilli markasına ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) m.6/1 hükmüne dayalı olarak gerçekleştirdiği itirazın, TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu (YİDK) tarafından reddi işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira taraf markalarında geçen “...” ve “...” ibarelerinin görsel, işitsel ve kavramsal açılardan birbirlerine benzediğini, ayrıca markaların aynı emtialarda kullanılacağını, markaların ortalama tüketici tarafından ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılma olasılığının yüksek olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’in 15.05.2021 tarihli ve 2021-M-3389 sayılı kararının iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde;dava konusu edilen işlemde bahsi geçen markaların karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derecede birbirine benzemediğini, taraf markalarının hitap ettiği ortalama alıcı kitlesinin doktorlar ve eczacılar olduğunu, bu alıcıların dikkat/özen/bilgi seviyelerinin yüksek olduğunu, karşılaştırılan markaları karıştırmalarının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerlik bulunduğundan ve davacının uyuşmazlığa konu ettiği 05. sınıftaki emtialar ile bunların 35. sınıf altında toptan/perakende satışı hizmetleri açısından emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartı da gerçekleştiğinden, bu emtialar açısından markaların ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin somut olayda bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 2021-M-3389 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiş hüküm, davalı Kurum vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 2020/60112 sayılı "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 2017/104513 sayılı "..." ibareli marka arasında, uyuşmazlık konusu 5.sınıf mallar ile 35.sınıfta 5.sınıf malların satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetleri yönünden SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira aralarında hekim ve kimya mühendisi bilirkişilerin bulunduğu bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda, davacının itirazına mesnet "..." ibaresinin herhangi bir ilacın etken maddesinin adı olmadığının, davacı tarafından yaratılmış olması nedeniyle ayırt ediciliğinin yüksek bulunduğunun belirtildiği, dava konusu başvuruya davacı markasına nazaran yeterli düzeyde ayırt edicilik kazandırılmadığı, ilgili alıcı kitlesinin bilinç düzeyinin yüksek olmasının da varılan sonucu değiştirmeyeceği gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı Kuruma yükletilmesine, 16.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 443f390dbb627124 1bc381b8affbc22d

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı