11. Hukuk Dairesi 2025/320 E. , 2025/5363 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/710 Esas, 2024/1908 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/311 E., 2021/223 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin züccaciye, ev ve mutfak eşyası sektöründe yaklaşık 35 yıldır faaliyet gösterdiğini, "..." markasına uzun yıllardır ciddi emek ve sermaye harcandığını, markanın reklam yatırımlarıyla tanınmış hale geldiğini, davalının, Facebook sayfası ve iş yerinde "..." ibaresini kullanarak marka hakkına tecavüz ettiğini ileri sürerek delillerin bilirkişi aracılığıyla tespitini, markanın geçtiği tabela, afiş, katalog, reklam ve ürünlere ihtiyati tedbir uygulanmasını, haksız tecavüz ve rekabetin durdurulmasını ve tespitini, "..."/..." ibarelerinin internet ortamında, sosyal medyada, alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya ticaret unvanı/işletme adı olarak kullanılmasının engellenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacıların markasının tanınmış marka olmadığını, müvekkilinin ticaret unvanının; kendi soy ismi olan "..." kelimesi ile faaliyet konusunu gösterir "Hırdavat" ibarelerinden oluşan "... Hırdavat ..." ibaresinden meydana geldiğini, müvekkilinin bu unvanını 2009 yılında tescil ve ilân ettiğini, bu soyadını taşıyan birçok kişinin bu soyadını markasında, ticaretinde veya unvanında kullanmak isteyebileceğini, tarafların faaliyette bulundukları sektörlerin birbirinden tamamen farklı olduğunu, İstanbul Ticaret Odası'na kayıtlı "..." ibareli bir sürü ticari unvanın bulunduğunu, davacıların müvekkilinin bu ticari unvanı kullandığını 10 yıldan daha uzun süredir bildiklerini, bu nedenle 10 yıl gibi uzun bir süreden sonra açılan bu davanın sessiz kalma sabebiyle, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük ilkesi gereğince reddinin gerektiğini savunarak davanın ve ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalının davacıya ait "..." esas unsurlu tescilli markalarla görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik oluşturan markasal kullanımının 6769 sayılı Sınai ve Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 ve 7/1 hükümleri kapsamında marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile üretim, satış, dağıtım ve tanıtım faaliyetlerinin men’ine, markasal kullanıma ilişkin el koyma ve imha tedbirlerinin uygulanmasına, ancak davalının 2009 yılından beri kesintisiz olarak kullandığı ticaret unvanı yönünden sessiz kalma sebebiyle hak kaybı gerçekleştiği gerekçesiyle unvanın terkinine ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesince, davalının 2010 yılından beri ... Toptancılar Çarşısı’nda davacı ile birlikte faaliyet gösterdiği ve davacının uzun süre sessiz kalması nedeniyle TMK'nın 2. maddesi gereği davalının "..." ibaresini ticaret unvanı ve işletme adı olarak kullanımına katlanmak zorunda olduğu, bu durumun artık marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edemeyeceği, ayrıca davacının ileri sürdüğü "..." kullanımına ilişkin delil bulunmadığı ve davalının kullanımının yalnızca "..." ibaresine yönelik olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinafının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karar kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalının, davacılara ait tescilli markalarından doğan haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve "..." kelimesinin ticaret unvanı ile işletme adı olarak kullanmasının engellenmesi talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 15.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! eb7faa2b5e16330c 08c3b4862a3a3b58