Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/1223 E., 2025/5388 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1223 E., 2025/5388 K. (16.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1223
Karar No
2025/5388
Karar Tarihi
16.09.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/1223 E. , 2025/5388 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1717 Esas, 2024/1886 Karar HÜKÜM : Esastan ret; davanın reddi Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin kurulduğu günden bu yana nizasız ve fasılasız surette kullanarak ayırt edicilik kazandırdığı adına tescilli "..." ibareli markalarının iyi bilinen tanınmış marka haline geldiğini, davalı şirketin müvekkilinin “...” ibareli markasının toplumda edindiği bilinirlikten haksız biçimde yararlanmaya çalıştığını, müvekkilinin 2001 yılından beri "..." ibareli ve esas unsurlu seri markaların maliki olduğunu, markasını uzun yıllardan beri yoğun ve ciddi surette kullandığını, söz konusu marka üzerinde öncelik ve üstün hak sahibi olduğunu, müvekkili adına tescilli markalarla davalı şirket adına tescil başvurusu yapılan marka arasında yazılış, okunuş ve telaffuz bakımından ayniyet olduğu gibi her iki markanın da kullanılmak istendiği sınıf aynı olduğundan bu hizmetlerden yararlanacak tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2018-M- 11284 sayılı kararının iptaline, davalı markasının tescili halinde 25. sınıfta yer alan mallar bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin, 15 Haziran 1954 tarihinde İsviçre’nin Basel kantonunda kurulduğunu, içlerinde Türkiye’nin de bulunduğu 55 farklı ülkenin futbol federasyonlarının üye olduğu, 60 yılı aşkın zamandır faaliyet gösteren bir birlik olduğunu, müvekkilinin dünya çapında insanları futbol oynamaya teşvik etmek amacıyla kim veya nereli olduğu, nasıl oynadığı vb. koşulları gözetmeksizin herkesi futbol oynamaya çağıran bir kampanya başlattığını ve bu kampanyayı da dilimizdeki karşılığı “Eşit Oyun” olan “... Game” sloganıyla adlandırdığını, tamamen farklı konseptlerde oluşturulmuş markalar arasında iltibas ihtimali bulunmadığını, davacının dayanak markalarının ilgili mallar ve hizmetler üzerinde kullanılıp kullanılmadığının belli olmadığını, davacının itirazına dayanak gösterdiği markalardan 2010/84477 ve 2001/27811 sayılı markalarının tescil tarihinin 5 yıldan eskiye dayandığının tespit edildiğini, davacının itirazına karşı cevapları sunulurken davacının bu marka tescilleri kapsamındaki mal ve hizmetler üzerinde kullanımını gösteren delilleri sunmasının talep edildiğini, davacının itiraz dilekçesinde sunduğu, markasının kullanımına ilişkin görsellerin markaların ciddi kullanımını ispata elverişli olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının sunduğu etiketlerin hangi tarihlere ilişkin olduğunun belirtilmediği, dayanılan faturalarda ise markanın yazılı olmadığı, diğer taraftan markanın kullanıldığının kabul edilebilmesi için ticari anlamda ciddi kullanımın bulunması gerektiği, sunulan 2 adet faturanın üzerinde marka adı yazılı olsaydı bile bu sayıdaki kullanmanın, markanın ciddi kullanıldığının ispatı için yeterli olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali ve tescili halinde davacı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince HMK 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2556cd8dbaf1792f a3cf5e9373a31482

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı