11. Hukuk Dairesi 2025/572 E. , 2025/2751 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/26 Esas, 2021/517 Karar BİRLEŞEN İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2017/514 E., 2018/663 K. SAYILI DOSYASI HÜKÜM : Asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/514 E. sayılı davasının kabulüne, birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/729 E. sayılı davasının reddine Taraflar arasında görülen davada mahkemece verilen kararı onayan Dairenin kararı aleyhinde Asıl ve Birleşen davada davalı .... Paz. Turizm Nak. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup görüşüldü: KARAR
I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; taraf şirketler arasında imzalanan işleticilik sözleşmesine göre davalının yalnızca müvekkiline ait ürünleri satmayı taahhüt ettiğini, sözleşmenin ihlali halinde müvekkilinin sözleşmeyi fesih ve buna istinaden de cezai şart olarak 100.000,00 USD isteme hakkının bulunduğunu, ayrıca imzalanan taahhütname ile taahhüt edilen yıllık satış miktarının gerçekleştirilmemesi halinde eksik kalan kısım için davalının kâr mahrumiyeti ödemeyi kabul ettiğini, ancak davalının başka bir akaryakıt dağıtım şirketinin bayiliğini üstlendiğini, mahkemece yapılan tespitte anılan işyerinde .... logosu ile birlikte ... logolu pompaların monte edilmemiş vaziyette beklediğinin belirlendiğini, davalıya ihlalini düzeltmesini ve sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmesi için ihtarlar gönderilmesine rağmen ihlale son verilmediğini ileri sürerek cezai şarttan şimdilik 10.000,00 USD'nin, kâr kaybından şimdilik 10.000,00 USD'nin tahsiline ve davalıya ariyet malzemesi olarak verilen malzemelerin iadesine, iadenin mümkün olmadığı durumda ise bedeli olarak şimdilik 5.000,00 USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/729 E. sayılı birleşen dava dilekçesinde ise; davacı ile malik olan davalılar arasında intifa hakkı tesis edilmesi için protokol imzalandığını, protokolün ihlali halinde davacının protokolü feshi ile birlikte 200.000,00 USD cezai şart talep etme hakkının olduğunu, protokol konusu gayrimenkul üzerinde başkaca bir akaryakıt dağıtım firması lehine intifa hakkı tesis edildiğini ileri sürerek cezai şart alacağından şimdilik 20.000,00 USD'nin yabancı paraya uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davacı vekili İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/514 E. sayılı birleşen dava dilekçesinde; Yargıtay bozma ilamından sonra davacı tarafından asıl davalı şirkete yönelik olarak saklı tuttuğu 90.000,00 USD cezai şartın tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip başlatttığını, davalı borçlunun haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Asıl ve birleşen davalı vekili cevap dilekçesinde; asıl davada, sözleşmenin intifa hakkının varlığına bağlı olarak imzalandığını, ancak davacının intifa hakkının bulunmaması nedeniyle sözleşmenin yok hükmünde olduğunu, geçersiz sözleşmeden dolayı cezai şart ve kâr mahrumiyetinin talep edilemeyeceğini, davalının sözleşme gereği davacının ürünlerini bir süre sattığını, lakin davacının intifa hakkını alma edimini yerine getirmemesi üzerine davalı şirketin başka bir dağıtım şirketinden bayilik almak zorunda kaldığını, kâr mahrumiyetinin fesih halinde talep edilemeyeceğini, müvekkilinin eski sözleşme ile teslim aldığı demirbaşları iade etmeye hazır olduğuna dair davacıya ihtarname gönderdiğini, ihtara rağmen dava açılmasının haksız olduğunu, fahiş cezai şart talep edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/729 E. sayılı birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; protokolün resmi şekilde yapılmadığından gerçersiz olduğunu, intifa tesis işlemlerinin davacının kusuru nedeniyle yerine getirilmediğini, davalıların başka bir şirketle anlaşmak zorunda kaldıklarını, taraflar arasındaki protokolün uygulanma imkanının hukuken ve fiilen ortadan kalktığını, cezai şartın fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3.Davalı vekili İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/514 E. sayılı birleşen davada cevap dilekçesinde; asıl davadaki beyanlarıyla davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak asıl davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 USD cezai şart alacağının 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarınca bir yıl vadeli USD mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 10.000,00 USD kar kaybı alacağının 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarınca bir yıl vadeli USD mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı tarafından davalı şirkete ariyet olarak verilen; “ fiyat panosu, fiyat panosu numaratörü, Flute projesi, 4 adet gaz dedektörü, 2 adet Meksan Wayne çiftli pompa, 2 adet Meksan Wayne tekli pompa" demirbaşların davalıdan aynen alınarak davacıya iadesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde infaz sırasında İcra Müdürlüğünce 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 24. maddesi gereğince işlem yapılmasına, bu yönden terditli taleplerden ikincisi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/729 E. sayılı davanın reddine, birleşen İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/514 E. sayılı davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2016/17680 E. sayılı dosyasında 90.000,00 USD asıl alacak için yaptığı itirazın iptaline, bu miktar asıl alacağın takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarınca bir yıl vadeli USD mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faizi uygulamak sureti ile takibin devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davalarda davalı şirket vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 03.12.2024 tarihli, 2024/4536 E. ve 2024/8613 K. sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, Dairemiz ilamına karşı asıl ve birleşen davada davalı şirket vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
IV. KARAR DÜZELTME İNCELEMESİ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacının cezai şart, kâr kaybı ve ariyet olarak verilen malların teslimi istemine, birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/729 E. sayılı dava, cezai şartın tahsili, birleşen İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/514 E. sayılı dava, asıl dava dosyasında saklı tutulan cezai şart alacağının tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davalı şirket vekilinin 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
V. SONUÇ: Asıl ve birleşen davada davalı şirket vekilinin karar düzeltme isteminin HUMK'un 442. maddesi gereğince REDDİNE, karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 3.605,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen asıl ve birleşen davada davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 941b688a2264f731 ba205f148df76567 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 11. Hukuk Dairesi 2025/572 E. , 2025/2751 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/26 Esas, 2021/517 Karar BİRLEŞEN İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2017/514 E., 2018/663 K. SAYILI DOSYASI HÜKÜM : Asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/514 E. sayılı davasının kabulüne, birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/729 E. sayılı davasının reddine Taraflar arasında görülen davada mahkemece verilen kararı onayan Dairenin kararı aleyhinde Asıl ve Birleşen davada davalı .... Paz. Turizm Nak. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup görüşüldü: KARAR
I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; taraf şirketler arasında imzalanan işleticilik sözleşmesine göre davalının yalnızca müvekkiline ait ürünleri satmayı taahhüt ettiğini, sözleşmenin ihlali halinde müvekkilinin sözleşmeyi fesih ve buna istinaden de cezai şart olarak 100.000,00 USD isteme hakkının bulunduğunu, ayrıca imzalanan taahhütname ile taahhüt edilen yıllık satış miktarının gerçekleştirilmemesi halinde eksik kalan kısım için davalının kâr mahrumiyeti ödemeyi kabul ettiğini, ancak davalının başka bir akaryakıt dağıtım şirketinin bayiliğini üstlendiğini, mahkemece yapılan tespitte anılan işyerinde .... logosu ile birlikte ... logolu pompaların monte edilmemiş vaziyette beklediğinin belirlendiğini, davalıya ihlalini düzeltmesini ve sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmesi için ihtarlar gönderilmesine rağmen ihlale son verilmediğini ileri sürerek cezai şarttan şimdilik 10.000,00 USD'nin, kâr kaybından şimdilik 10.000,00 USD'nin tahsiline ve davalıya ariyet malzemesi olarak verilen malzemelerin iadesine, iadenin mümkün olmadığı durumda ise bedeli olarak şimdilik 5.000,00 USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/729 E. sayılı birleşen dava dilekçesinde ise; davacı ile malik olan davalılar arasında intifa hakkı tesis edilmesi için protokol imzalandığını, protokolün ihlali halinde davacının protokolü feshi ile birlikte 200.000,00 USD cezai şart talep etme hakkının olduğunu, protokol konusu gayrimenkul üzerinde başkaca bir akaryakıt dağıtım firması lehine intifa hakkı tesis edildiğini ileri sürerek cezai şart alacağından şimdilik 20.000,00 USD'nin yabancı paraya uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davacı vekili İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/514 E. sayılı birleşen dava dilekçesinde; Yargıtay bozma ilamından sonra davacı tarafından asıl davalı şirkete yönelik olarak saklı tuttuğu 90.000,00 USD cezai şartın tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip başlatttığını, davalı borçlunun haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Asıl ve birleşen davalı vekili cevap dilekçesinde; asıl davada, sözleşmenin intifa hakkının varlığına bağlı olarak imzalandığını, ancak davacının intifa hakkının bulunmaması nedeniyle sözleşmenin yok hükmünde olduğunu, geçersiz sözleşmeden dolayı cezai şart ve kâr mahrumiyetinin talep edilemeyeceğini, davalının sözleşme gereği davacının ürünlerini bir süre sattığını, lakin davacının intifa hakkını alma edimini yerine getirmemesi üzerine davalı şirketin başka bir dağıtım şirketinden bayilik almak zorunda kaldığını, kâr mahrumiyetinin fesih halinde talep edilemeyeceğini, müvekkilinin eski sözleşme ile teslim aldığı demirbaşları iade etmeye hazır olduğuna dair davacıya ihtarname gönderdiğini, ihtara rağmen dava açılmasının haksız olduğunu, fahiş cezai şart talep edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/729 E. sayılı birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; protokolün resmi şekilde yapılmadığından gerçersiz olduğunu, intifa tesis işlemlerinin davacının kusuru nedeniyle yerine getirilmediğini, davalıların başka bir şirketle anlaşmak zorunda kaldıklarını, taraflar arasındaki protokolün uygulanma imkanının hukuken ve fiilen ortadan kalktığını, cezai şartın fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3.Davalı vekili İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/514 E. sayılı birleşen davada cevap dilekçesinde; asıl davadaki beyanlarıyla davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak asıl davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 USD cezai şart alacağının 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarınca bir yıl vadeli USD mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 10.000,00 USD kar kaybı alacağının 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarınca bir yıl vadeli USD mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı tarafından davalı şirkete ariyet olarak verilen; “ fiyat panosu, fiyat panosu numaratörü, Flute projesi, 4 adet gaz dedektörü, 2 adet Meksan Wayne çiftli pompa, 2 adet Meksan Wayne tekli pompa" demirbaşların davalıdan aynen alınarak davacıya iadesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde infaz sırasında İcra Müdürlüğünce 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 24. maddesi gereğince işlem yapılmasına, bu yönden terditli taleplerden ikincisi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/729 E. sayılı davanın reddine, birleşen İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/514 E. sayılı davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2016/17680 E. sayılı dosyasında 90.000,00 USD asıl alacak için yaptığı itirazın iptaline, bu miktar asıl alacağın takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarınca bir yıl vadeli USD mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faizi uygulamak sureti ile takibin devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davalarda davalı şirket vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 03.12.2024 tarihli, 2024/4536 E. ve 2024/8613 K. sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, Dairemiz ilamına karşı asıl ve birleşen davada davalı şirket vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
IV. KARAR DÜZELTME İNCELEMESİ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacının cezai şart, kâr kaybı ve ariyet olarak verilen malların teslimi istemine, birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/729 E. sayılı dava, cezai şartın tahsili, birleşen İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/514 E. sayılı dava, asıl dava dosyasında saklı tutulan cezai şart alacağının tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davalı şirket vekilinin 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
V. SONUÇ: Asıl ve birleşen davada davalı şirket vekilinin karar düzeltme isteminin HUMK'un 442. maddesi gereğince REDDİNE, karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 3.605,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen asıl ve birleşen davada davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 941b688a2264f731 ba205f148df76567 ... ...