Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/4466 E., 2025/5322 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/4466 E., 2025/5322 K. (15.09.2025) – Çek

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4466
Karar No
2025/5322
Karar Tarihi
15.09.2025
Konu
Çek

11. Hukuk Dairesi 2025/4466 E. , 2025/5322 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1427 Esas, 2024/255 Karar HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/181 E., 2023/484 K. Taraflar arasındaki tanıma ve tenfiz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.04.2025 tarihli ve 2024/2560 E., 2025/2754 K. karar sayılı kararıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir. Davalılar vekili maddi hatanın düzeltilmesi talepli karar düzeltme dilekçesinde; karara esas oluşturan gerekçenin kronolojik olarak hatalı değerlendirildiğini,gerekçenin açıkça hatalı olduğunu, maddi gerçeklerle uyuşmadığını,kararın bu haliyle adil yargılanma hakkını açıkça ihlal ettiğini belirterek Daire kararının kaldırılmasını ve dilekçeden belirtilen sebeplerden kararın düzeltilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili tarafından kararın maddi hataya dayandığı gerekçesi ile düzeltilmesi istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) "Hükmün tashihi" kenar başlıklı 304. maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir : " (1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. ... " Dosya içeriğine göre davalılar vekilinin maddi hata dilekçesi olarak sunduğu dilekçede dayandığı olguların maddi hata olarak değerlendirilemeyeceği, 6100 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca herhangi bir maddi hata bulunmadığı anlaşılmakla davalılar vekilinin maddi hataya dayalı karar düzeltme dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekir. 6100 sayılı Kanun'da İstinaf ve Temyiz olmak üzere iki olağan kanun yolu öngörülmüştür. Mülga 1086 sayılı HUMK’da düzenlenen Karar Düzeltme müessesine ise yer verilmemiştir. Buna rağmen birçok birçok dosyanın, varolmayan bu yöntem üzerinden yeniden Yargıtay’a gönderildiği sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Hak arama hürriyeti veyahut mahkemeye erişim hakkı kapsamında Dairemize intikal ettirilen bu tür dosyalar, Dairemiz esasına kaydedilmekle; müteakiben gelen birçok dosyanın, temyiz inceleme sırasını ötelemenin yanı sıra, kararın kesinleşme sürecini de akamete uğratarak; lehine karar verilen tarafı da mağdur etmektedir. “Dürüst Davranma” başlıklı Türk Medeni Kanunun 2. maddesi “herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır” hükmünü amirdir. Dolayısıyla Bölge Adliye Mahkemelerinin fiilen devreye girmesinden sonra istinaf ve temyiz denetiminden geçen bir kararın her ne ad altında olursa olsun yeniden Yargıtay gündemine taşınması kötüniyetli kanun yolu başvurusu addedilip, talep reddinin yanısıra, para cezası tayinini de gerektirir. Tartışmalar esnasında; “karar düzeltme ve buna bağlı kötüniyetli başvuruyla ilgili bir yaptırım düzenlenmediğinden disiplin para cezası tayininin” kanunilik ilkesine aykırı olup olmadığı değerlendirilmesi de yapılmıştır. Neticede, olağan kanunyollarından olan temyiz ve istinaf taleplerinin kötüniyetli yapılması halinde bile ceza öngören kanun koyucunun, kanunda hiç yer almayan “karar düzeltme” yoluna özel yaptırım getirmemiş olmasının yegane sebebinin müessesenin kanun metninde yer almamasından kaynaklandığı sonucuna varılmıştır. Doğal olarak kanun metinleri, bünyesinde düzenleyip tarif ettiği hususlara ilişkin düzenlemeler içerir. Dolayısıyla kanunda hiç yer almayan ve dolayısıyla kötüniyetin en bariz şekilde tezahür ettiği bu halin yaptırımdan muaf tutulduğu sonucuna varmanın kanunun özü ve ruhuyla bağdaşmayacağı izahten varestedir. O halde, kötüniyetle istinaf yoluna başvurmaya dair 6100 sayılı Kanun'un 351. ve kötüniyetle temyiz başlıklı 6100 Sayılı Kanun'un 368. maddelerinin atıfta bulunduğu aynı Kanunun 329. madde metinlerinin özünde, mahkemeye erişim hakkının kötüye kullanıldığı tüm halleri kapsadığı kanaatine varılmakla; haksız ve yersiz talep reddinin yanısıra disiplin para cezasını içeren aşağıdaki hükmün tesisi yoluna gidilmiştir. KARAR Açıklanan sebeple; Davalılar vekilinin maddi hatanın düzeltilmesi talepli dilekçesinin REDDİNE, Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi üzerine Yargıtayca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi mümkün olmayıp karar düzeltme talebinin kötüniyetle yapıldığı anlaşıldığından, 6100 sayılı Kanun'un 368. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 329. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca maddi hataya dayalı karar düzeltme talep eden davalı asılların takdiren 5.000,00 TL disiplin para cezası ile CEZALANDIRILMASINA, Para cezasının İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d90c40b993f83803 14832a709c6c7362

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı