Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/5806 E., 2025/5288 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/5806 E., 2025/5288 K. (11.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5806
Karar No
2025/5288
Karar Tarihi
11.09.2025
Konu
Tazminat, Kıdem Tazminatı

11. Hukuk Dairesi 2024/5806 E. , 2025/5288 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/538 Esas, 2024/875 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/595 E., 2019/1058 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.09.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan yargılamanın yenilenmesi davasının davacısı ... vekili Avukat ..., Avukat ... ile yargılamanın yenilenmesi davasının davalısı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR

I. DAVA Asıl davada davalı, yargılamanın yenilenmesi davasında davacı dava dilekçesinde; davanın kabulüne dair kararın temyiz hakkı elinden alınarak kesinleştiğini, bu kararın aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurduğunu, uyuşmazlığın dostane çözüm yoluyla sonuçlandığını, bu kararda haklılığının ortaya çıktığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (HMK) AİHM tarafından dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucu düşme kararı verilmesi hâlinin yargılamanın iadesi nedenleri arasına alındığını, AİHM kararının kesinleştiğini ileri sürerek adli yardım talebiyle birlikte yargılamanın iadesi talebinin kabulünü, müteakiben 29.05.2008 tarih ve 2007/367 E., 2008/191 K. sayılı kararın ortadan kaldırılmasını, önceki dilekçe ve savunmaları doğrultusunda davanın reddini istemiştir.

II. CEVAP Asıl davanın davacılarından, yargılamanın iadesi davasının davalısı ... Holding A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; başvuru ve peşin harç yönünden adli yardım talebinin kabulünün Yasaya aykırılık taşıdığını, AİHM kararında, Mahkemenin esastan verdiği karara yönelik bir hüküm bulunmadığını, talebin sadece temyiz hakkının kullandırılması yönüyle değerlendirmeye tabi tutulması gerektiğini, temyiz başvurusunun yapıldığı tarihte başvurunun dostane çözüm yoluyla sonlandırılması hususunun yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak düzenlenmediğini, müvekkili lehine verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak yargılamanın yenilenmesi talebinin reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 12.12.2019 tarihli celsede yapılan ön inceleme ile öncelikle, AİHM’in 56601/09 numaralı kararı ile davacının temyiz harcını yatıramaması sebebiyle temyiz hakkının elinden alındığından bahisle dostane çözüm yolu ile hüküm tesis edildiği, AİHM kararının davanın esasına ilişkin ihlal kararı niteliği taşımadığı, bu suretle HMK'nın 375/1-i maddesi hükmü kapsamında somut olayda yargılamanın yenilenmesini gerektiren sebep bulunmadığı gerekçesi ile HMK'nın 379/1-c maddesi gereğince yargılamanın iadesi talebinin reddine, somut olayda yargılamanın yenilenmesi istenilen 2007/367 E., 2008/191 K. sayılı ilamın 22.06.2009 tarihinde kesinleştiği, bu suretle HMK'nın 375/1-i maddesi kapsamında yargılamanın yenilenmesi sebebinin var olduğu kabul edilse dahi bu kez de davacının 10 yıl geçtikten sonra 10.10.2019 tarihinde yargılamanın iadesi isteminde bulunduğu, bu suretle talebin kanuni süre içerisinde yapılmadığı gerekçesi ile yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, yargılamanın yenilenmesi davasının davacısı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacı tarafın, dava konusu senedin bedelsiz olduğunu, silah zoru ile imzalatıldığını ileri sürerek senedin iptalini istediği, davalı tarafın ise savunmasında davacı şirkette uzun yıllar hizmet verdiğini, diğer davacının kardeşi olduğunu, bu çalışması karşılığında kıdem tazminatı ve şirketteki payına karşılık senedin verildiğini bildirdiği, senedin incelenmesinde 11.01.2002 tarihinde düzenlendiği, davacı şirketin kaşe ve imzası ile keşideci olduğu, davalının da lehtar olduğu, senedin gasp ile alındığı iddiası ile ilgili beraat kararı verildiği, kararın kesinleştiği, 12.05.1991 tarihli ibranamenin davacı iddiaları ile çeliştiği gibi dava konusu senedin 11.01.2002 tarihinde düzenlendiği gözetildiğinde, senedin bedelsiz olduğunu kanıtlayacak nitelikte bir belge olmadığı, davacı keşideci şirketin senedin bedelsiz olduğunu ispatlayacak şekilde yazılı bir delil sunmadığı, dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığı, diğer davacı ... yönünden ise Mahkeme kararında belirtildiği üzere dava konusu senedi şirket temsilcisi olarak imzaladığı, şahsen sorumlu olmadığı, aktif husumetinin bulunmadığı, her iki davacı yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi davasının davacısının (iadeye konu davanın davalısı) istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yargılamanın iadesi talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının iptaline, davacı ... tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı ... Anonim Şirketi tarafından açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

VI. SONUÇ: Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin taraflara ayrı ayrı yükletilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e515089aa52d4629 1deb39db8564f1ee

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı