11. Hukuk Dairesi 2024/6608 E. , 2025/5025 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1469 Esas, 2024/1018 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/344 E., 2021/209 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ... ... Ltd. Şti'ne kullandırılan ticari krediler nedeni ile kredi borçlusu ile davacı banka arasında genel kredi sözleşmelerinin akdedildiğini, diğer davalıların sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, kullandırılan krediden kaynaklanan borcun ödenmemesi sebebiyle 08.01.2019 tarihli ihtarnamesinin keşide edildiğini, davalılar tarafından ödeme yapılmaması üzerine başlatılan icra takibine borca, faize ve fer'ilerine itiraz ettiklerini, dava konusu kredi alacağının tahsili amacıyla ipoteğin ve rehnin paraya çevrilmesi takiplerine girişildiğini, tahsilde tekerrür teşkil etmemek kaydıyla genel haciz yolu ile de takibe geçilmesinde hukuka aykırı bir durum bulunmadığını, davacı banka lehine tesis edilen ipotek ve rehin tutarlarının borcu karşılamaya yetmediğini, söz konusu mal varlıklarının gerçek değerlerinin ipotek/rehin bedellerinin altında olduğunu ileri sürerek davalıların haksız ve dayanaksız tüm itirazlarının iptaline, Antalya 7. İcra Müdürlüğü'nün 2019/6701 E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin devamına, icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 45. maddesi uyarınca rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğini, rehinle temin edilmiş araçlar ve ipotek konusu bir adet gayrimenkul bulunduğunu savunarak davanın reddini ve takip alacağının %20'si oranında davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl borçlu davalı hakkında 140.840,00 TL bedelli araç rehni ve 860.000,00 TL limitli gayrimenkul ipoteği bulunduğunun anlaşıldığı, davacı banka tarafından davalılara noter aracılığıyla gönderilen hesap kat ihtarının tebliğ tarihinden sonra da borçlular tarafından taksit ödemelerinin devam ettiği, banka tarafından da ödemeler kabul edilerek kredi ilişkisinin sürdürüldüğü, usul ve yasaya uygun görülen gerek kredi ilişkisinin devamı nedeniyle temerrüt tarihinin takip tarihinde oluştuğu, gerekse uygulanacak akdi ve temerrüt faizleri yönünden davacı banka tarafından fiilen uygulanan kredi faiz oranlarını esas alan bilirkişi raporuna göre, asıl borçlu şirket hakkında gayrimenkul ipoteği ve araç rehni bulunmakta olup, toplam borç tutarı da teminat altına alınan alacak limitini aşmadığından İİK'nın 45. maddesi gereğince asıl borçlu şirket hakkında alınmış herhangi bir rehin açığı belgesi de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı kefiller yönünden ise; İİK'nın 45. maddesi gereğince herhangi bir yasal engel bulunmayıp, taksitli ticari kredi yönünden 605.326,62 TL asıl, 26.299,42 TL işlemiş faiz, Kredili Mevduat Hesabı kredisi yönünden 5.213,33 TL asıl, 591,19 TL işlemiş faiz, Şirket Kredi Kartı kredisi yönünden 9.737,84 TL asıl alacak, 1.503,62 TL işlemiş faiz, 1.261,85 TL ihtar masrafı, 1.447,00 TL BSMV, 606,00 TL ihtiyati haciz vekâlet ücreti, 123,90 TL ihtiyati haciz masrafı olmak üzere toplam 652.110,77 TL alacak talep edilebileceği, alacaklara taksitli ticari kredi yönünden takipten itibaren %31,92, kredili mevduat hesabı ve şirket kredi kartı yönünden ...C. Merkez Bankası'nca kredi kartları için belirlenen faiz oranları üzerinden temerrüt faizi uygulanmak ve faizin %5'i oranında BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, itirazların kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, haksız itiraz edilen 620.277,79 TL alacağın takdiren %20'si oranında icra inkâr tazminatının adı geçen davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2.11.09.2024 tarihli ek kararla dava değerinin kesinlik sınırının altında olması nedeniyle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiş, ek karara karşı davacı vekili temyiz talebinde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için asıl borçlu ve kefiller aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Davacı, 779.761,12 TL alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptalini talep etmiş olup mahkemece davanın davalı ... ... A.Ş. bakımından reddine, diğer davalılar bakımından kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine 11.09.2024 tarihli ek kararla dava değerinin kesinlik sınırının altında olması nedeniyle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiş, ek karara karşı davacı vekili temyiz talebinde bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi olan 2024 tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 378.300,00 TL olduğu ve davalı ... ... A.Ş. bakımından davanın tamamen reddedildiği dikkate alındığında reddedilen dava değerinin kesinlik sınırının altında olmadığı anlaşılmaktadır. Anılan gerekçe çerçevesinde Bölge Adliye Mahkemesinin 11.09.2024 tarihli davacı vekilinin temyiz talebinin reddine dair ek kararı yerinde olmadığından anılan bu ek kararın kaldırılması ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin incelenmesi gerekmiştir. 2.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinde davalı kefiller yönünden belirlenen faiz oranı ve temerrüt tarihi ile ilgili hususları açıkça temyiz konusu yapmamış olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi'nin 11.09.2024 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin incelenmesine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 10.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.