Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/295 E., 2025/5170 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/295 E., 2025/5170 K. (08.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/295
Karar No
2025/5170
Karar Tarihi
08.09.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2025/295 E. , 2025/5170 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/463 Esas, 2024/1763 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/318 E., 2022/199 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 2008 yılı yapımı "..." belgeselinde yer alan "..." isimli eserin sözlerinin müvekkiline ait olduğunu, 03.06.2008 tarihinde Musiki Eserleri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM) veri tabanına müvekkili adına kaydedildiğini, yorumunun ise ... tarafından yapıldığını, eserin ... (...) tarafından benimsendiğini, adeta takımın marşı haline geldiğini, özellikle şarkının son iki dizesini oluşturan "... ..." sözlerinin slogan haline geldiğini, haricen yaptıkları araştırmalarda davalı tarafından üretilen tekstil ürünlerinde müvekkiline ait eserin nakarat kısmının izinsiz kullanıldığının tespit edildiğini, davalıya bu konuda ihtarname keşide edildiğini, davalı eylemlerinin müvekkilinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK) 22. ve 23. maddeleri ile korunan çoğaltma ve yayma hakkını ihlal ettiğini, davalının daha önce de müvekkilinin haklarını ihlal ettiğini, bahsekonu ihlal nedeniyle taraflar ve dava dışı şahıslar arasında imzalanan 30.03.2018 tarihli protokol ile harici anlaşma sağlandığını, protokol imza tarihinden itibaren davalının eserin kullanımına son verileceği taahhüdünde bulunduğunu, ancak davalının hala müvekkilinin haklarını ihlal ettiğini, bu şekilde ticari kazanç sağladığını ileri sürerek tecavüzün men'ine ve ref'ine, bedeli bilahare artırılmak üzere FSEK'in 68. ve 70/3 maddeleri kapsamında yapılacak nihaî tespite göre şimdilik 1.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın tişörtlerin satışa sunulduğu tarih itibarı ile işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 12.10.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini 6.634,90 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının eser sahipliğine ilişkin yeterli değil bulunmadığını, dava konusu "..." söz öbeğinin hususiyet taşımadığını, ayırt edici vasfı bulunmadığından FSEK kapsamında eser olarak korunamayacağını, ibarenin geçmişde de çok sayıda kişi ve kurum tarafından kullanılan anonim bir söz öbeği olduğunu, bu durumun davacının da kabulünde olduğunu, söz konusu ibarenin müzik eseri olarak kullanılmadığını, davacının da işitsel kullanıma dair bir iddiasının bulunmadığını, davacının şikayeti üzerine başlatılan savcılık soruşturmasında suçun unsurları oluşmadığından takipsizlik kararı verildiğini, davacının itirazının reddedildiğini, davacı taleplerinin dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu "..." isimli eserin FSEK'in 3. maddesi kapsamında musiki eseri niteliğinde olduğu, MESAM'ın 27.10.2020 tarihli yazısına göre 03.06.2008 tarihli eser bildirim formu uyarınca "..." isimli şarkının sözlerinin davacıya ait olduğu, davacının şarkının söz yazarı olarak eser üzerinde FSEK'in 11. maddesi kapsamında hak sahibi olduğu, davalının tişört üzerindeki kullanımının davacının bu eser üzerindeki mali haklarının ihlali olduğu, taraflar arasında imzalanan son protokolün 09.05.2019 tarihli olduğu, söz konusu protokol tarihi itibariyle davalının tüm platformlarda dava konusu ürünü kullanmayacağını taahhüt ettiği, ancak davacının söz yazarı olduğu şarkının sözleri içerisinde yer alan "..." kısmının davalı tarafından satışı yapılan tişörtlerin üzerine basılmasının davacının çoğaltma hakkının ihlali ve aynı zamanda bu yazıda eser sahibin adının belirtilmemesi sebebiyle FSEK'in 14. maddesindeki “adın belirtilmesi yetkisi”nin ihlali ile davacının manevi hakkının da ihlali olduğu, davacının maddi tazminat talebini FSEK'in 68... /3 hükümlerine dayandırdığı, somut olayda FSEK'in 70/3 hükmü kapsamında talep edilen tazminatın davacı lehine olduğunun anlaşıldığı, tarafların dosyaya yansıyan mali ve ekonomik durumları ve hakkaniyet ölçüsü gözetildiğinde 10.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında aynı eserin çeşitli platformlarda kullanılmasından dolayı daha önce de ihtilaf yaşandığı, davacı tarafından dosyaya sunulan ve davalı tarafından da imzası ve içeriği inkar edilmeyen protokollerden anlaşıldığı üzere davalının bu eserin çeşitli platformlarda ve Erkek Futbol A Takımının maçlarında kullanılması için davacıya telif bedeli ödemeyi kabul ettiği, eserin sözlerinin davacıya ait olduğunu bildikleri ve davacının eser üzerindeki mali haklarını kabul ettikleri, "... ..." ifadesinin tişört üzerinde kullanılmasının davacının mali ve manevi haklarını ihlal ettiği, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının söz yazarı olduğu musiki eserinin yalnızca bir cümlesinin izinsiz olarak kullanılmış olması, kullanım süresi, taraflar arasında daha önce eserin tamamıyla ilgili imzalanan protokoldeki emsal lisans bedeli ve davalı tarafın kusur derecesine göre hükmedilen 10.000,00 TL manevi tazminatın da olaya ve hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının söz yazarı olduğu şarkının "... ..." kısmının davalı tarafından izinsiz kullanıldığı iddiasına dayalı olarak FSEK kapsamında mali ve manevi haklarına tecavüzün tespiti, men'i, ref"i, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı