Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2025/926 E., 2025/5026 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/926 E., 2025/5026 K. (10.07.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/926
Karar No
2025/5026
Karar Tarihi
10.07.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/926 E. , 2025/5026 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/477 Esas, 2024/1602 Karar 2017/76 E.SAYILI DAVADA HÜKÜM : Davanın reddi BİRLEŞEN DAVA : 1.Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2011/218 E. 2.Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/72 E. 3.Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/76 E. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA 1.Asıl ve birleşen 2017/76 E. sayılı davada davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacı şirketin davalı bankada hesabının bulunduğunu, davalının haksız ve hukuksuz işlemleri nedeniyle davacı şirket hesaplarında davacı şirketin ve yetkililerinin bilgisi ve rızası dışında kasa kapatma ve başka müşterilerin hesaplarında oluşan açıkları giderme işlemlerinin yapıldığını, davalı bankanın müvekkili şirketin rızasına hilafına, hesaplarına girerek tespit edebildikleri kadarıyla hiç dekont düzenlemeden ekli olarak sundukları ve imzasız dekontlarla ve tespit edemedikleri sair işlemlerle para aktarımı yaptıklarının ortaya çıktığını ileri sürerek 425.000,00 TL alacağın, her bir usulsüz işlemin (para aktarımının) yapıldığı günden itibaren işleyecek ticari (avans) faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen davalarda davacı vekili birleşen 2011/218 E. sayılı davada dava dilekçesinde; davalı bankanın haksız ve hukuka aykırı işlemleri ile müvekkilini zarara uğrattığını, müvekkili şirketin ve yetkililerinin bilgisi ve rızası dışında kasa kapatma ve bankanın başka müşterilerinin hesabında oluşan açıkları gidermek için para aktarımı yaptıklarını, dekontlarda şirketin temsilcisinin imza ve rızasının bulunmadığını, yine 12.10.2006 tarih ve 31.12.2009 tarihleri arasında davacıya ait hesaplardan rıza hilafına para aktarıldığını, bu eylemlerden davacı şirketin iflas edecek duruma düştüğünü ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL'nin her bir usulsüz işlemin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek ticari avans faziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 3.Birleşen davalarda davacı vekili birleşen 2017/72 E. sayılı davada dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı bankanın uzun yıllardır müşterisi olduğunu, haksız ve hukuka aykırı işlemlerden dolayı müvekkilinin büyük zarara uğradığını, müvekkillerinin bilgisi ve rızası alınmadan kasa kapatma, başka müşterilerin hesaplarında oluşan açıkları giderme amaçlı para aktarma gibi işlemlerin yapıldığını, yapılan bu işlemleri gösterir tüm bilgi ve belgelerin birleştirme talep ettikleri 2014/493 E. sayılı dosyası içinde bulunduğunu ileri sürerek Mahkemenin 2014/493 E. sayılı dosyası ile birleştirme taleplerinin kabulüne, şimdilik 1.874.495,25 TL alacağın, para aktarımının yapıldığı tarihten itibaren hesaplanacak ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 4. Asıl ve birleşen 2017/76 E. sayılı davada davacı vekili birleşen 2017/76 E. sayılı davada dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı bankanın haksız işlem ve eylemleri nedeniyle ekonomik olarak zarar gördüğünü, huzurdaki ek davanın da 2008-2009 yıllarındaki bakiye 136.947,45 TL'lik dekontlar için açıldığını ileri sürerek işbu davanın 2014/493 E. sayılı dava ile birleştirmesini, şimdilik 136.947,45 TL alacağın, her bir usulsüz işlemin yapıldığı günden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı vekili asıl dava yönünden cevap dilekçesinde; davacının müvekkil banka ile genel kredi sözleşmesi imzaladığını ve davacıya krediler kullandırıldığını, ayrıca banka tarafından davacı grup firmalarına da krediler kullandırıldığını, davacının daha önce yapılan işlemlerden haberdar olduğu ve itirazda bulunmadığını, bu suretle yapılan işlemlere muvafakat ettiğini, hesap hareketlerinden anlaşılacağı üzere davacının davaya konu işlemlerden sonra hesaptan işlemler yaptığı ve çek ödemelerini gerçekleştirdiğini, hesapta bakiye olmadığı veya yetersiz bakiye kaldığından çek ödemesi için hesaba para yatırıldığını, dolayısıyla tacir olan davacının hesabındaki bakiyeden, hareketlerden, çeklerden ve bu çeklere ilişkin yeterli bakiye olmadığından haberdar olduğunu, davacının haksız kazanç elde etmeye yönelik olarak davayı ikamet ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı vekili birleşen 2011/218 E. sayılı davada cevap dilekçesinde; davacının hesaptan ödenen tutarlara ilişkin bilgisi ve onayının bulunduğunu, davacının basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini, haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Davalı vekili birleşen 2017/72 E. sayılı davada cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. 4. Davalı vekili birleşen 2017/76 E. sayılı davada cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, usulsüz işlemlerin yapıldığı ileri sürülen tarihlerin ......Ltd.Şti. için 12.10.2006-27.10.2008 tarihleri arası, ... Temizlik...Ltd.Şti. için 12.10.2006-09.09.2008 tarihleri arası olarak tespit edildiği, davacı şirketlere hesap ekstrelerinin tebliğ edilmediği, hesap cüzdanlarına herhangi bir işlemin kaydedilmediği, hatta hesap cüzdanlarının bulunmadığı, usulsüz yapıldığı ileri sürülen işlemlerden sonra davacılar tarafından hesap üzerinde işlemler yapılıp yapılmadığı yönünde yapılan incelemede ise ......Ltd.Şti. yönünden son usulsüz işlem tarihi 27.10.2008'den sonra şirket yetkilisi olduğu ticari sicil kayıtları ile sabit olan .... ... tarafından 26.11.2008 tarihinde 20.000,00 TL, 26.01.2009 tarihinde 4.150,00 TL meblağlı işlemler yapıldığı, üzere son işlem tarihi sonrası havale, EFT, virman, nakit yatırma ve nakit çekme şeklinde çeşitli meblağlarda toplam 43 adet işlemin yapıldığı, ... Temizlik...Ltd.Şti.yönünden usulsüz yapıldığı iddia edilen işlemlerin son tarihi 09.09.2008 olup, bu tarih sonrası 22.09.2008 tarihli 92.500,00 TL, 30.12.2008 tarihli 70.000,00 TL, 06.01.2009 tarihli 25.000,00 TL meblağlı işlemlerin şirket yetkilisi olduğu anlaşılan .. ... tarafından yapıldığı, son işlem tarihi 09.09.2008 sonrası EFT, havale, virman, nakit yatırma ve nakit çekme şeklinde çeşitli meblağlarda toplam 170 ayrı bankacılık işleminin yapıldığı, ...'nın ......Ltd.Şti'ndeki hisselerini 31.03.2006 tarih 2 sayılı ortaklar kurulu kararıyla devrederek ortaklıktan ayrıldığı, .... ...'nın şirketi münferiden temsile yetkili kılındığı ancak ...'nın yetkisinin kalktığına dair herhangi bir bilgi belgenin bulunmadığı, bu nedenle temsil yetkisinin devam ettiği, bu hususun davalı bankaya bildirildiği, tebliğ edildiği hususunun sabit olmaması karşısında bu kişiye yapılan ödemelerin ......Ltd.Şti.'ne yapılmış sayılacağı, ... Temizlik...Ltd.Şti.'nin yetkilisi İbrahim ... olup bu kişi ile ... ve ..... ...'nın kardeş oldukları, ... Temizlik...Ltd.Şti. yönünden vekaletname ile ...'ın yetkilendirildiği, 05.11.2012 tarihli inceleme raporunda şirketler ile bu kişiler arasında karşılıklı toplam 212 adet işlem yapıldığı, dava konusu dönem sonrası şirket yetkililerinin yaptıkları işlemlerin niteliği, hacmi, çeşitliliği, karşılıklı işlem yapılmış olması, şirket ortaklarının kardeş olması, şirketlerin grup şirketi mahiyetinde değerlendirilmesi ve diğer deliller nazara alındığında usulsüz yapıldığı iddia edilen işlemlerden hesap sahibi şirket yetkililerinin haberdar olmaları ve muvafakatlarının bulunmasının hayatın olağan akışına uygun olacağı, aksinin davacı tarafından yasal deliller ile ispat edilmesinin gerektiği, bozma sonrası yapılan inceleme ve delillerden bu yönde bilgi belgenin elde edilemediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen davalar; davalı banka görevlileri tarafından davacı şirketlerin hesaplarında yapıldığı iddia edilen usulsüz işlemler sebebiyle oluşan zararların tazmini istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2afcf77e674286de 7123b32b3740433c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı