Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/292 E., 2025/5365 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/292 E., 2025/5365 K. (15.09.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/292
Karar No
2025/5365
Karar Tarihi
15.09.2025
Konu
Boşanma, Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2025/292 E. , 2025/5365 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/703 Esas, 2024/1784 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/896 E., 2022/983 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin Arabistan’da çalıştığı dönemde eşine ve çocuklarına düzenli olarak yüklü miktarda para gönderdiğini, eşine Türkiye’de işlem yapabilmesi için boş imzalı kağıtlar ve genel vekâletname verdiğini, taraflar arasında boşanma ve icra takiplerinin bulunduğunu, aralarındaki güven ilişkisinin sona erdiğini, davalı tarafından boş imzalı kağıtlardan birinin bilgisayar ortamında doldurularak senet haline getirilip icra takibine konu edildiğini, senedin el yazısı içermemesi ve üzerinde İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair ibarenin senedin tanzim tarihinden sonra açılan bir adliyeye ait olması gibi hususların senedin sonradan düzenlendiğini gösterdiğini, müvekkilinin böyle bir borcunun bulunmadığını, ve bu senetle başlatılan icra takibinin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini, takibin iptalini, en az %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının senedin sonradan doldurulduğu iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, ancak böyle bir delil sunamadığını, senedin doldurulmuş şekilde verildiğini, boş kağıt imzalanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, vekaletname varken böyle bir işleme gerek bulunmadığını, senette yer alan mahkeme yetkisi ibaresinin geçerliliği etkileyemeyeceğini, senedin kıymetli evrak niteliği gereği temel ilişkiden soyut olduğunu savunarak geçerli bir kambiyo senedine dayanan, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalının duruşmada senet karşılığında davacıya herhangi bir mal veya para vermediğini açıkça beyan etmesi nedeniyle ispat yükünün davalıya geçtiği, davalının da alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, tarafların karşılıklı kötüniyet tazminatı taleplerinin ise şartları oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı