11. Hukuk Dairesi 2024/4572 E. , 2025/2747 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/786 Esas, 2024/992 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/134 E., 2017/490 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin 26.12.2014 tarihinde 9 ve 35.sınıftaki ürün ve hizmetleri içeren 2014/108176 sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusuna tanınmışlık ve iltibas vakıalarına dayanılarak kötüniyetli başvurunun reddi istemi ile itirazda bulunduklarını, itirazlarının Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, başvurunun tescilinin müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına zarar vereceğini ileri sürerek itirazlarının reddine dair YİDK kararının iptaline, davalı adına tescil olunan markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, başvuru konusu "..." ibareli başvuru ile davacının "..." ibareli markaları arasında ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede bir benzerlik bulunmadığını, ... kelimesinin günlük yaşamda ... telefonu olarak da adlandırılan "taşınabilir telefon" ürününü adlandırmak için günlük dile yerleşmiş, herkesçe belirtilen anlamıyla bilinen ve kullanılan bir kelime olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket süresi içinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının markalarının "..." ibareli oldukları, davalı şirketin başvurusunun ise "..." ibareli olduğu, ... ibaresinin liman anlamına geldiği, davacının "..." ibareli markalarının 9 ve 35. sınıftaki ürün ve hizmetler bakımından zayıf bir marka olduğu, sunulan hizmetlerin ... telefonunun fonksiyonlarından istifade edilerek gerçekleştirildiği yönünde ifade içerdikleri, zayıf markaların ayırt edici gücü yüksek markalar gibi korunamayacağı, davacının "..." ibareli markalarıyla davalının "..." ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak genel izlenimde ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, iltibas yaratmayan bir işaretin tescil başvurusuna konu edilmesinin kötüniyet olarak değerlendirilemeyeceği, tanınmış da olsa bir markanın kendisinin aynısı veya benzerine karşı korunabileceği, oysa davacı markaları ile davalı başvurusu arasında bu yönde bir benzerlik bulunmadığı, esasen davacı markalarıyla davalıya ait başvuru konusu işaretlerin iltibas yarattığı ve başvuru konusu işaretlerin davacı markalarının bilinirliğinden haksız yarar elde ettiği yahut onun itibar ve ayırt edici karakterine zarar verdiği hususlarının ispat edilemediği, YİDK kararının iptali ve buna bağlı tescil istemli davaların başvuru tarihindeki hukuki durum nazara alınarak sonuca bağlanmalarının gerekli olması karşısında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin uygulanarak sonuca gidildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraf markaları benzer bulunmadığından tanınmışlığın somut uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı, başvurunun kötü niyetle yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.