Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2025/227 E., 2025/4720 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/227 E., 2025/4720 K. (01.07.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/227
Karar No
2025/4720
Karar Tarihi
01.07.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/227 E. , 2025/4720 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1426 Esas, 2024/1656 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/77 E., 2021/426 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2000 yılında ABD’de kurulduğunu, o yıldan itibaren spor eğitimleri, spor tesislerinin sağlanması, spor içerikli eğlence ve dövüş müsabakaları programlarının yapımı hizmetleri alanlarında 8 ayrı ülkedeki şubeleri vasıtasıyla faaliyet gösterdiğini, ayrıca dünyaca ünlü “...” kafes dövüşü müsabakalarını organize ettiğini, gerek spor salonları, gerekse spor müsabakaları yayınları üzerinde “...”, “... FIT”, “... GYM” markalarını yaygın ve yoğun bir şekilde kullanarak tanınmış hale getirdiğini, davalı gerçek kişinin 2017/122610 sayılı ve "... FİT" ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile kısmen kabul edilerek başvurunun kısmen reddedildiğini, ancak müvekkilinin itirazına mesnet markaları ile dava konusu başvuru arasında başvuru kapsamında yer alan tüm hizmetler yönünden iltibas koşullarının oluştuğunu, müvekkilinin markalarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/4 ve 6/5 maddeleri anlamında tanınmış olduğunu, dünyanın pek çok ülkesinde tescilli bulunduğunu, davalının, davacının bu tanınmış markalarının ününden, sektöründe edindiği yerden, haksız ve hukuka aykırı biçimde istifade etmek maksadıyla hareket etmesinin ve bu markalarla benzer bir markayı tescil ettirmiş olmasının kötüniyetinin bir tezahürü olduğunu, davalının sosyal medya hesabında davacının düzenlediği “...” müsabakalarıyla ilgili paylaşımda ve yorumda bulunduğunu, dövüş müsabakalarının uzun yıllardır çeşitli TV kanallarında gösterildiğini, “...” ve “... GYM” markasının ABD ve ... dahil olmak üzere dünya çapında 50’den fazla ülkede tescilli olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin ABD ve ... nezdinde tescilli markası ile birebir aynı olduğunu, davalının sosyal medya hesaplarında müvekkilinin itirazına mesnet 2011/67367 sayılı markasının aynısını kullandığını, açıklanan hususların davalının kötüniyetini ortaya konduğunu ileri sürerek YİDK’in 2019-M-847 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı, süresinde davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru kapsamında yer alan 41. sınıf “Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri.”nin davacının itirazına mesnet 2008/68344 ve 2008/68349 sayılı markaları kapsamında yer alan hizmetlerle benzer olduğu, davacının diğer markaları kapsamında yer alan hizmetler yönünden ise bir benzerlik bulunmadığı, emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, 2008/68349 sayılı marka ile dava konusu başvuru arasında işaretler bakımından bir benzerlik olmadığı, 2008/68344 sayılı marka yönünden ise tarafların marka işaretleri arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunduğu, davacının markalarının tanınmış olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile YİDK'in 2019-M-847 sayılı kararının 41. sınıfta yer alan "Haber muhabirliği hizmetleri, Foto muhabirliği hizmetleri" yönünden iptaline, dava konusu markanın sayılan hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekillerince ileri sürülen istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davacı vekilinin istinaf itirazlarına gelince, davacı tarafça, gerek davalı Kurum nezdindeki başvuruya itirazında gerekse de dava dilekçesinde dava konusu başvurunun kötüniyetli olduğu da ileri sürülmüş olup, bu hususta İlk Derece Mahkemesince olumlu-olumsuz bir değerlendirme yapılmadığı, bu nedenle bu iddianın değerlendirilmesi gerektiği, davacı vekilinin, dava konusu başvurunun, müvekkili tarafından dava konusu başvuru tarihinden daha önce menşei ülke ABD ve ... nezdinde tescil edilen markalarının birebir aynısı olduğunu, davalının davacı ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davalının sosyal medya hesaplarında yurt dışında ve davalı Kurum nezdinde tescilli 2011/67367 sayılı markasının aynısını kullandığını, yine sosyal medya hesaplarında müvekkilinin Türkiye şubesi olduğu algısını yarattığını, davalının "..." ibaresi üzerine gerçek hak sahibinin davacı olduğunu bilmesine rağmen dava konusu marka başvurusunu kötüniyetli olarak gerçekleştirdiğini ileri sürdüğü, gerçekten de davacı tarafça bu hususlarda sunulan delillerden, dava konusu başvurunun, davacı adına dava konusu başvuru tarihinden çok daha önce ABD nezdinde tescilli bulunan özel bir yazım şekli ve tertip tarzı ile oluşturulan "... FIT" ibareli markanın gerek yazım şekli gerekse tertip tarzı itibariyle birebir aynısı olduğu, davalı gerçek kişiye ait olduğu inkar edilmeyen sosyal medya hesaplarında yine davacı adına tescilli bulunan 2011/67337 sayılı ve "..." ibareli markanın aynısının kullanıldığı, yine bahsi geçen sosyal medya hesaplarında "... TURKEY" ibarelerine yer verilerek davacı ile aralarında akdi bir ilişki varmış intibanı yarattığı, açıklanan hususlar karşısında davacının "..." ibareli markalarından haberdar olduğu kanaatine varılan dava konusu başvuru sahibi davalının hak sahibi olmadığını bildiği ibareyi tescil ettirmek için yaptığı başvurusunun kötüniyetli olduğu kanaatine varıldığı, her ne kadar davalı gerçek kişi dava konusu başvuruyu oluşturan "..." ibaresinin, isminin ilk iki harfi ve soyadının ilk harfinden oluştuğunu savunmuşsa da, gerek yukarıda açıklanan hususlar gerekse de "..." harflerinin açılımının davalının adı-soyadını karşılayacağı yönünde tüketici kitlesine mesaj veren hiçbir ibarenin marka görselinde yer almadığı, dolayısıyla ilgili tüketici kitlesinin, “...” harflerini gördüğünde, bunu anlamsız bir harf bütünü olarak algılayacağı gözetildiğinde, davalının bu savunmasına itibar edilmediği, marka başvuruşunun kötüniyetle yapıldığı kabul edildiğinden ve kötüniyet bölünemeyeceğinden başvurunun bütün sınıflar yönünden reddinin gerektiği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde ilgililere iadesine, 01.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! abd507e2121e9a74 b68bd2207ef99a3b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı