11. Hukuk Dairesi 2025/1494 E. , 2025/6313 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/509 Esas, 2025/75 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/756 E., 2021/1002 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.10.2025 günü hazır bulunan davacı vekilleri Avukat .... ile Avukat ..., davalılar vekilleri Avukat ... ve Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; halka açık ... Holding A.Ş. tarafından ... Oto Kiralama A.Ş. (...) sermayesindeki payların 15.09.2014 tarihinde 3.900.000,00 TL bedel ile ... Tur. A.Ş.'den (... Turizm) devralınması ve 11.06.2015 tarihinde ... San. ve Tic. A.Ş.’ye (... Petrol) 2.750.000,00 TL bedel ile devredilmesi işlemlerinin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (6362 sayılı SPK) ve ilgili mevzuat hükümleri kapsamında incelenmesi neticesinde kurulca hazırlanan 15.10.2019 tarihli denetleme raporunda; "şirketin paylarının 09.05.2005 tarihinde halka arz edildiği, mevcut durumda halka açıklık oranının %99,46 olduğu, şirketin yönetim kontrolünün 11.06.2013-12.12.2013 tarihleri arasında yönetim kurulu başkanlığı yapan ... ile eşi ...’da (...) bulunduğu, 02.04.2014-19.11.2014 tarihleri arasında yönetim kurulu başkanlığı yapan ... isimli şahsın, ... ve eşi ...’ın (...) direktifleriyle hareket ettiğinin anlaşıldığı, buna göre şirketin kontrolü bu iki kişiye ait iken 19.11.2014-20.05.2016 tarihleri arasında şirketin ... ve ... ile birlikte ... (...'nun kardeşi) tarafından ortak kontrol edildiğinin değerlendirildiği, ...'in 15.07.2013 tarihinde ...'nun kontrolüne geçtiği, 12.11.2013 tarihinde sermayesi 300.000,00 TL'den 4.000.000,00 TL'ye çıkararak şirketin tüm paylarını 04.02.2014 tarihinde ...'e, bu kişinin de 09.04.2014 tarihinde ... Turizm'e sattığı, ... Turizm'in 15.09.2014 tarihinde ... paylarının %97,5'ini ... Holding'e, ... Holding'in ise söz konusu payları 11.06.2015 tarihinde ... Petrol'e sattığı, ... ile ... Petrol'ün sahibi görünen ...'in ...'nun şoförü ve çalışanı olduğu, 2004 yılından itibaren ... ve ...'nun ilişkili olduğu şirketlerde çalışan ...'in güncel durum itibariyle ...'nun sahibi olduğu ... Yat. A.Ş.'de çalıştığı, ... ile ...'in 19.07.2016 tarihinde silahlı saldırı sonucu öldükleri, ...'ın ise yaralı kurtulduğu, ...'in ...'i satın aldıktan iki ay sonra ... Turizm'e sattığı, ... Turizm'in o tarihteki sermayesi 10.000,00 TL olup 4.000.000,00 TL sermayesi bulunan ...'i satın almasının hayatın olağan akışına aykırılık taşıdığı, ...'in satın alınması işleminde ... Holding A.Ş. tarafından ... Turizm'e gönderilen paraların ... Turizm tarafından aynı gün ...'e gönderildiği ve bu kişi tarafından nakit olarak çekildiği, ... Holding A.Ş.'nin 2015 yılındaki bağlı ortaklıklarından ... Organizasyon şirketinin 24.09.2014 tarihinde kurulduğu, bu şirketin 31.12.2014 itibariyle tüm paylarının ...'a ait olan ...'e ait olduğu, bu tespitlere göre ... Turizm'in ... ve ...'nun ilişkili tarafı olduğu ve bu kişiler tarafından ...'in ... Holding A.Ş.'ye satılmasına aracılık etmek üzere kullanıldığı, bu işlemler muvazaalı olup örtülü kazanç aktarımı suçuna konu edilebileceği, ...'in alım ve satım işlemlerinde şirket tarafından değerleme raporu hazırlatılmadığı, düzenlenen bağımsız denetim raporunda ...'in %97,5 payının gerçeğe uygun değerinin 3.348.888,00 TL olarak belirlendiği, ancak bu şirketin kaynaklarının önemli bir bölümü ile ...'nun ilişkili taraflarının fonlandığı, şirket faaliyetlerinin büyük bölümünün olağan ticari faaliyetlerden oluşmadığı, bu nedenle bağımsız denetçi tarafından belirlenen değerin gerçek durumu yansıtmadığı, ... Holding'in ...'i satın almasında kullanılan paranın ...’ın banka hesabından çekilen 1.350.000,00 TL'nin fiktif olarak banka hesapları arasında döndürülmesi suretiyle gerçekleştirildiği, ...'in satın alma bedelinden 1.150.000,00 TL zararla satılması sonucunda menfaat temin edenlerin ..., ... ve ... olduğu, bu işlemler sonucunda ...'ın ...'ı aracı kılarak şirketten aldığı 621.000,00 TL borcun kapatıldığı, ayrıca şirketin ...'a fazladan 529.000,00 TL haksız bir şekilde borçlandırıldığı" hususlarının tespit edildiğini, kurul kararında belirlenen 3 aylık süre içerisinde paranın şirkete iade edilmemesi nedeniyle ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalıların eyleminin 6362 sayılı SPK'nın 21. maddesi gereği örtülü kazanç aktarımı niteliğinde olduğunu, örtülü kazanç aktarımı yoluyla ... Holding'in mal varlığının 1.150.000,00 TL azaltıldığını ileri sürerek davalılara örtülü olarak aktarılan 1.150.000,00 TL'den şimdilik 115.000,00 TL’sinin mal varlığı azaltılan ... Holding A.Ş.’ye iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ... Holding A.Ş. ile hiç bir hukuki ve ticari ilişkisinin bulunmadığını, şirkette herhangi bir paya da sahip olmadığını, pay alım ve satım işlemleri sonucunda müvekkilinin menfaat temin ettiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin örtülü kazanç aktarımı sağlamadığını, bu yönde hiç bir somut delil bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, ayrıca davanın 6362 sayılı SPK'nın 94. maddesinde düzenlenen sürede açılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 19.11.2014-20.05.2016 tarihleri arasında ... Holding A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanlığını yaptığını, diğer davalı ...'ın öz ağabeyi olduğunu, ...'in de bir dönem ... Holding A.Ş. bünyesinde bulunduğunu, bu şirketin müvekkilinin yönetim kurulu başkanlığından önce 15.09.2014 tarihinde satın alındığını, daha sonra ... Holding A.Ş.'nin mali sıkıntıları nedeniyle ...'in satışına karar verildiğini, ... paylarının alınması sırasında müvekkilinin ... Holding A.Ş. ile hiç bir hukuki bağlantısı bulunmadığını, şirketin alış satış bedeli farkının ülke ekonomisi doğrultusunda şirketin değerindeki dalgalanmayı gösterdiğini, şirketin gerçek değerine çok yakın bir değere satıldığını, müvekkilinin örtülü kazanç aktarımı sağlamadığını, bu yönde hiç bir somut delil bulunmadığını, ...'in satın alınmasının ülkenin ekonomik koşulları nedeniyle şirkete olumlu katkısı olmaması nedeniyle şirketin mümkün olabilecek en az zararla elden çıkarıldığını, satış işleminde muvazaalı veya fiktif bir işlem yapılmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere; ... A.Ş.'nin 14.03.2014 tarihinde ... tarafından kurulduğu, anılan şirketin 31.12.2014 itibariyle ... Turizm'in %100 hissesinin sahibi olduğu, ... Holding A.Ş.'nin ... hisselerini ... Turizm'den devir aldığı, bu devir nedeniyle ... Holding A.Ş.'nin ödediği paraların davalı ...'ın banka hesaplarına yatırıldığı anlaşılmakla husumet itirazının kabul edilmediği, davacının yapılan inceleme sonunda düzenlenen denetleme raporunu 07.11.2019 tarihli toplantıda öğrendiği, 64/1440 sayılı karar ile ... Holding A.Ş.'ye 3 ay içinde gerekli işlemleri yapması konusunda tebligat yapmayı kararlaştırdığı, 6362 sayılı SPK'nın 21/4 hükmü gereğince 13.11.2019 tarihli kararın ... Holding A.Ş.'ye tebliğ edildiği, şirketin 03.02.2020 tarihli yazı ile davalılar ..., ... ve diğer kişiler hakkında İstanbul 11. İcra Dairesinin 2019/44989 sayılı takip dosyası ile icra takibi başlattığını bildirdiği, ayrıca davacının şikayette bulunduğu, işbu davanın 30.03.2020 tarihinde açıldığı, davacının 3 aylık hak düşürücü süre içinde iade talebinde bulunduğu, davacının sebepsiz zenginleşmeyi öğrendiği 07.11.2019 tarihli toplantıdan itibaren 2 yıl içinde işbu davayı açtığı, ayrıca sebepsiz zenginleşmenin meydana geldiği 15.09.2014 tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, alınan 26.09.2021 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlere göre; ...'in 15.07.2013 tarihinde ...'nun kontrolüne geçtiği, ...'nun 12.11.2013 tarihinde şirket sermayesini 300.000,00 TL'den 4.000.000,00 TL’ye çıkardığı ve şirket paylarının hepsini 04.02.2014 tarihinde ...'e (SGK kayıtlarına göre ...'nun şoförü) sattığı, ...'in bu payları 09.04.2014 tarihinde ... Turizm'e sattığı, ... Turizm'in 15.09.2014 tarihinde ... paylarının %97,5'ini ... Holding A.Ş.'ye, ... Holding A.Ş.'nin ise söz konusu payları 11.06.2015 tarihinde ... Petrol’e sattığı, ... Petrol'ün tek pay sahibinin ... (SGK kayıtlarına göre ...'nun şoförü, çalışanı) olduğu, ... Holding A.Ş.'nin ...'i satması işlemlerinde ...'ın (...) banka hesabından çekilen 1.350.000,00 TL’nin birkaç işlem ile ..., ... Petrol, ... Holding banka hesapları arasında döndürülmesi suretiyle gerçekleştirildiği, işlemler sonunda paranın ...'ın banka hesaplarına geri yatırıldığı, ...'in kaynaklarının önemli kısmının ticari olmayan alacaklardan oluştuğu, şirketin ticari faaliyetlerinin çok kısıtlı olduğu ve büyük bir kısmı ile ...'nun ilişkili tarafların parasal transferlerle kaynak oluşturulduğu, halka açık ... Holding A.Ş. tarafından bağlı ortaklığı ... paylarının ... Turizm'den 3.900.000,00 TL karşılığında satın alınması ve bu payların 2.750.000,00 TL karşılığında ... Petrol’e satılması işlemlerinin emsallerine, piyasa teamülleri ile ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak yapıldığı, alım satım aşamasında yapılan işlemler ile ilişkili kişiler olan davalılar lehine bariz bir menfaat sağlandığı, bunun sonucunda halka açık ortaklık ve bağlı ortaklığı kârında/malvarlığında azalma meydana geldiği, bu eylemlerin 6362 sayılı SPK'nın 21... . maddelerinde düzenlenen örtülü kazanç aktarımı kapsamına girdiği, ... paylarının ... Holding A.Ş. tarafından satın alınmasından sonraki dönemde özkaynak kaleminin fîktif giderlerle azaltıldığı, böylece ... paylarının ... Holding A.Ş. tarafından satıldığı dönemdeki gerçek değerinin düşük gösterildiği, ...'in 15.09.2014 tarihinde 3.900.000,00 TL'ye satın alınması ve 9 ay sonra 1.150.000,00 TL zararla satılması sonucunda, ... Holding A.Ş.'nin 1.150.000,00 TL tutarında zarar ettirilerek malvarlığının azaltıldığı, bu elden çıkarmanın ilişkili taraf kişi sıfatına haiz bir şahsa yapılması ile işlemin kasten ve bilinçli olarak yapıldığı, ...'in 3.900.000,00 TL'ye satın alınması ve 9 ay sonra 1.150.000,00 TL zararla satılması olayında davalıların sorumluluklarının bulunduğu, diğer sorumlu ...'nun kamuoyunu yanıltıcı işlemlere aracılık eylemleri varsa da vefat ettiği, davalılar ... ve ...'ın ...'nun Kurumsal Yönetim Tebliği gereği üyelik yaptıkları dönemlerde şirketin mal varlığının korunması ve yatırımcıların haklarının korunması anlamında sorumluluğunun devam ettiği, yönetim kurulu üyelerinin ortaklık idaresindeki özensizlik, ihmal, hatta suistimallerini önlemek amacıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5 49... . maddeleri ile ayrıntılı şekilde düzenlemeler yapıldığı, yönetim kurulu üyeleri ve yöneticilerin kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri, bu nedenle hem şirkete, hem pay sahiplerine, hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan dolayı sorumlu oldukları, şirketin uğradığı 1.150.000,00 TL zararın giderilmesi için ilgili kişiler hakkında İstanbul 11. İcra Dairesinin 2019/44989 E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, örtülü olarak aktarılan şirket zararının şirkete iadesinin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul 11. İcra Dairesinin 2019/44989 E. sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak üzere, 115.000,00 TL'nin söz konusu icra takibinde ödeme emrinin davalılara tebliği ile davalıların temerrüdün başladığı 23.12.2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalılardan alınarak dava dışı ... Holding A.Ş.'ye verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, 6362 sayılı SPK'nın 21. maddesinde düzenlenen örtülü kazanç aktarımı iddiasına konu bedelin şirkete iadesi istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine, 16.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1f7a1b689130a9fe 4e04144e0b9c4f50