Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/508 E., 2025/5220 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/508 E., 2025/5220 K. (10.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/508
Karar No
2025/5220
Karar Tarihi
10.09.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/508 E. , 2025/5220 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1415 Esas, 2024/1699 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/414 E., 2021/154 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili, müvekkili Şirketin 2017/20824 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, davalı Şirketin "..." ibareli markalarına dayalı olarak müvekkili başvurusuna yaptığı itirazın davalı Kurum tarafından kısmen kabul edildiğini ve müvekkili başvurusundan 35. sınıf hizmetlerin çıkarıldığını, ancak müvekkili başvurusu ile redde mesnet marka arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, markaların görsel, işitsel, anlamsal olarak farklı olduğu gibi taraf şirketlerin de farklı sektörlerde faaliyet gösterdiklerini, müvekkili başvurusunun Türkçe karşılığının "..." anlamına geldiğini ve bardağın tutma kısmında kullanılan camın inceliğinin vurgulandığını, davalı Şirkete ait markanın ise 16. ve 41. sınıflarda tescilli olduğunu, davalının yurt dışı eğitim danışmanlığı alanında faaliyet gösterdiğini, "..." ibaresinin bir eğitim tekniğinin adı olduğunu, eğitim hizmetleri bakımından söz konusu ifadenin bir terim olarak kullanıldığını ve tanımlayıcı bulunduğunu, tüketici nezdinde taraf markaların benzer olarak algılanmasının mümkün olamayacağını ileri sürerek, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2018-M-5183 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1-Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, her iki markanın da ayırt edici kısmının "..." ibaresinden oluştuğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2-Davalı Şirket vekili, dava konusu başvuru ile müvekkili markası arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, davacı markasının 35.sınıfta tescil işlemlerinin devam etmesinin müvekkili markasına ciddi anlamda zarar vereceğini, tescil sınıfı ve hitap ettiği tüketici kitlesi dikkate alındığında dava konusu başvurunun, müvekkili markasını çağrıştırdığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile redde mesnet markanın, dava konusu marka başvurusundan çıkarılan 35. sınıftaki hizmetlerin tamamı itibariyle aynı/aynı tür hizmetleri kapsadığı, davacı adına tescili istenen "..." esas ibareli marka ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düş��recek derecede bir benzerlik bulunduğu, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 10.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e0d55b3740f329b1 fa1ec9b42deb310d

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı