Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1629 E., 2025/6489 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1629 E., 2025/6489 K. (23.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1629
Karar No
2025/6489
Karar Tarihi
23.10.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/1629 E. , 2025/6489 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1986 Esas, 2025/16 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/376 E., 2022/257 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", ".." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2020/... kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından gerçekleştirilen itirazın nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, 09.10.1995 tarihinde, ... Gıda adına ... numaralı “....” markasının tescil edildiğini, davalı şirketin üç yıldır "..." ibareli marka başvuruları yaptığını, davalının kötüniyetli olarak 2018/... başvuru numaralı "..." ve 2019/... başvuru numaralı "..." ibareli haksız marka başvurularına da müvekkilleri tarafından itiraz edildiğini, yapılan itirazlar sonucunda "..." ibareli marka başvurusunun reddedildiğini, "..." ibareli markaya yapılan itirazının ise kısmi kabul edildiğini, 2011 yılında müvekkili ...'nın aile şirketi olan dava dışı firma tarafından davalı şirkete ürün verildiğini, müvekkillerine ait "saygı" esas ibareli markaların Türkiye'de bulgur ve bakliyat sektörünün öncü ve tanınmış olduğunu, "..." markasının aynı zamanda müvekkillerin soyadı olması nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/6 hükmüne göre de korunmasının gerektiğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve 2020/... sayılı "..." ibareli markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ortalama tüketici nezdinde markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, davaya konu başvurunun tescilinin SMK'nın 6/5 hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığını, SMK'nın 6/6 hükmü kapsamındaki hak sahipliği yönünde de yeterli kanaate ulaşılmadığını, başvurunun kötüniyetli olarak gerçekleştirildiği yönünde davacı yanca itiraz aşamasında yeterli delil sunulmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili, müvekkili şirketin kötüniyetli olmadığını, davacı markasından haksız yarar sağlamadığını, 2011 yılında aralarında bir ticari ilişki olduğundan ve ahlaka aykırı eylemlerden dolayı ticari ilişkiyi bitirdikleri iddiasının söz konusu olayla alakasının olmadığını, müvekkilinin davacı markalarını taklit etme amacının bulunmadığını, tüketicinin markaları karıştırmayacağını, markalarının "SAYGI DEĞER" ibaresinden oluştuğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markaları arasındaki 29, 30 ve bu malların satışına özgülenmiş 35. sınıfın 5. alt sınıfındaki mağazacılık hizmetleri yönünden emtia benzerliği bulunduğu, emtialar arasındaki bu yakınlık düzeyinde işaretlerin birbirlerinden daha somut bir şekilde uzaklaşmış olmalarının gerektiği, davacı yanın seri marka yaratma alışkanlığının varlığı gözetildiğinde, dava konusu markanın da bu serinin devamı olarak algılanma ihtimalinin son derece kuvvetli olacağı, “saygı” ibaresi içerir sair tescillerin varlığının, anılan ibarenin zayıf ayırt edici bir unsur olarak yorumlanması sonucunu doğurmadığı gibi somut olay açısından taraf markaları arasında tespit edilen ilişkiyi ortadan kaldırmadığı, markalar arasında karıştırılma olasılığı bulunduğu markaların birbirleri ile ilişkilendirilme ihtimalinin mevcut olacağı, dava konusu başvurunun kötüniyetle yapılmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, YİDK kararının 29... . sınıftaki emtiaların tamamı ile 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için. Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) ” emtialar yönünden kısmen iptaline, 2020/... sayılı markanın yukarıda belirtilen emtialar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ile davacının 03.2011-12.2011 tarihleri arasında ticari ilişki içinde olduklarının anlaşıldığı, davalı tarafın cevap dilekçesinde bu husus inkar edilmeyerek, "...bunun söz konusu olayla bir ilgisinin bulunmadığı" belirtilmek suretiyle ticari ilişki iddiasının doğrulandığı, davalı adına önceki tarihlerde başvurusu yapılan ... numaralı "..." ve ... numaralı "...." ibareli markaların davacı tarafın itirazları sonucunda red/kısmi red edildiği ve itiraza dayanak markaların eldeki davada olduğu gibi "..." esas unsurlu markalar olduğu, her ne kadar benzer marka başvurusunda bulunmak tek başına kötüniyetin varlığını ispata yeterli değilse de, taraflar arasında geçmişe dayalı ticari ilişki bulunması, aynı sektörde faaliyet göstermeleri, davalının dava konusu başvurudan önce de "..." asli unsurlu, davacıların itirazına uğrayan marka başvuruları yaparak davacı markalarına yaklaşma gayretleri gözetildiğinde, davalı şirketin dava konusu marka başvurusunun, davacıların seri markalarının arasına sızma amacıyla, kötüniyetle yapıldığı, kötüniyetli başvuru durumu mal ve hizmetlerle ilgili olmayıp, markanın tamamı ile ilgili olabileceğinden, kötüniyetli başvuru iddiası ile açılan davada, marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığı kanaatine varıldığında, kötüniyetin tescilin tamamını kapsadığı, Mahkemece, açıklanan gerekçelerle davanın tamamen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile YİDK kararının iptaline, davalının 2020/... sayılı "..." ibareli markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde ilgililere iadesine, 23.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı