Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/3 E., 2025/4582 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/3 E., 2025/4582 K. (26.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3
Karar No
2025/4582
Karar Tarihi
26.06.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/3 E. , 2025/4582 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/540 Esas, 2024/1522 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2021/678 E., 2023/148 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin elektrik üretmek amacı için tasarlanmış olan gaz motoru, konteyner veya bina uygulamalarına yönelik gaz motor seti, kojenerasyon üniteleri üretmekte olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ilk defa ... görseli ile 19.03.2002 tarihinde 2002 ... sayı ile 07 ve 09. sınıflarda tescil ettirildiğini, her ne kadar söz konusu marka süresi içinde yenilenmemiş ve markanın tescilli marka olarak haiz olduğu koruma yenilenmeme sebebiyle 2012 yılında sonra ermiş olsa da, markanın ülkemizde kullanılmaya başlandığı 1995 tarihinden işbu davanın açıldığı tarihe kadar geçen yaklaşık 30 yıllık süreç içerisinde kullanımına aralıksız devam edildiğini, davalının 2002 ... sayılı ... markasında yer alan şekil unsuru dahil bu markanın birebir aynısını kopyalayarak 2019/... sayılı "..." markasını tescil ettirdiğini, markanın gerçek hak sahibinin müvekkil şirket olduğunu, bu marka üzerindeki haklarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/3 maddesi uyarınca “gerçek hak sahipliği” ilkesi uyarınca Türkiye'de de öncelikle korunduğunu, ayrıca müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu ve tanınmış markalara sağlanan korumadan yararlanması gerektiğini, davalının müvekkilinden ve tanınmış markasından haberdar olmaksızın tesadüfen ayni ibareyi ve ayni şekil unsurunu oluşturduğunu ve bir de bu iki unsuru bir araya getirdiğini kabul edebilmenin mümkün olmadığını belirterek 2019 ... sayılı ... markasının SMK'nın 25. maddesi uyarınca geçmişe etkili olarak, korumanın başlangıcı olan başvuru tarihinden itibaren hükümsüzlüğüne ve markanın sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın, gerçek ve üstün hak iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı adına tescilli markanın bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporlarının birbiriyle birebir uyumlu oldukları ve denetime açık, gerekçesi ile sonucu itibariyle dosya kapsamına uygun oldukları gerekçesiyle dava konusu 2019/... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince alınan raporların birbiriyle birebir uyumlu oldukları kabul edilerek karar verilmiş ise de tanınmışlık iddiası yönünden raporlar arasında çelişki bulunduğu, raporlar arasındaki bu çelişkinin davacının önceki hak sahipliği ve kötüniyetli tescil iddiaları yönünden değerlendirme yapılmasına engel olmadığı, dava konusu markanın 2002 yılında davacı adına tescil edildiği, markanın 10 yıllık koruma süresinin 2012 yılında bittiği ve daha sonra yenilenmediği, davacının dava konusu markayı koruma süresi bittikten sonra da fiilen Türkiye'de kullanmaya devam ettiği, markanın davalı adına tescil edildiği tarihte de davacının markayı fiilen Türkiye'de kullandığı, önceki hak sahipliğine dayalı SMK'nın 6/3.maddesinde belirtilen hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, kötüniyetli tescil bakımından değerlendirme yapıldığında ise; davalı adına tescilli dava konusu markanın şekil unsuru da dahil davacının yenilenmemiş eski markası ile bire bir aynı olduğu, sadece renginin değiştirildiği, davacının dava konusu markayı Türkiye'de fiilen kullandığı ve kullanmaya devam ettiği, davalının, davacının markasından haberdar olmaksızın markanın tesadüfen birebir aynısını oluşturmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalının gerçek hak sahibi olmadığını bildiği halde markayı kendi adına tescil ettirdiği bu sebeple tescilin kötüniyetli olduğu, kötüniyetin bölünemeyeceği, dava konusu markanın tescil edildiği tüm sınıflar yönünden SMK'nın 6/9. maddesinde belirtilen hükümsüzlük şartlarının da oluştuğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2019/... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava; marka hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı