11. Hukuk Dairesi 2025/2149 E. , 2025/4572 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2021/68 Esas, 2021/449 Karar HÜKÜM : Kabul İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirket temsilcileri tarafından parasını istediği an geri alabileceği ve yüksek oranda kar verileceği vaadiyle davalılara 15.000,00 DEM verdiğini, davalıların yasalara aykırı şekilde müvekkilinden para tahsil ettiklerini, müvekkilinin ortak olma iradesinin bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin ortak olmadığının tesbiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 16.268,69 TL’nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımından ve esastan reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak davacının davalı şirkete ... A.Ş. antetli hisse devir kabul sözleşmesi başlıklı belge ile 02.10.2000 tarihinde ödemede bulunduğu, davalı şirketin 7194 sayılı Kanun kapsamında bir şirket olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, ortak olmadığının tespiti ile bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun, 22.04.2022 tarih, 2021/7 E. ve 2022/2 K. sayılı kararıyla mudilerin off shore alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde off shore hesabına aktarma tarihinin esas alınması gerektiğine karar verilmiştir. İçtihadı birleştirme kararları konularıyla sınırlı, gerekçeleri ile açıklayıcı, aydınlatıcı, yol gösterici, sonuçlarıyla bağlayıcı soyut kararlardır. Bu itibarla off shore alacakların tahsiline ilişkin davalar bakımından verilen işbu içtihadı birleştirme kararının gerekçesi, somut uyuşmazlık bakımından da açıklayıcı ve yol gösterici mahiyette olup zamanaşımı hususunun bu bakış açısı ile değerlendirilmesi elzemdir. Dairemizin ... Holding A.Ş. ve grup şirketleri ile ilgili verdiği emsal dosyalarda (Dairemizin 01.07.2024 tarihli, 2024/3278 E., 2024/5341 K. sayılı, 13.05.2024 tarihli, 2024/1235 E. 2024/3801 K. sayılı ilamları) ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davalı şirketin eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğu, süresi içerisinde zamanaşımı def’inde bulunulduğu, işbu davada zamanaşımı yönünden davacı lehine bir kazanılmış hak bulunmadığı, cezanın üst sınırına göre ceza zamanaşımı süresinin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 ve 104/2 hükümleri uyarınca 5 yıl, uzamış zamanaşımı süresinin ise 7,5 yıl olduğu, davacının 02.10.2000 tarihinde davalı tarafa para yatırdığı buna karşın eldeki davanın 23.02.2009 tarihinde 7,5 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı gözetilerek mahkemece zamanaşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.06.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Somut olayda zamanaşımı def'inin ileri sürülmesi çelişkili davranış yasağı kapsamında hakkın kötüye kullanılmasıdır. O nedenle usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılan kararın onanması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun Bozma yönündeki görüşüne katılmamaktayım.