11. Hukuk Dairesi 2025/222 E. , 2025/5021 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1367 Esas, 2024/1442 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/74 E., 2023/474 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Endonezya’da mukim, 1980’li yılların başında kurulmuş, hazır makarna ve noodle üretimi ve pazarlaması alanında dünya çapında 85 ülkede faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, ülkemizde de yıllardan beri “Indomie” markalı hazır noodle ürünlerinin üretimi ve pazarlamasını gerçekleştirdiğini, “Indomie” markasının 2006/28499, 2011/44386 ve 2016/36060 tescil numaraları ile tescilli olduğunu, davalı tarafın iş yerinde ve ...... alan adlı internet sitelerinde müvekkiline ait tescilli “Indomie” ibareli markasının benzeri olan “Domie” markasını, müvekkilinin markalarının da tescilli olduğu 30. sınıfta yer alan ürünlerden hazır noodle ürünleri üzerinde, izinsiz ve hukuka aykırı bir biçimde kullandığını, müvekkilinin uğradığı maddi zararın tazmini amacıyla, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik sadece 30.000,00 TL maddi tazminat talep ettiklerini, davalının izinsiz ve hukuka aykırı markasal kullanımlarını gerçekleştirdiği ürünlerin malzeme kalitesi, işçilik benzeri hususlar bakımından müvekkili ürünlerine nazaran düşük olduğunu, müvekkili markasının itibarına zarar verdiğini, müvekkilinin uğradığı manevi zararın tazmini amacıyla 10.000,00 TL manevi tazminat talep ettiklerini, davalı tarafın 2017/73338 sayılı “domie instant noodle” ve 2018/38691 sayılı “domie instant noodle vegetable flavour” şeklindeki 30. sınıfta tescilli markalarının “domie”, “instant noodle” ve “vegetable flavour” kelime unsurlarından oluştuğunu ve esas unsurun “domie” ibaresi olduğunu, müvekkilinin 2006/28499, 2011/44386 ve 2016/36060 sayı ile tescilli markalarının tek ve esas unsurunun “Indomie” ibaresi olduğunu, davalı taraf markalarında yer alan “instant noodle” ve “vegetable flavour” ibarelerinin cins adı niteliği taşıdığını, ayırt ediciliklerinin bulunmadığını, davalı markalarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü uyarınca tescil engelleri ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu, davalı markalarının SMK'nın 6/4 ve 6/5 hükümleri uyarınca da hangi sınıflarda tescilli olduğuna bakılmaksızın hükümsüz kılınması gerektiğini, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek SMK'nın 6/9 ve 25/1 hükümleri uyarınca davalı markalarının hükümsüzlüğünü talep etmiştir. 2.Karşı davada davacı vekili dava dilekçesinde; karşı davalının 2006/28499 tescil numaralı markasının koruma tarihi sona erdikten sonra Kanun'un belirttiği süreler dâhilinde yenilenmediğini, karşı davalının 2011/44386 tescil numaralı Indomie markasını uzun yıllardır 30. sınıf kapsamında yer alan ürünler üzerinde kullanmakta olduğunu beyan etmesine rağmen, markanın 29, 31 ve 35. sınıflarda tescilli olduğunu, dolayısıyla dava dilekçesinde de ikrar edildiği üzere davacıya ait 2011/44386 tescil numaralı markanın kullanılmayan 29, 31 ve 35. sınıflar yönünden SMK'nın 25/5 hükmü uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu ileri sürerek 2006/28499 tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne, 2011/44386 tescil numaralı markanın 29, 31 ve 35. sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacının 2006/28499 numaralı markasının koruma tarihinin 14.06.2016 tarihinde sona erdiğini, 24.10.2018 tarihinde açılan iş bu davaya dayanak olamayacağını, 2011/44386 numaralı markanın 29, 31 ve 35. sınıfta, müvekkilinin markasının 30. sınıfta tescilli olduğunu, 2016/36060 numaralı “indomie indomie” ibareli markanın SMK'nın 6/1 hükmü uyarınca iddialara dayanak yapıldığını, dava açılabilmesi için, davacının markasının en az 5 yıldır tescilli olmak kaydıyla Türkiye’de ciddi biçimde kullanılıyor olması gerektiğini, davacı tarafın markasının 5 yıllık tescil şartını taşımadığı gibi, markanın Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmakta olduğuna dair herhangi bir delil de sunulamadığını, taraf markalarının içerdiği harf, sözcük, şekil, resim ve renk öğelerinin konumlandırılış biçimleri itibariyle genel görünümlerinde hiçbir şekilde benzerlik bulunmadığını, davacı tarafın iddialarının aksine DOMIE markasının bir anlamı ve hikâyesinin bulunduğunu, davaya konu markanın kullanıldığı ürünün ince uzun bir erişte olduğunu, müvekkilinin markasını içeren ürünün (erişte) menşeinin Endonezya olduğunu, Endonezya dilinde MİE’nin erişte, DO’nun ise “yapmak” anlamına geldiği, müvekkilinin bu iki kelimeyi birlikte kullanmak istediğini, müvekkili markasının DO+MİE şeklinde düşünülerek, her iki kelimenin büyük kullanılmak suretiyle DoMie şeklinde oluşturulduğunu, davacı tarafın kötüniyet iddialarının yersiz olduğunu, tanınmış marka iddiasını ileri süren tarafın bu iddiasını ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Karşı davada davalı vekili cevap dilekçesinde müvekkilinin 2006/28499 numaralı markasının 14.06.2016 tarihinde yenilendiğini, markalarının Türkiye'de yoğun olarak kullanıldığını, müvekkilinin “Indomie” markası ile davalı/karşı davacının “Domie” markasının Türkiye’de Endonezce dilinin pek bilinmediği gerçeği karşısında ortalama tüketici nezdinde marka algısı bütün olarak algılamasına bakacağını, detaylara girmeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl davada; davalının, davacı markalarından sonraki tarihli markalarının kullanımına ilişkin dosya kapsamındaki kullanım kayıtlarının davacının önceki tarihli tescilli markalarından doğan haklara tecavüz teşkil ettiği, davalı kullanımlarının davacının önceki tarihli markaları bakımından haksız rekabet oluşturduğu, davacının kullanım ispatına konu olmayan 2016/36060 sayılı markası arasında ortalama tüketiciler nazarında iltibas düzeyinde benzerlik meydana geldiği, davacı tarafın SMK'nın 151/2-b hükmü uyarınca maddi tazminat istediği, ilgili defter ve kayıtların ibrazı konusunda davalıya ihtarlı bildirimde bulunulduğu, ancak davalının ilgili kayıt ve belgeleri ibraz etmediği, bu nedenle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50/2 hükmü göz önünde tutularak, zararın miktarının hakkaniyete uygun olarak belirlendiği, oluşan eylemde davacının manevi zarar görmesi nedeniyle bu talebinde haklı olduğu, davacının kullanım ispatına konu olmayan 2016/36060 sayılı markası ile davalının "Şekil+DoMie INSTANT NOODLE" (2017/73338) ve "Şekil+DoMie INSTANT NOODLE Vegetable Flavour (2018/38691) ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, diğer yönden emtia benzerliğinin de oluştuğu, taraf marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1 hükmündeki iltibas koşulunun oluştuğu, diğer yönden SMK'nın 6/5 hükmüne göre davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan, haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususlarının kanıtlanamadığı, davalı markasının kötüniyetli tescil ediliğinin de ispat edilemediği, karşı davada; davalının 2006/28499 sayılı markasının 30. sınıfta 14.06.2006 tarihinde tescil edildiği, 14.06.2016 tarihinden itibaren de yenilendiği, karşı davanın açıldığı 21.02.2019 tarihinden geriye yönelik son 5 yıl için de bu markayı kullandığını ispat etmesi gerektiği, yine davalının 2011/44386 sayılı markasının 29., 31. ve 35. 26.02.2012 tarihinde tescil edildiği, karşı davanın açıldığı 21.02.2019 tarihinden geriye yönelik son 5 yıl için de bu markayı kullandığını ispat etmesi gerektiği, karşı davalı tarafından dosya kapsamına ibraz edilmiş olan belgelerin, 2006/28499 ve 2011/44386 tescil numaralı markaların kullanımını ispata elverişli olmadığı gerekçesi ile asıl davanın kabulüne, davalı taraf eyleminin davacıya ait tescilli marka hakkında tecavüz oluşturduğundan davalının bu tür eylemlerinin önlenmesine, durdurulmasına, tecavüz eylemlerinin giderilmesine, davalıya ait Domie ibaresini taşıyan ve davacı markasının kapsamındaki tüm ürünlerin ve tanıtım araçlarının toplatılmasına bu ibarenin her türlü ürün, tanıtım aracından çıkarılmasına, bu imkansız ise bu ürünlerin imhasına, davalı taraf eyleminin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğundan bu eylemlerin menine, bu eylemlerin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davacı tarafın fazlaya ilişkin maddi hakları saklı tutularak 30.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacı tarafça talep edilen 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalı tarafa ait 2017/73338 ve 2018/38691 sayılı markaların hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, karşı davanın kabulüne, 2006/28449 ve 2011/44386 sayılı markaların kullanılmamaları nedeniyle iptaline karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat ile marka hükümsüzlüğü istemine, karşı dava ise kullanmama nedenine dayalı marka iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.İlk Derece Mahkemesince karşı davada, benimsenen bilirkişi raporunda belirtilen davalı tarafından ibraz edilmiş olan belgelerin, 2006/28499 ve 2011/44386 tescil numaralı markaların kullanımını ispata elverişli olmadığı yönündeki görüşe aynen iştirak edilerek, karşı davalının 2006/28499 ve 2011/44386 tescil sayılı markalarının Türkiye’de ciddi biçimde kullanımı ispatlanamadığı benimsenerek karşı davanın kabulüne karar verilmiş ise de; markanın iptali halleri 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'un (SMK) 26. maddesinde düzenlenmiş olup bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde Kanun’un 9. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hallerde markanın iptali sebeplerinden biri olarak düzenlenmiştir. Kanun’un 9. maddesinin birinci fıkrası, "Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmadığı ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilmesi halinde iptaline karar verilir" hükmünü havidir. Bu maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında markanın kullanılması sayılan haller örnek olarak verilmiş olup üçüncü fıkrasında belirtildiğine göre markanın, marka sahibinin izni ile üçüncü kişiler tarafından kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edilmiştir. Dairemiz içtihatları ile de markanın kullanımının ciddi bir kullanım olması gerektiği ve bu ciddi kullanımın ancak markanın ayırt edicilik ve garanti işlevini icra edebileceği, pazar yaratma amaçlı kullanım ilesöz konusu olabileceği kabul edilmiştir. Somut olayda, davalı 06.09.2019 tarihli delil dilekçesi ekinde bir kısım fatura ve diğer belgeler ibraz etmesine rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda ibraz edilen fatura ve diğer belgelerin yukarıda belirtilen hükümler kapsamında incelenmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle anılan deliller değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. 2.Bozma sebebine göre asıl davada davalı, karşı davada davacının tüm, asıl davada davacı, karşı davada davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı, karşı davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı, karşı davada davacı vekilinin tüm, asıl davada davacı, karşı davada davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine, 10.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ab91c76a3079a3e3 de12c7127379bf6f