Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/6162 E., 2025/5431 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6162 E., 2025/5431 K. (17.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6162
Karar No
2025/5431
Karar Tarihi
17.09.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/6162 E. , 2025/5431 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1645 Esas, 2024/1241 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/99 E., 2017/296 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.09.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR 1.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; haklarını davacıya temlik eden Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçiliği tarafından davalı banka nezdinde hesap açıldığını, hesaplardan ... Lisesi hesaplarına aktarma/havale yapmak üzere Dr....'a nakit para çekme yetkisi içermeyen vekaletname verildiğini, buna rağmen bilgi ve rızaları dışında muhtelif tarihlerde hesaptan para çekildiğini ileri sürerek şimdilik ... no.lu hesaptaki 917.720,00 euro, ... no.lu hesaptaki 333.045,00 euro ve ... no.lu hesaptaki 769.400,00 TL'nin hesaplardan usulsüz olarak çekildiği tarihlerden itibaren Türk lirası yönünden bankalarca mevduata uygulanan en yüksek orandaki faizi ile birlikte, euro yönünden Devlet Bankalarının euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulandığı en yüksek faiz oranı uygulanmak sureti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın sorumlu kişilere karşı açılması gerektiğini, Wolf Bernard Kretzchmann'a verilen gerçek ve geçerli vekalete istinaden, adı geçenin vermiş olduğu ıslak imzalı talimatlar uyarınca banka mevzuatı ve kanuna uygun ödemeler yapıldığını, vekaletnamede verilen yetkilerin bir bütün halinde irdelenmesi ve para çekme yetkisinin açıkça yer aldığı sonucuna varılması gerektiğini, söz konusu hesaba yatırılan tutarların sadece ... Lisesi hesaplarına yatırılması gerektiğine dair vekaletnamede açık ve kısıtlayıcı bir ifade bulunmadığını, hesap hareketlerinin hesap cüzdanlarına devamlı olarak işlendiğini ve davacının hesap hareketlerinden ve dava konusu ödemelerden bilgi sahibi olduğunu, hesap hareketlerinden haberdar olmadığı şeklindeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının sessiz kalarak işlemlere icazet verdiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, vekaletname ile okul mutemedi aracılığıyla nakit çekilen paraların okul muhasebe müdürü ...'ın euro ve TL hesaplarına yatırıldığının kabulü gerektiği, mutemet ...'in nakit çektiği paraları muhasebe müdürüne teslim ettiğini beyan ettiği, muhasebe müdürünün ...'in kendisine teslim ettiğini kabul ettiği ancak makbuz almadan ...'a elden teslim ettiğini savunduğu, nakit çekilen paraların davacı yararına kullanılmış olamayacağı; davalı vekilinin ek rapora itiraz dilekçesi ekinde bildirdiği havale makbuzlarında davacı Alman Lisesine gerçekten yapılan ödemelerin düşülmesi gerektiği, maddi olayın oluş biçimi itibariyle bu miktarlardan başkaca davacı yararına kullanılan bir bedel olmadığı, zira paranın doğrudan hemen veya sonradan muhasebe müdürünün şahsi hesaplarına geçtiği, davacı okulun muhasebe müdürünün şahsi hesapları üzerinde tasarruf yetkisi bulunmadığı, okul mutemetlerine para yatırma yetkisi verse de para çekme yetkisi vermediği, 49.000,00 euro ve 132.000,00 TL'nin düşümü yapılarak (taleple bağlı kalınarak 769.400,00 TL-110.000,00 TL kalan 659.400,00 TL) davacı zararının 1.194.415 euro ve 659.400,00 TL olduğu gerekçesiyle davalının müterafik kusuruna isabet eden 597.207,50 euro ile 329.700,00 TL'nin davalıdan tahsiline fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 17.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d5358e8dacd4d19a 61f533eac56e41e7

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı