11. Hukuk Dairesi 2024/4010 E. , 2025/2722 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait "..." markasının dünyanın pek çok ülkesinde ve Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 113810 ve 2008/13795 sayı ile tescilli olduğunu, dava dışı nihai kullanıcı ... ... San. A.Ş.'nin satın aldığı ve sorun yaşadıklarını bildirdikleri ... markalı 2236-... modeli rulmanlardan şüphelenip, incelenmesi için müvekkili şirkete müracaatı üzerine müvekkili tarafından yapılan incelemede söz konusu rulmanların taklit olduğunun anlaşıldığını, soruşturma kapsamında taklit ürünlere el konulduğunu, soruşturma esnasında söz konusu ürünlerin, davalı ... tarafından dava dışı ... ... firmasına satıldığı, bu kişinin de davaya konu rulmanları diğer davalı şirketten satın aldığı hususunun tespit edildiğini ve davalıların söz konusu fiillerinin müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/35653 sayılı dosyasında şikayete konu olan ürünlerin taklit olduğunun ve fiillerin müvekkilinin markasına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, savcılık dosyasına konu 8 adet rulmana el konulmasına ve imhasına, bu talepleri kabul görmediği takdirde ise el konulan ürünler üzerinde müvekkili şirkete mülkiyet hakkı tanınmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak şimdilik her bir davalıdan 1.000,00'er TL maddi tazminatın, haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline ve davalıların bu fiilleri nedeniyle elde ettikleri net kazancın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 151/2-b hükmü uyarınca tespiti ile bu meblağa aynı Kanun'un 151/4 hükmü uyarınca hakkaniyete uygun bir payın eklenmesine ve verilecek hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep etmiş, maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden tefrik kararı verilmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yasal yollar ile yurt dışından ithal ettiği 7 adet 22326 E1 ... ... rulmanı, diğer davalı ...'e fatura karşılığı sattığını, diğer davalı ...'in, dava dışı ... ... San. A.Ş.'ye müvekkili şirketten fatura karşılığı almış olduğu rulmanları vermediğini, söz konusu şirkete satılmış olan rulmanın 8 adet olduğunu ve markasının da ... 22326 EM ... olduğunu, dolayısıyla diğer davalı ... tarafından ... ...'e satılan rulmanların müvekkilinden alınan rulmanlar olmadığını, bu durumun faturalardan da anlaşılacağını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin daha önceki çalışmaları sebebiyle tanıdığı dava dışı ... ... Sanayi A.Ş.'nin ... talebi üzerine, diğer davalı ... ... ... A.Ş.'ye istenilen rulmanların siparişini verdiğini ve söz konusu rulmanların davalı şirketten temin edilerek dava dışı şirkete teslim edildiğini, dava dışı şirketin rulmanların arızalı olduğunu söylemesi üzerine, rulmanları müvekkiline satan ... ... A.Ş. tarafından bedelsiz olarak değiştirildiğini, dava konusu rulmanların sahte/orjinal olmadıklarına dair soruşturma dosyasına sunulmuş herhangi bir bilirkişi raporu bulunmadığını, davacı şirketin bilirkişi raporu tanzim edilmesine imkan veren rulmanı dahi dosyaya sunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her iki davalının da tacir vasfını haiz oldukları, bu itibarla basiretli bir tacir gibi hareket etme hak ve yükümlülüğünde bulundukları, spesifik olarak davaya konu ürünlerin emtia sınıfında ticaret yaptıkları ve söz konusu ürünlerin orjinal ürünler olup olmadığını tetkik ve analiz noktasında ortalamanın üstünde bilgi ve tecrübeye, dolayısıyla da sorumluluğa sahip oldukları, ürünlerin teknik özellikleri ile piyasa değerlerine vakıf ve fiili olarak denetleyebilecek imkan ve donanıma sahip her iki davalının da kanunun tecavüzün varlığı için aradığı hususları bilebilecek durumda olma koşulunu sağladıkları hukuki kanaatine ulaşıldığı, her ne kadar davalılardan ... ... A.Ş.vekili rapora ilişkin itirazlarında bizzat ürünler üzerinde değil, ürün fotoğrafları üzerinde inceleme yapılması hususunda itirazlarını dile getirmiş ise de, aynı ürünler bakımından savcılık ve ceza yargılamaları aşamalarında birden fazla rapor ve incelemenin birbiriyle ve Mahkemece alınan rapor ile örtüşmesi nedeniyle bilirkişi raporunun yeterli incelemeye haiz olduğu, itirazların yerinde olmadığı, yine davalı vekilince diğer davalıya satılan ürünlerin, uyuşmazlığa konu ve el konulan ürünler olmadığı yönündeki savunması bakımından; söz konusu şirketin sorumlu müdürünün tüzel kişi adına hareket ederek taklit ürünlerin satışını gerçekleştirdiği şeklinde özetlenebilecek fiili durumun, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2020/875 E., 2021/385 K. sayılı dosyası ile hüküm altına alınarak kesinleştiği, söz konusu kesinleşmiş ceza kararının kesin delil mahiyetine haiz olduğu ve davalı savunmasının, diğer davalı beyanları ve dosyaya yansıyan deliller ile desteklenmediği, söz konusu savunmaya itibar edilmediği gerekçesiyle tecavüzün tespiti davasının kabulüne, tecavüz oluşturan ürünlere el konularak imhası, yahut davacıya mülkiyet hakkı tanınması yönündeki talepleri hususunda söz konusu ürünler Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2020/875 E. sayılı kararı ile müsadere edildiği anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına, hükmün ilanına karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu rulmanların davalı ... ... ... A.Ş. tarafından diğer davalı ...'e, onun tarafından da dava dışı ... ... ... A.Ş.'ye satıldığı, ürünlerin bozuk çıkmasından sonra ... ... ... A.Ş. tarafından dava dışı ... ... A.Ş.'ye gidilerek rulmanların bedelsiz değiştirildiği, bu hususun soruşturma sırasında davalı ... ... ... A.Ş.'nin müdürü olan ...'ın 11.04.2019 tarihli ifadesi, davalı ... ... ... A.Ş.'nin eski çalışanı ...'in 11.04.2019 tarihli ifadesi ile sabit olduğu, davaya konu rulmanların davacının 113810 no.lu ... markasının iktibas yapılarak taklit ediliğinin hem hukuk hem de ceza dosyası ile sabit olduğu, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2020/275 E. sayılı dosyası ile açılan ceza dosyasında; bilirkişi tarafından 8 adet ... üzerinde yapılan inceleme sonucu ürünlerin taklit olduğunun tespit edilmesi üzerine davalı ... ... ... A.Ş.'nin müdürü ...'ın cezalandırılmasına karar verildiği, verilen kararın kesinleştiği, her iki davalının rulmanların taklit olup olmadıklarını bilebilecek durumda oldukları, alınan bilirkişi raporunun ceza dosyasından alınan bilirkişi raporu ile uyumlu olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya tecavüzün tespiti, tecavüz oluşturan ürünlere el konulması ve imhası, aksi takdirde söz konusu ürünler üzerinde davacıya mülkiyet hakkı tanınması ve verilecek hüküm özetinin ilanı talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara ayrı ayrı yükletilmesine, 22.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4869e9c923c8c42e 0dd2ca9ec20ec23d