11. Hukuk Dairesi 2025/511 E. , 2025/5444 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1267 Esas, 2024/1549 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/159 E., 2021/536 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 17.12.2013 tarihli hizmet alım sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin konusunun, davalının ... İşletme Müdürlüğüne ait fabrikalardan 01.01.2014- 31.12.2014 tarihleri arasında çıkarılacak 750.000 ton ürünün, Kütahya'da bulunan stok ve sevkiyat birimine taşınması olduğunu, sözleşmeye göre müvekkilinin hak edişinin, doğrudan sevk edilecek ürün miktarına bağlı bulunduğunu ancak davalının sözleşmedeki taahhütlerine rağmen, sözleşme imzalandıktan hemen sonra müvekkilinin nakil güzergahına alternatif ihaleler açarak, müvekkilinin daha az ürün taşımasına, bu sebeple kârdan mahrum kalarak zarar etmesine neden olduğunu, alternatif güzergahların faaliyete geçmesiyle müvekkilinin sevkiyat miktarının düştüğünü, taşınan emtiada meydana gelen düşüşün tek sebebinin, davalının müvekkilinin taşıma işine zarar verici yeni ihaleler açması olduğunu, zira fabrikaların üretim durumunda bir azalma olmadığını, davalı Kurum yöneticilerinin hukuka aykırı davranışlarda bulunarak, müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet verdiklerini, bu kapsamda davalı tarafın talebi ile sözleşme süresinin 28.02.2015 tarihine kadar uzatıldığını, bu süre ile birlikte toplamda 720.000 tonluk taşıma yapıldığını, sözleşme süresinin uzatılması nedeniyle de müvekkilinin zarar gördüğünü ileri sürerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 107. maddesi kapsamında şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmede, artı eksi %20 oranında tolerans kullanılmaması ya da kullanılacaksa artı veya eksi yönde kullanılması hususunda müvekkili idarenin takdir yetkisinin bulunduğunun düzenlendiğini, davacıya yaptırılan işin %20 tolerans sınırı içinde olduğunu, ayrıca söz konusu sözleşmede davacıya aylık yaptırılacak tonaj miktarı konusunda müvekkili idarenin bir taahhüdünün bulunmadığını, yine müvekkilinin başka güzergahlarda başka firmalara nakliye yaptıramayacağına dair bir hükmün de olmadığını, müvekkili fabrikalarındaki üretim miktarının artması veya azalmasının, davacının yaptığı taşıma miktarına etkisinin bulunmadığını, davacıya hak edişlerinin aylık olarak ödendiğini, 2013 yılının Nisan ayında başlayan Tavşanlı-Balıkesir demiryolu hattındaki yenileme çalışmaları nedeniyle gecikme ve aksamalar yaşandığından, Bandırma Limanı'ndan yapılan ihracatın aksatılmaması için işletmeden Bandırma Limanına kara yolu ile taşıma yaptırıldığını, yapılan taşımalar nedeniyle davacının taşıma miktarlarında azalmalar yaşandığını, bu azalma nedeniyle davacının sözleşme gereğince ziyan talebinde bulunamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında akdedilen sözleşmede davacıya 1 yıl içerisinde 750.000 ton ürün nakliyesi yaptırılacağı düzenlenmiş ise de sözleşmenin 11. maddesinde iş sahibi davalının tek taraflı olarak iş eksilişi yapılabileceğinin, 11/son hükmünde ise iş eksilişi yapılması durumunda sözleşmenin hangi şartlarda tasfiye edileceğinin düzenlendiği, davalı tarafından davacıya taşıtılan miktarın toplamda 719.882,05 ton olduğu, taşıtılan bu miktarın sözleşmede belirtilen asgari taşıma miktarı olan 600.000 tonun üzerinde kaldığı, süre uzatımı ile işletme maliyetlerinin artmasına ilişkin olarak ise davacının süre uzatımına muvafakat ettiği, dolayısıyla bu dönem için zarar talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin konusunun 750.000 ton bor ürününün taşınması işi olduğu, sözleşmenin 11.3 maddesinde iş eksilişi yapılabileceğinin düzenlendiği, davalının, davacıya taşıttığı miktarın, taraflar arasındaki sözleşmede kabul edilen %20 eksik miktar olan 600.000 tonun üzerinde bulunduğu, sözleşmenin eki niteliğindeki teknik şartnamenin 2.2 maddesinin de davacı iddialarının aksine sözleşme kapsamında taşınacak emtianın miktarı ile ilgili bulunmadığı, buna göre davalının sözleşmeye aykırı bir eyleminden söz edilemeyeceği, yine taraflar arasındaki sözleşmenin süresinin davacının rızası ile uzatıldığı, dolayısıyla bu dönem için de bir zarar talebinde bulunulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, sözleşmeye aykırılık nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Taraflar arasında akdedilen 17.12.2013 tarihli hizmet alım sözleşmesinin konusu 01.01.2014- 31.12.2014 tarihleri arasında davalının ... İşletme Müdürlüğüne ait fabrikalardan çıkarılacak 750.000 ton ürünün Kütahya'da bulunan stok ve sevkiyat birimine taşınması olup, işin süresinin ise başlama tarihinden itibaren 1 yıl olduğu düzenlenmiştir. Sözleşmeye göre aslolan taşınacak ürün miktarı 750.000 ton olmakla birlikte %20'lik artış ya da eksiliş içeren opsiyonlar tanındığı hususu da ihtilaflı değildir. Mahkemece hükme esas alınan söz konusu sözleşmenin "İş Miktarındaki Değişiklik" başlıklı maddesinin 11.3 hükmü" İhalede iş eksilişi de yapılabilir. Sözleşme bedelinin yüzde sekseninden (%80'inden) daha düşük bedelle tamamlanacağı anlaşılan işlerde, yüklenici işi bitirmek zorundadır. Bu durumda yükleniciye yapmış olduğu gerçek giderleri ve yüklenici karına karşılık olarak sözleşme bedelinin yüzde sekseni (%80'i) ile sözleşme fiyatlarıyla yaptığı işin tutarı arasındaki bedel farkının yüzde beşi (%5'i) geçici kabul tarihindeki fiyatlar üzerinden ödenir" düzenlemesini içermektedir. Dosya kapsamında davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğine ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı da gözetilerek sözleşme konusu 750.000 ton ürünün taşınması tamamlanmadan, 08.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere 719.882,05 ton taşıma yapılarak sözleşme süresi içerisinde sözleşme konusu malların başka firmalar tarafından taşınması için davalı tarafından 06.02.2014, 14.03.2014, 25.07.2014, 14.10.2014 tarihli ihaleler açılması davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği anlamına gelmekle Mahkemece sözleşmenin 11. maddesinde düzenlenen %20 opsiyonun yanlış yorumlanmak suretiyle ve yine davacının davalının kendinden kaynaklanan sebeplerle talep ettiği süre uzatımına muvafakat etmesinin davalının sözleşmeye aykırı davrandığı hususunu değiştirmeyeceği de gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.