Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1479 E., 2025/6390 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1479 E., 2025/6390 K. (21.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1479
Karar No
2025/6390
Karar Tarihi
21.10.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/1479 E. , 2025/6390 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1745 Esas, 2024/1964 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/22 E., 2022/40 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin ise 2019/107363 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun müvekkilinin "..." ibareli markaları ile neredeyse birebir aynı olduğunu, başvuruya hiçbir ayırt edicilik katılmadığını, müvekkili markalarının esas unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da esas unsur olarak kullanıldığını, emtia benzerliğine ilişkin koşulun da gerçekleştiğini, buna göre dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında karıştırılma tehlikesinin doğacağını, davalı başvurusunun aynı zamanda kötüniyetli olduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2020-M-9572 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibaresini içeren bir marka başvurusu yapmadığını, dolayısıyla davacı yanın markasının bilinirliğinden istifade etmeye çalıştığı iddiasının yerinde bulunmadığını, müvekkili tarafından geliştirilen ürün için marka başvurusunda kullanılan "..." ibaresinin, ürünü tüm özellikleri ile tanımlayan bir ifade olduğunu, müvekkili marka başvurusunun bir bütün olduğunu, davacının bu bütünün içinde yer alan sadece "..." ibaresini esas alarak dava açtığını, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmadığını ve herkesin kullanımına açık olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, ıslah dilekçesi ile kullanmama definde bulunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu marka ile itiraza mesnet ... markasının iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olduğu, markaların emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 hükmü kapsamında davalı markasının tanınmışlığının 07. sınıftaki mallar bakımından haksız yarar sağlanmasına, imaj zedelenmesine, itibar kaybına ve markanın ayırt ediciliğinin zayıflamasına yol açabileceği, bunun haricinde davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu bulunmadığı, davaya konu marka başvurusunun kötüniyetli olduğu iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2020-M-9572 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiş, hüküm, davalı Şirket ile davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı şirket ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz karar harcı ilgiliden peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 21.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f5677b77ac8fc77e 0b6a7f18d450e16b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı