11. Hukuk Dairesi 2025/1776 E. , 2025/6488 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2161 Esas, 2025/205 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/10 E., 2022/245 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “...” seri markalarının sahibi olduğundan, dava konusu “...” markasının da müvekkili markalarının serisi olarak algılanacağını, "..." markasındaki asli ve değerlendirmeye tabi tutulması gereken unsurun da “...” ibaresi olduğunu, "..." ibaresinin, İngilizce'de "mısır, buğday, tahıl" anlamına gelmekte olup, bu kelimenin herhangi bir ayırt edicilik vasfı, başka bir ifade ile marka özelliği bulunmadığını, davalı markası her ne kadar "..." şeklinde bitişik yazılsa da okunurken her iki kelimenin "... ..." şeklinde ayrı yazıldığı izlenimini oluşturduğunu, müvekkilinin markalarının aynı zamanda tanınmış olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek davaya konu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptalini ve dava konusu 2020/10198 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin markasının “...” şeklinde bütün bir ibare olduğunu, davacı markalarında “...” ibaresinin tanımlayıcı nitelikte kullanıldığını, “...” ibaresinin ayırt ediciliği yüksek olmadığından ortalama tüketiciler nezdinde taraf markalarının bütün olarak algılanacaklarını ve farklı görüleceklerini, markaların işitsel olarak da benzer olmadıklarını, davacı markalarının bir tanınmışlığının bulunmadığını, sadece “...” marketlerde satıldığını, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı TÜRKATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında emtia sınıfları bakımından benzerlik ilişkisi bulunduğu, her iki taraf markasında da asli ve hakim unsurun “...” ibaresi olduğu, tüketicinin başvuru markasına ilişkin oluşturacağı öncelikli algısında “...” ibaresi ön planda olup markayı “...” markası altında satışa sunulan “mısır” ürünü ya da “mısır içerikli ürünler” için davacı yanca oluşturulmuş bir markaymış gibi algılayacağı, dava konusu marka ile davacı markaları arasındaki işaretsel benzerliğin son derece yüksek olmasından dolayı bu markanın da davacı markalarının bir serisi olarak algılanacağı, davacı markalarının “gıda sektörüne” özgü tanınmışlığı ve dosya kapsamında mevcut emsal mahiyetteki kararlar da gözetildiğinde, başvuruda kalan emtianın tamamı açısından da taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabileceği, davacı yanın “...” markalarının gıda sektöründe belli bir bilinirlik elde ettiğinin kabulü gerekeceği, davalının marka tescil başvurusunda kötüniyetli olduğuna yönelik öne sürdüğü iddialarını benzerlik ve tanınmışlık hususlarına dayandırmış olmakla birlikte başkaca hiçbir delilin dosyada mevcut olmadığı, kötüniyet iddialarının yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK kararının tüm emtialar yönünden iptaline, davaya konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekili ile davalı şahıs tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının "..." esas ibareli markaları ile davalının "..." ibareli marka başvurusu arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira markaların kapsamlarının aynı olduğu gibi her iki taraf markasında da asli ve hakim unsurun “...” ibaresi olduğu, davacı markalarının tanınmışlığının da karıştırılma ihtimalini pekiştireceği gerekçesiyle davalı şahıs ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 23.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.