Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1678 E., 2025/6289 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1678 E., 2025/6289 K. (16.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1678
Karar No
2025/6289
Karar Tarihi
16.10.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/1678 E. , 2025/6289 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1756 Esas, 2024/2044 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/160 E., 2022/6 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2020/... sayılı "..." ibareli marka başvurusunun, davalı şirketin itirazları üzerine Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira davalı şirketin itirazlarına mesnet markaların kullanılmadığını, zaten taraf markalarının benzemediğini, markalarda kullanılan işaretlerin yazı, font, işitme ve renk yönünden farklı olduğunu, davacının markasında “protec” ibaresinin ikiye bölünüp alt alta yazılmış bulunduğunu, bu kapsamda “professional” kelimesinin kısaltılması olan “...” ve “...” kelimesinin kısaltılmışı olan “...” ayırımına vurgu yapılmaya çalışıldığını, davacının markasında bir de şekil unsurunun bulunduğunu, davalı şirketin markalarında geçen yan kelime unsurlarının da işaretleri birbirlerinden yeterince farklılaştırdığını, davacının dava konusu markayı iştigal alanına giren akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar gibi telefon aksesuarlarında kullanacağını, davalının ürün yelpazesinin ise matkaplar, kaynak makineleri, hidrolik borular, motorlar, testereler olduğunu, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davalı ... kayıtları incelendiğinde, içinde “...” ibaresi geçen 32 sayfalık bir liste kapsamında çok sayıda markanın 09. ve 35. sınıflara giren emtialarda dava dışı üçüncü kişiler adına tescilli olduğunun göründüğünü, bu marka tescillerinin huzurdaki davaya konu TÜRKPATENT kararıyla çeliştiğini ileri sürerek YİDK'in 2021-M-3527 sayılı kararının iptaline, müvekkili başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin marka işlem dosyasında redde mesnet markaların kullanılmadığına ilişkin def'i ileri sürmediği, dava aşamasında redde mesnet markaların kullanılmadığına ilişkin ileri sürülen kullanmama def'inin, YİDK kararının iptali istemi bakımından dinlenemeyeceği, bu nedenle davacının, dava aşamasında ileri sürdüğü kullanmama def'ine itibar edilmeksizin yargılamanın yürütüldüğü, taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında, her ne kadar dava konusu marka başvurusundan çıkartılan bir kısım mal ve hizmetlerle, redde mesnet markaların kapsamlarındaki bir kısım mal ve hizmetler arasında aynılık veya benzerlik bulunduğu tespit edilse de, markaları oluşturan genel görünümlerin, görsel, işitsel ve kavramsal olarak ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadığı, redde mesnet markaların esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, "..." ibaresinin Yunanca "Koruyucu" anlamına geldiği, ancak Yunancanın ülkemizde yaygın bilinen bir yabancı dil olmaması nedeniyle ilgili tüketici kesiminin bu ibareyi anlamsız bir kelime olarak algılayacağı, davaya konu marka başvurusunun esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, davaya konu mal ve hizmetlerin niteliği ile bunların hitap ettiği ilgili tüketici kesiminin bilinç ve dikkat düzeyi birlikte değerlendirildiğinde, bu tüketici kesiminin "..." ibaresini, "..." ve "..." kelimelerinin kısaltılmışı olarak algılayacağı, ilgili tüketici kesiminin "..." ibaresini, bir bütün halinde ve bileşik şekilde "..." olarak algılamayacakları, markasal mizanpajda "..." ve "..." kelimelerinin alt alta olacak şekilde, birbirlerinden ayrı yazılması ve bu kelimelerin oluşturduğu çağrışımların farklı olması nedeniyle böyle bir ihtimalin söz konusu olmayacağı, zira davaya konu mal ve hizmetlerin hitap ettiği ilgili tüketici kesiminin bilinç düzeyinin düşük olduğunun söylenemeyeceği, bu tüketici kesiminin belli bir araştırma sonucu satın alma kararı vereceği, bu nedenle davaya konu marka başvurusunu "..." olarak algılamalarının kaçınılmaz olduğu, belirtilen nedenlerle karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2021-M-3527 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira başvuruda "... ve ..." kelimelerinin bir bütün olarak değil, alt alta olacak şekilde yazıldığı, ayrıca başvuruda şekil unsuruna da yer verildiği, bu haliyle başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16.10.2025 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup uyuşmazlık, davacının başvuru konusu 2020/... sayılı "..." ibareli markası ile davalı şirketin itiraza mesnet "..." ibareli markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacının başvuru konusu "..." ibareli markası ile davalı şirketin itiraza mesnet "..." ibareli markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, 13.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda açıklandığı şekilde karşılaştırılan markaların/işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, bu sebeple İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun aksi yöndeki onama görüşüne iştirak etmiyorum.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı