Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/535 E., 2025/6395 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/535 E., 2025/6395 K. (21.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/535
Karar No
2025/6395
Karar Tarihi
21.10.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2025/535 E. , 2025/6395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1707 Esas, 2024/295 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 5. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2023/193 E., 2024/32 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.10.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında ayçiçek küspesi alımı konusunda satış sözleşmesi düzenlendiğini, ayçiçek küspesinin niteliği hakkında net bilgilerin olduğunu, ayçiçek küspesinin 27 (1) protein 10,5 nem vasfında olacak şekilde müvekkili şirkete teslim edileceğini, müvekkili şirketin davalı borçluya farklı zamanlarda eşit taksitlerle toplamda 1.600.000,00 TL ödeme yaptığını, davalı tarafça gönderilen bir kısım küspelerde yapılan analizde protein değerinin 25 ve altında olduğunun ve nem oranın ise 11,5-12,5 arasında olduğunun tespit edildiğini, küspelerin sözleşmeye aykırılık teşkil etmesi nedeniyle müvekkili tarafından noter aracılığıyla davalıya ihtarname gönderilerek sözleşmenin feshedildiğini, aynı ihtarnamede davalıya müvekkili tarafından fazla olarak ödenmiş olan 947.040,00 TL'nin geri ödenmesinin istenildiğini, ihtardan sonra davalı tarafından verilen cevapta borcun kabul edildiğini ancak buna rağmen davalı tarafın ödemeyi gerçekleştirmediğini, bu nedenle davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı alındığını ve akabinde icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, alacağın likit olması nedeniyle davalı aleyhine alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında düzenlenen sözleşmenin bütün edimlerinin müvekkili tarafından eksiksiz olarak yerine getirildiğini, davacının haksız ve kötü niyetli olarak sözleşmeyi feshettiğini, ürün kalitesi konusundaki iddiaları kabul etmediklerini, ürünler üzerinde her iki tarafın gözetiminde bağımsız bir laboratuvarda tespit yapılması gerektiğini, haksız fesihten dolayı müvekkilinin elindeki malı halen satamadığını ve bundan doğacak zararın ne kadar olduğunun henüz netleşmediğini, davacının haksız fesih nedeniyle doğan zarardan sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu küspelerin sözleşmede belirlenen nitelikte olmadığı ve ayıplı olduğu, aleyhine başlatılan icra takibine itiraz etmekte davalının haksız ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak tutarı 1.010.703,60 TL'nin %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı, davalı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya teslim edilen ayçiçek küspesinin davacının kendi kalite laboratuvarında analize tabi tutulduğu ve gerek tonaj gerekse besin değeri olarak istenilen miktar ve kalitede olmadığı gerekçesiyle sözleşmenin feshediliği, ayıpların açık ayıp niteliğinde olmayıp laboratuvar incelemeleri sonucu niteliklerinin tespit edildiği gözetildiğinde, davacının kanuni süre içinde ayıp ihbarında bulunduğu, sözleşmede sabit protein ve nem değeri öngörülmüş olması karşısında, tacir olan davalının sözleşmede boşluk olduğu ve yorum yolu ile bu boşluğun doldurulması gerektiği yönündeki savunmasının yerinde görülmediği, sözleşme davacı tarafından haklı nedenle feshedilmiş olup, davacının davalı tarafından önerilen kısmi ödemeyi kabul etmek zorunda olmadığı gibi davacı tarafından başlatılan dava konusu icra takibinde borcun tamamına itiraz edildiği, dolayısıyla davacı tarafından alacağın tamamı yönünden itirazın iptalinin istenilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, icra dosyasında takip kesinleşinceye kadar blokeli olarak tutulmasına karar verilen paranın davacı tarafından tahsil edilmesi imkanı da bulunmadığından davalı aleyhine hükmedilen icra inkar tazminatı yönünden ileri sürülen istinaf nedeninin de yerinde görülmediği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, satış sözleşmesine aykırılık nedeniyle tazminat ve sözleşmenin feshi nedeniyle fazla ödenen bedelin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı