11. Hukuk Dairesi 2025/312 E. , 2025/5286 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/714 Esas, 2024/1946 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/294 E., 2022/76 K. BİRLEŞEN DAVA : Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2021/365 E. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA 1.Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkiline gönderilen ihtarname ile Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescilli ... tescil numaralı tasarım tescillerinin kendilerine ait olduğu ileri sürülerek bu tasarımın müvekkili şirketçe üretilen şekerlemelerde izinsiz olarak kullanıldığından bahisle tasarım haklarına tecavüz edildiğinin iddia edildiğini ve bahse konu ürünün üretiminin durdurulmasının talep edildiğini, müvekkilince bu ihtara karşılık verilen cevapta, müvekkili şirketin ürettiği ürünler dahilinde herhangi bir tecavüz olmadığının davalı tarafa iletildiğini, davalı şirketin eskiden beri var olan ürün ve tasarımı haksız olarak tescil ettirdiğini, davalı şirketin tasarım tescilinin kanun kapsamında yer alan tasarım ve ürün tanımlarına uymadığını ve davalının bu tasarım tescilinin müvekkilinin tasarımdan doğan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek ... sayı ile tescilli tasarımın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep etmiştir. 2.Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkili şirketin TÜRKPATENT nezdinde ... tescil numarası ile kayıtlı tasarımların sahibi olduğunu, buna karşılık davalı tarafın müvekkili şirket adına tescilli tasarımları kullandığının tespit edildiğini, davalı şirkete ait ... isimli internet sitesinde, ürünleri başlığı altında tecavüze konu tasarımların yer aldığı ürünlerin sergilendiğini ileri sürerek müvekkili şirket tasarımlarına yönelik gerçekleşmekte olan tecavüzün durdurulmasına, muhtemel tecavüzün önlenmesine ve tecavüzün kaldırılarak müvekkili şirketin maddi zararı olan yoksun kalan kazancı karşılığında şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine ve tecavüz oluşturan ürünlere el konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde ... tescil numaralı tasarımın sahibi olduğunu, davacı tarafından müvekkili şirket adına tescilli tasarımların kullandığının tespit edildiğini, ancak davacının bu kullanımı meşru kılacak herhangi bir bayilik sözleşmesi, lisans sözleşmesi veya benzeri sözleşme ve düzenlemenin mevcut olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin tasarım tescil belgesinde belirtilen tasarımları, gerek niteliği, gerekse de dış görünümü itibariyle piyasada ... Şekeri olarak adlandırılan ve anonim hale gelerek kamuya daha önce paylaşılmış ve tüm dünya çapında üretilen şekerleme türü olduğunu, açıklanan nedenlerle davacının tecavüzünün dayanağı olan endüstriyel tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını taşımadığından, haksız tecavüz durumunun oluşmayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davalı adına tescilli ... tescil nolu çoklu endüstriyel tasarım tesciline konu tasarımların tamamının tescil başvuru tarihi olan 20/12/2019 tarihinden önce kamuya sunulduğu ve koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı, birleşen dava bakımından dayanak tasarımın tescilinin hükümsüzlüğüne karar verildiği, hükümsüzlüğün baştan beri sonuç doğuracağı, hükümsüz kılınan tasarımın tescili sahibine herhangi bir hak bahşetmeyeceği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, tasarımın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini; birleşen dava ise tasarıma tecavüzün önlenmesi, durdurulması, tazminat ve tecavüz teşkil eden ürünlere el konulması istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.